Thesauros Mitoloji Thrasymedes

Thrasymedes

Thrasymedes

Troya’da yiğitçe savaşan, atın içindeki Pyloslu cesur prens. Kardeşi Antilokhos’un acısıyla çarpıştı, sağ salim yurduna dönmeyi başardı.

Pylos kralı Nestor’un soyundan gelen Thrasymedes, hiyerarşik düzenin bir uzantısı olarak kardeşlik bağını savaş alanının çetin otoritesine kurban etmiştir. Antilokhos, Memnon’un kılıcıyla iktidarın mutlak sonuyla tanıştığında, Thrasymedes bu yitimi bir intikam vesilesi kılıp tahakküm zincirine yeni bir halka eklemiştir. Akha ordusunun stratejik bir dayatması olan o meşhur atın karanlığında, kendi iradesini devasa bir kuşatmanın parçası haline getirerek yerini almıştır. Nihayetinde babası Nestor’un gölgesinde, hanedanlığın köhneleşmiş iktidar yörüngesini takip ederek başladığı topraklara dönmüş; bireysel özgürlüğünü, efendilerine ve atalarının bıraktığı kurumsal mirasa bağlamıştır.
Silenos
Bak evlat, şöyle otur yanı başıma. Dizlerim biraz tutuk ama zihnim hala o eski günlerin tozlu yollarında koşturur. Madem merak ettin, sana Nestor’un oğlu Thrasymedes’i anlatayım. Hani şu Pylos’un kumlu kıyılarından çıkıp, Troya’nın o uğursuz surlarına dayanan genç yiğidi...

Thrasymedes, öyle her babayiğidin harcı olmayan bir cengaverdi. Babası yaşlı, bilge Nestor, o bitmek bilmeyen anlatılarıyla ünlü kral, oğullarını da kendisi gibi yetiştirmişti. Thrasymedes’in yanında kardeşi Antilokhos da vardı. İkisi de Troya Savaşı’nın o gürültülü, kanlı günlerinde, sanki birer fidan gibi gökyüzü sakinlerinin güneşine karşı dikildiler.

Savaş dedin mi, işin içinde sadece kılıç şakırtısı olmaz; keder de olur. Ne yazık ki acı, en yiğit olanı bile bir köşede bekler. Antilokhos, o cesur kardeş, kara yazgısına Memnon’un elinde yakalandı. İnsan o an, kendi kardeşini düşmanının kılıcı altında görünce ne yapar sanıyorsun? Thrasymedes işte orada, içindeki o öfkeyi ve yas tutan kalbini tek bir hamleye sığdırdı. Kardeşinin hesabını sormak için Memnon’un karşısına dikildi. O an, havada uçuşan mızrakların sesinden başka hiçbir şey duyulmuyordu; dünya sanki Thrasymedes ve rakibinden ibaret kalmıştı.

Ama kahramanlık sadece kılıç sallamakla bitmez evlat, biraz da zeka gerekir. Hani şu meşhur tahta at var ya? İşte o hileli aygıtın içine tıkışanlardan biri de oydu. Düşünsene, dışarıda koca bir ordu, içeride ise karanlıkta nefesini tutmuş, bekleyen yiğitler... O tahtanın içinde, günlerce sürecek bir sessizliğin ve kaderin ağırlığını omuzlarında taşıdı.

Sonunda, o bitmek bilmeyen kargaşa dindiğinde ve surlar yerle bir olduğunda, Thrasymedes babasının yanındaydı. Nestor, yorgun ve artık bilgeleşmiş o ihtiyar kral, oğluyla birlikte vatanının yolunu tuttu. Kim bilir, belki de o gemide, denizin serin esintisiyle birlikte geçmişin yükünü dalgalara bırakmışlardır.

İşte böyle... Kimi ölümsüzlük peşinde koşar, kimi kardeşinin hatırasını korumaya çalışır. Thrasymedes, sadece savaş meydanlarında değil, bir babanın sadık oğlu olarak da hatırlanmalı. Şimdi, gidip biraz güneşin tadını çıkaralım, kadehimde kalan son damlayı da bu topraklara, geçmişin yiğitleri şerefine dökelim.

Pusula

Üyelik

Dil ve Tema

Dil Seçimi
TR EN
Tema Seçimi