Thesauros Mitoloji Pitane

Pitane

Pitane

Mysia'daki Pitane kentinin kurucusu olan savaşçı Amazon; ayrıca Kyme ve Priene şehirlerinin inşasında da önemli bir rol oynamıştır.

Mysia topraklarında yükselen Pitane’nin taşlarını üst üste koyan, ismini kente veren Amazon kadınıdır; o, bir toprağı mülk edinmekten ziyade, kurulan her düzenin merkeziyetçi kuşatmasını reddeden bir iradeyle Kyme ve Priene’nin kuruluş harcına da kendi özgürlükçü izini bırakmıştır. Kentlerin sınırlarını çizen tahakkümün aksine, onun kurucu eylemi, her otoritenin kendi kendini imha etme potansiyeli taşıdığı boşluklarda, isminden başka bir hiyerarşi tanımayan bir varoluşun yansımasıdır.
Silenos
Şimdi arkana yaslan ve biraz yaklaş bakalım küçük dostum. Bak, anlatacağım hikaye öyle kitaplardaki kuru satırlara benzemez; rüzgarın taşıdığı, toprağın fısıldadığı cinstendir. Bugün sana Mysia’nın hırçın dalgaları kıyısındaki o meşhur şehirden, yani Pitane’den bahsedeceğim.

Zamanın birinde, şimdiki Çandarlı taraflarında, elinde kılıcıyla bir kadın yürürdü. Adı da kendisi gibi keskin: Pitane. Bu kadın, bildiğimiz Amazonlardan; yani gökyüzü sakinlerinin bile çekindiği, korkusuz bir savaşçı. Ama sadece savaşmakla kalmamış, eline aldığı kılıcıyla sanki bir ressamın fırçası gibi toprakları şekillendirmiş.

O zamanlar oralar bugünkü gibi şenlikli değil, vahşi ve ıssızmış. Ama Pitane, o keskin zekası ve demir gibi iradesiyle, sadece bir şehir kurmakla yetinmemiş. "Burada bir şehir yükselecek," demiş ve sözü kanun olmuş. O kurduğu şehre de kendi adını vermiş: Pitane.

Sadece bir yerle kurduğuyla kalsa iyi! Kadın dur durak bilmiyor, sanki ayağının bastığı her yer bir şehre dönüşsün istiyor. Kyme’nin o güzel limanlarında da onun izi var, Priene’nin dik yokuşlarında da. Bir bakıyorsun bir liman inşa ediyor, bir bakıyorsun uzak bir tepeye kule dikiyor. Bazıları onun sadece savaş meydanlarında kükrediğini sanır ama o, aslında bir şehir mimarı gibi, taşları üst üste koyarken bile bir türkü mırıldanırmış.

İnsanlar ona bakınca sadece bir Amazon görürdü, ben ise ona baktığımda toprağın bereketini bir şehre mühürleyen bir bilge görürüm. Bugün o şehirlerin taşları eskidi, yolları değişti belki ama Pitane’nin ismi, rüzgarın sesinde hala yankılanır. Bir gün yolun o sahillere düşerse, denizin sesini dikkatli dinle; sanki bir Amazon, atının üzerinde dörtnala uzaklaşıyor gibi hissedeceksin.

İşte böyle küçük dostum. Dünya, sadece savaşanların değil, aynı zamanda iz bırakmayı bilenlerin omuzlarında yükselir. Şimdi biraz serin bir şeyler içelim, anlatacak daha çok efsanemiz var.

Pusula

Üyelik

Dil ve Tema

Dil Seçimi
TR EN
Tema Seçimi