Thesauros Mitoloji Zethos

Zethos

Zethos

Zethos; Amphion'un ikizi, elleri nasırlı bir çoban ve Thebai'nin kurucusudur. Müzikten ziyade kaba kuvvete ve fiziksel güce dayalı bir hayat sürmüştür.

Amphion’un liriyle taşları yerinden oynatıp surları bir ahenk disipliniyle örmesi, aslında iktidarın estetik bir meşruiyet arayışından başka bir şey değildir; Zethos ise bu yapının inşasında kaba kuvvetin ve fiziksel tahakkümün yorulmak bilmez failidir. İkiz kardeşi melodilerle zihinleri ve kitleleri hizaya getirirken, o, ellerindeki nasırlarla yeryüzünü zorla şekillendiren, yönetilenin üzerinde fiziksel bir ağırlık kuran o tanıdık otoritenin soğuk yüzüdür. Biri iktidarı sanatın yumuşak yüzüyle maskelerken, diğeri itaat etmeyen maddeyi ve iradeyi kendi ağır bedenine boyun eğdirerek, hükmetme arzusunun en ilkel ve zorunlu işleyişini temsil eder.
Silenos
Şimdi, kulağını iyice aç evlat; sana elleri nasırlı, yüreği ise koca bir kaya parçası kadar sert bir adamdan bahsedeceğim: Zethos. Hani o telli çalgıların narin sesine kapılıp hayallere dalan kardeşi Amphion’un tam zıttı olan o güçlü adam.

Zethos denince akla, doğanın o en haşin, en dokunulmaz hali gelir. Kardeşi eline lirini alıp taşları yerinden oynatacak melodiler peşinde koşarken, Zethos toprağın kokusunu ciğerlerine çeker, omzunda koca koca kayaları taşırdı. O, gökyüzü sakinlerinin bahşettiği güçle değil, kendi bileklerinin ve nasırlı avuçlarının hakkıyla ayakta duranlardandı. Çiftçilerin, çobanların ve emeğiyle dağları devirenlerin hamisi gibidir o.

Sırtında daima bir yük, zihninde ise daima bir "iş" olurdu. Kardeşi için hayat bir melodi, bir ritim, bir serapsa; Zethos için hayat bir inşa, bir temel ve terli bir alın çizgisiydi. Derler ki, Thebai şehrinin surlarını yükseltirken Amphion şarkılarıyla taşları dans ettirmiş, Zethos ise o taşları yerine oturtup harcını kendi elleriyle karıştırmış. Biri hayal kurar, diğeri o hayali gerçeğe bağlar; biri havada süzülür, diğeri toprağa kök salardı.

Bazıları ona "kaba" der, "anlayışsız" diye burun kıvırır. Ama yanılıyorsunuz! Hiç, kendi elleriyle bir şehir kurmanın verdiği o vakur gururu tattınız mı? Zethos, hayatın sadece güzel tınılardan ibaret olmadığını bilen bir adamdı. Karnın açsa, başının üzerinde bir çatı yoksa, o güzel ezgilerin ne hükmü kalır? İşte Zethos, dünyanın o temel gerçeğiydi.

İhtiyar bir Silenos olarak şunu söyleyeyim: İnsan bazen hayatın yükünü taşırken Zethos gibi kaslarını gerip ter dökmeli, bazen de Amphion gibi ruhunu dinlendirmeli. Ama unutma, o koca kayayı yerinden oynatacak gücün yoksa, şarkın sadece rüzgarda yankılanan bir fısıltı olarak kalır. Zethos, toprağın ta kendisidir; sarsılmaz, eğilmez ve bükülmez. Onun hikayesi, bir insanın kendi varlığıyla dünyaya nasıl imza attığının hikayesidir.

Şimdi söyle bakalım, sen hangisisin? Taşları yerinden oynatan o nasırlı eller mi, yoksa o taşları dans ettiren o ince parmaklar mı? İkisi de lazım, evlat; unutma, dünya hem sert bir kaya hem de tatlı bir nağmedir.

Pusula

Üyelik

Dil ve Tema

Dil Seçimi
TR EN
Tema Seçimi