Thesauros Mitoloji Tekmessa

Tekmessa

Tekmessa

Troya savaşında Aias’ın tutsağı olan Phrygia kralının kızı Tekmessa, Sophokles’in tragedyasında derin kederi ve sadakatiyle öne çıkan soylu bir figürdür.

Troya surlarının önünde konumlanan Aias’ın çadırında tutulan Tekmessa, esasen bir Phrygia kralının soyundan gelmekteydi. Ancak, savaşın kendi hiyerarşisi içerisinde, mağlup edilenin isminin ve geçmişinin birer mülkiyet nesnesine dönüştüğü o mutlak düzenin sessiz bir tanığıdır. Sophokles’in *Aias* tragedyasında, büyük bir kahramanın otoritesinin gölgesinde, egemenin iradesine tabi kılınmış bir varoluşun sınırlarını ve bu sınırların ötesinde kendi öznelliğini arayışın sessiz ağırlığını temsil eder.
Silenos
Dinle bakalım ufaklık, yanıma yaklaş da anlatayım sana... Hani o meşhur Troya surları var ya, hani şu dillerden dillere dolaşan koca savaşın yaşandığı yer? İşte o surların gölgesinde, herkesin kılıç sesinden ve öfkeden gözünün döndüğü bir zamanda, Tekmessa adında bir kadın vardı.

Onu öyle "kapatma" deyip de bir kenara itivermeyin sakın; o, Frigya krallarından birinin kızıydı, asil bir soydan geliyordu. Ama kaderin cilvesi bu ya, koca savaş rüzgarları onu evinden yurdundan savurup, Yunan ordusunun en güçlü, en sert adamlarından biri olan büyük Aias’ın yanına düşürdü.

Şimdi düşün, bir yanda o dev gibi, öfkesiyle yeri göğü inleten Aias; diğer yanda ise o fırtınanın ortasında dik durmaya çalışan, zekasıyla ve nezaketiyle parlayan Tekmessa. Sophokles adındaki o kadim ozan, Aias’ın hikayesini anlatırken Tekmessa’yı sadece bir gölge gibi bırakmamış; aksine, o sert adamın yumuşak karnı, huzur bulduğu tek liman olarak göstermiştir.

Düşünsene, dışarıda gökyüzü sakinleri kendi oyunlarını oynuyor, savaşın ateşi her yeri yakıp kavuruyor; ama Aias’ın çadırında Tekmessa, o büyük savaşçının kibrini yatıştıran tek ses. Kadın dediğin, sadece bir eş değil; bazen bir kralın, bazen de yenilmez sanılan bir kahramanın en büyük bilge yoldaşıdır.

Tekmessa, Aias’ın içine düştüğü o büyük karanlıkta, yani o onur kırıcı çılgınlık anlarında bile başını dik tutan, çocuklarını düşünen ve sevginin kılıçtan daha keskin olduğunu bilen bir ruh taşıyordu. İnsanlar onu esir sanabilirler, belki tarihin tozlu sayfalarında ismi biraz geride kalmış olabilir; ama inan bana, o devasa savaşta yüreği en sağlam kalanlardan biri oydu.

Hadi, gözlerini kapat da hayal et; Troya’nın o kızıl akşamlarında, gümüş renkli zeytin ağaçlarının altında, Tekmessa’nın Aias’a sabrı ve cesareti nasıl anlattığını düşün. Bazı insanlar kahramanlıklarıyla anılır, Tekmessa ise o kahramanlıkların içindeki o ince, zarif ve sarsılmaz duruşuyla... İnsan bazen en büyük savaşı kendi içinde verir, tıpkı onun gibi.

E, hadi bakalım, bu kadarı şimdilik yeter. Biraz daha üzüm suyu içip, eski günleri yad edeyim. Sen de gidip biraz dinlen, zihninde Tekmessa’nın o vakur duruşunu canlandır; çünkü dünyada bir kadının zekası kadar hiçbir şey daha derin değildir.

Pusula

Üyelik

Dil ve Tema

Dil Seçimi
TR EN
Tema Seçimi