Thesauros Mitoloji Uyku

Uyku

Uyku

Gece'nin oğlu, insanların yorgunluğunu dindiren tatlı huzur. Ölümle kardeş, rüyaların sessiz kanatlı efendisi. Her canlıyı şefkatle kucağına alan gölge.

Erebus ve Nyks’in bağrından doğan bu kadim varlık, uçsuz bucaksız sessizliğin hükümdarı olarak, insanoğlunun bilincini bir sis bulutuyla kuşatır. Göz kapaklarına kondurduğu o ağır, yatıştırıcı dokunuş, aslında direncin yavaşça sönümlendiği, otoritenin zihindeki denetim mekanizmalarının rıza göstererek askıya alındığı bir teslimiyet anıdır. İktidarın kaba kuvvetle boyun eğdiremediği kaotik zihinler, bu huzurlu gölgede, dış dünyanın dayattığı hiyerarşik gerçeklikten koparak kendi içsel boşluklarına sürüklenir; böylece özgürlük, yalnızca bu geçici karanlığın içinde, kuralsız düşlerin sınırsız düzleminde filizlenir.
Silenos
Bak evlat, şöyle kıvrıl şuraya, dizlerimin dibine. Göz kapakların ağırlaşmaya başladı bile, değil mi? İşte tam da o an, Nyks’inyani gecenino karanlık pelerinini dünyaya örttüğü an, gökyüzü sakinlerinin en huzurlu ve en gizemli olanı sahneye çıkar. Biz ona **Hypnos** deriz.

Şimdi öyle "uyku işte, gözlerini kapatıyorsun, geçiyor" diye düşünme sakın. Hypnos, öyle alelade bir dinlenme değildir. O, Hades’in derinliklerinde, güneşin ışığının asla ulaşamadığı, kapısında gelincik çiçeklerinin boyun büktüğü o mağarada yaşar. Orada, Lethe Nehri usul usul akar; hani şu içenin her şeyi unuttuğu o sular... Hypnos, o nehrin kıyısında, yumuşacık kuş tüyü yatağında, etrafında tatlı rüyalar uçuşurken dinlenir.

İşin aslına bakarsan, Hypnos biraz da çapkındır. Elinde her zaman Lethe Nehri'nin suyuna batırdığı bir dal tutar. İnsanların ya da tanrıların üzerine o dalı hafifçe salladığında, dünya bir anda pamuk gibi olur. O daldan süzülen birkaç damla, en hırslı kralları bile tahtından indirip rüyalar alemine sürgün eder. Hatta bazen, o çok meşhur baş tanrı Zeus bile onun elinden kaçamaz. Hypnos, bir gün Hera’nın isteğiyle koca Zeus’u bile derin bir uykuya daldırmıştı; düşünsene, göklerin efendisi bile bir anlığına dünyayı unutmuştu!

Hypnos’un ikiz kardeşi Thanatos’tur, yani ölüm. İnsanlar bazen onları karıştırır, oysa aralarında koca bir fark vardır. Ölüm, her şeyi sona erdirir ve kapıyı sıkıca kilitler. Hypnos ise, sana her sabah yeniden doğma şansı veren o tatlı anahtardır. O, yorgun ruhları şifalı bir kadehten içirir gibi dinlendirir; sanki bir bardak ferahlatıcı içecek sunar da yorgunluğunu alıp götürür.

Şimdi, o koca kanatlarının sesi yaklaşıyor bak. Gökyüzü sakinlerinin bu sessiz elçisi, herkesin zihnini biraz hafifletmek için yola çıktı. Sakın korkma, o elindeki gelincik dallarını senin yastığının kenarına bırakacaktır. Gözlerini kapat, bırak Hypnos’un rüya kuşları etrafında dolansın. Yarın uyandığında, belki de o rüyalardan cebinde birkaç parıltılı anıyla dönersin, kim bilir?

Haydi bakalım, şimdi sessizlik zamanı. Hypnos geldi bile.

Pusula

Üyelik

Dil ve Tema

Dil Seçimi
TR EN
Tema Seçimi