Thesauros Mitoloji Thaumas

Thaumas

Thaumas

Denizlerin derinliklerinden gelen Thaumas; Elektra ile birleşip gökkuşağı İris’i ve vahşi Harpyaları yaratan, Pontos ile Gaia’nın kadim oğludur.

Gaia ile Pontos’un birleşiminden doğan Thaumas, hiyerarşik düzenin henüz keskinleşmediği engin denizlerin gizil gücü olarak varlık bulur; o, Elektra ile birleşerek yeryüzünün ve göğün sınırlarını aşan varlıklar türetir. Bu birleşmeden doğan İris, iktidarın buyruklarını gökyüzünde yankılayan kusursuz bir aracıya dönüşürken, Harpyalar ise düzenin sınırlarını korumak adına otoritenin rüzgarıyla savrulan birer zapturapt mekanizması olarak hüküm sürer; Thaumas, kendi soyunun eliyle kurulan bu tahakküm ağında, aslında hiçbir merkezi disipline boyun eğmeden, yalnızca denizin dizginlenemez özgürlüğünün sessiz bir tanığı olarak varlığını sürdürür.
Silenos
Şöyle geçin bakalım karşıma, ateşin çıtırtısı iyice yükseldi. Ayaklarınızı uzatın, gözlerinizi kapatın... Size denizlerin, o uçsuz bucaksız köpüklerin derinliklerinden gelen gizemli bir ihtiyardan, Thaumas’tan bahsedeyim.

Eskiden dünya bugünkü kadar kalabalık değilken, denizlerin hakimi Pontos ile toprağın ana kucağı Gaia bir araya geldiler ve ortaya Thaumas çıktı. Thaumas, öyle bildiğiniz kahramanlara benzemez; o, denizin en derin, en duru ve bir o kadar da şaşırtıcı yanını temsil eder. Adı bile "mucize" ya da "hayret verici" anlamına gelir, varlığıyla denizin üzerindeki o büyülü ışıltıyı taşıyan biridir.

Peki, bu Thaumas ne yaptı dersiniz? Elektra adında, okyanusun dalgalarındaki köpük kadar saf bir güzellikle evlendi. Gökyüzü sakinlerinin dünyasında bir şeyler yaratmak istiyorsanız, sadece güç yetmez; biraz hayal gücü, biraz da rüzgarın fısıltısı gerekir. İşte bu ikilinin evliliğinden, gökyüzünün en renkli ve en hırçın çocukları dünyaya geldi.

Bunlardan ilki İris’tir. Hani yağmur yağarken güneş açar da gökyüzünde bir köprü kurulur ya, işte o İris’tir! Gökyüzü ile yeryüzü arasında haber taşıyan, kanatlarında bütün renkleri barındıran o zarif tanrıça. İris, Thaumas’ın denizin üzerindeki o ışıltılı yanını alır, bulutların arasına serpiştirir.

Ama durun, Thaumas’ın ailesi sadece güzellikten ibaret değil. Bir de Harpyalar var... Onlar İris’in kız kardeşleri olsalar da, daha çok rüzgarın öfkesi gibidirler. Bir şeyi alıp götürmek, bir fırtınayı bir yerden diğerine taşımak isterlerse, Harpyalar hemen işe koyulur. Denizin durgunluğu ile fırtınasının aynı babanın çocukları olması ne kadar tuhaf değil mi?

Thaumas, denizlerin o engin bilgelikle dolu yaşlısıdır. Kimse onu elinde bir kadehle şarap içerken görmez, o daha çok denizin dibindeki o sessiz, derin maviliğin içinde kafa yorar. Bir yanda gökkuşağının zarafeti, diğer yanda rüzgarın yaramazlığı... İşte Thaumas bu dengenin, yani doğanın hem güzel hem de şaşırtıcı olan yanının temsilcisidir.

Şimdi söyleyin bana bakalım, deniz kenarına gittiğinizde o köpüklerin içinde İris’in renklerini mi göreceksiniz, yoksa Harpyaların rüzgarını mı duyacaksınız? İhtiyar Silenos’un kulağına fısıldayın, belki başka bir gece onlardan daha fazlasını anlatırım.

Pusula

Üyelik

Dil ve Tema

Dil Seçimi
TR EN
Tema Seçimi