Mitoloji toplantıları
Antik çağın öykülerini, tartışmalarını ve düşüncelerini birlikte okuyoruz.
Bu bir etki ya da kaynak avı değil. Kim, kimden ne aldı, bunun izini sürmek değil. Belki de birbirini tanımayan, varlığından haberdar olmayan insanların ortak duygularına, ortak ezgilerine bakma çabası. Sıklıkla yapılır, kim kimden ne aldı, kim kimin anlatısını devam ettirdi, ilk kim yazdı... Uzar gider. Anlatının, dansın, müziğin mülkiyeti davası değildir, anlatının, müziğin, dansın bizzat kendisidir aslolan. Kim kimden ne aldı ya da aldı mı bunlar değildir aslolan, insana, doğaya, canlı yaşamına dair kim ne hissetti! Duygu hırsızlığı değil duygu birliği.. Birlikte Hissetme İradesi...
Her biri bağımsızdır ve ayrı kayıt gerektirir. "Şeytanın Gör Dediği" ifadesiyle ilk karşılaşmam, çocukluğumda Çetin Altan'a ait kitapla oldu. Tema ismi de ondan devşirildi. Her türlü iktidar, bize neyi nasıl görmemiz, nasıl düşünmemiz gerektiğini söyler ve bunu açık ya da gizliden yapar. Çünkü iktidarın şeytan tanımının altında da bu yatar. Kendisinin görülmesini, düşünülmesini istemediği şeyleri "şeytan"a atfeder ve sapkınlık olarak tanımlar ve bizen de yine şeytanı da onun görmesini istediğimiz şekilde görmemizi ister. İktidarın gör dediğini görüyor isek, iktidara göre makul ve sağlıklıyızdır, görme dediğini görüyor isek, şeytana uymuş sapkınızdır. (T.A.)
"Hem onur payımdan olayım, hem de burada kalayım ha mal mülk sahibi edeyim diye seni?"(Akhille...
Gördüğü geleceğin ağırlığı altında ezilen ama kimseyi inandıramayan Troya’nın en trajik figürü: Kass...
Antik Yunan'da cinsellik, bizim bugün kullandığımız çerçevelere sığmaz, bizim tanımlarımız onlara uy...