Trygaios Aristeides
"Hem onur payımdan olayım, hem de burada kalayım ha
mal mülk sahibi edeyim diye seni?"
(Akhilleus) İlyada, I. 170-171, Çeviri: Azra Erhat / A. Kadir
Homeros'un İlyada'sı, sadece mızrakların ve kalkanların çarpıştığı bir savaş öyküsü değildir. O, tarihin kaydettiği ilk büyük başkaldırı hikayesi de olabilir.
Genç Akhilleus, kralların kralı Agamemnon'un kibrine karşı gelir. "Halkını kemiren bir kralsın sen" der, karşı koyar ve çadırına çekilir. "Bensiz bir hiçsiniz" diyerek tüm orduya meydan okur. Kralların, güçlerini kendilerinden değil, sorgusuz itaat eden yığınlardan aldığını haykırır.
Yaygın anlatıda Akhilleus, bir kan tutkunu, ölüm makinesi olarak tanımlanarak tepkisi ve öfkesinin altı boşaltılır. Akhilleus'u, Homeros anlatımına sadık; kimileri "bireysel tepkiler" dese de her koşulda haksızlıklara karşı çıkan, zulme ve zulmedene meydan okuyan bir karakter olarak göreceksiniz. Bu anlatıda, hak da karakter de yerini bulur. Tarihin tüm Akhilleus'larına da borcumuzdur bu.
Homeros'un İlyada'sında yer almayan bir anlatı, onun diyaloglarında söylenmeyen bir söz, burada yer almaz. Amaç, kurguyu, diyalogları değiştirmeden spotu, pek tutulmayan yere tutmak. Sahnenin bilinçli olarak karanlıkta bırakılan yerlere spotu çevirmek.
Otoriteye, dayatmalara ve haksızlığa karşı duran herkes, Akhilleus'un çadırında kendinden bir parça bulacak.