Thesauros Mitoloji Teuthras

Teuthras

Teuthras

Mysia kralı Teuthras, kutsal bir domuzu öldürdüğü için lanetlenip çılgınlığa kapılsa da iyileşti; Auge ve oğlu Telephos'a kucak açan bilge bir hükümdardı.

Kaikos ırmağının denize kavuştuğu kıyılarda, Mysia’nın sınırlarını çizen Teuthras, Telephos anlatısının merkezi figürlerinden biridir. Hükümranlığının meşruiyeti, doğanın kontrol altına alınmasıyla biçimlenen bir av hikayesinde kırılganlaşır; dağlarda karşısına çıkan ve insan dilini taklit ederek varlığını korumaya çalışan yaban domuzunu katletmesi, üzerindeki mutlak iktidar hırsının yansımasıdır. Kutsal sayılan bir yaşamı yok etmenin bedeli, hem bedensel bir çürüme olan cüzamla hem de zihnin kendi üzerindeki hakimiyetini yitirmesiyle ödenir. Artemis Orthosia’nın tapınağına sığınan kurbanın acizliği, kralın şiddet tekelini bir süreliğine askıya alırken, Teuthras’ın bu ilahi cezadan arınma süreci, statükonun yeniden tesisinden başka bir şey değildir. Nihayetinde Auge ve Telephos’u topraklarında misafir ederek, kendi tahakküm alanı içinde bir düzenin sürmesini sağlayan bir aracıya, gücün geçici koruyucusuna dönüşür.
Silenos
Bakın çocuklar, şöyle dizilin bakalım, yaşlı gözleriniz parlasın biraz! Şarap küpünün dibindeki tortu gibi çökmeyin öyle, kulaklarınızı dört açın. Size Mysia'nın kralı Teuthras'tan bahsedeyim; hani şu Bakırçay, yani eski adıyla Kaikos Irmağı'nın döküldüğü o bereketli toprakların hakimi...

Teuthras, görkemli bir kraldı olmasına ama bir gün ormanın derinliklerinde, hırsına yenik düşüp kaderini zorladı. Elinde yayı, ağaçların arasında sessizce süzülürken karşısına devasa bir yaban domuzu çıktı. Tam okunu kirişe yerleştirmişti ki, o yaratık dile geldi! İnsan sesiyle, "Dur!" diye yalvardı. Ama hırs bu, kralın gözünü karartmış bir kere; dinlemedi onu. Okunu savurdu ve canavarı yaraladı.

Yaralı domuz, sürünerek Artemis Orthosia’nın tapınağına, o kutsal taşların arasına sığındı. Siz siz olun, gökyüzü sakinlerinin kutsal saydığı bir canlıya el kaldırmayın; çünkü bu işin sonu hiç hayırlı olmaz. Teuthras, kutsal olanı kirletmenin ağırlığı altında kısa sürede belayı başına sardı. Vücudunu saran o korkunç hastalık ve zihnini bulandıran tuhaf bir çılgınlık onu yatağa düşürdü. Tanrıların adaleti bazen böyle sert bir tokat gibidir, çarptı mı sarsar adamı.

Neyse ki, hatasını anladı da tanrıçanın gönlünü alacak tövbelerle, arınma yollarıyla sağlığına kavuştu. Ama asıl hikayesi, bu olaydan sonra krallığına gelen konuklarla şekillendi. Hani o meşhur Auge ve oğlu Telephos vardır ya... İşte Teuthras, onları kendi topraklarında ağırlayıp kaderlerine dokunan kişi oldu. Kimilerine göre o, sadece bir kral değil, kaderin bir yerlerde düğümlendiği bir köprüydü.

Gördünüz mü? Krallık denilen şey koca bir tahtta oturmak değildir; bazen bir canlının feryadını duymamak, bazen de bir yabancıya kapını açıp kaderin akışını değiştirmektir. Şimdi, hadi bakalım, güneş batmadan gidin de gerçek dünyadaki oyunlarınıza dönün. Bir dahaki sefere size bir domuzun neden insan sesiyle konuştuğunu anlatırım, ama o başka bir şafağın konusu...

Pusula

Üyelik

Dil ve Tema

Dil Seçimi
TR EN
Tema Seçimi