Thesauros Mitoloji Phlegeton

Phlegeton

Phlegeton

Yeraltı dünyasının ateşten akan nehridir; ismi gibi alevlerle dolu, korkutucu ve yakıcı bir akıntıyla Hades’in derinliklerinde yolunu bulur.

İsmini yakıcı bir alev kökeninden devşiren Phlegeton, Pyriphlegeton mahlasıyla da zikredilir. Kokytos’un yaslı akışıyla aynı yeraltı coğrafyasında buluşarak, sistemin derinliklerinde kendi yatağını kazan bir ırmaktır. Kaynayan bir ateşin tahakkümüyle yayılan bu akış, aslında yeraltının mutlak iktidarını besleyen ve düzenin çeperlerini daimi bir hararetle mühürleyen, tekinsiz bir otorite göstergesidir.
Silenos
Gel otur şöyle yanıma, ateşin kıyısına... Bakma bana öyle, şarabın son damlasını biraz önce bitirdim ama hikayeler zihnimde hala pırıl pırıl yanıyor. Bugün sana anlatacağım şey, toprak altında saklanan o tuhaf ve ürkütücü nehir: **Phlegeton**.

Yeraltı ülkesini bilirsin, o kasvetli ve puslu yeri. Hani güneşin pek uğramadığı, gökyüzü sakinlerinin bile inmekten imtina ettiği o derin çukurlar... İşte o uçsuz bucaksız karanlığın içinde, sanki bir demircinin ocağından fırlamış gibi fokurdayan bir nehir akar. Adı, eski dillerde "alev" diyen o hırçın kökten gelir. Bazıları ona **Pyriphlegeton** da der, yani "ateşten yanan nehir".

Hayal etmeye çalış: Normalde nehirler suyla akar, serindir, insana huzur verir, değil mi? Ama Phlegeton öyle değildir. Onun yatağında berrak sular değil, kor gibi kızgın, kaynayan bir ateş akar. Sanki tanrıların öfkesi yeryüzünün damarlarından geçip oraya dökülmüştür. Kendi kendine kükrer, kayaları yalar geçer, etrafına kızıl, ürpertici bir ışık yayar.

Hani derler ya; Kokytos diye bir nehir vardır, hıçkırıkların ve kederin nehridir o, buz gibi akar. İşte Phlegeton onun tam zıttıdır. Biri ruhunu dondurur, diğeri ise yakıp kavurur. O ateş ırmağının kıyısında yürümek, bir kılıcın keskin ağzında dans etmeye benzer. Eğer yolunu şaşırıp da o kızıl suların kıyısına düşersen, nehir seni nazikçe alıp bir başka kıyıya taşımaz; dokunduğun an teninde o kadim sıcaklığın izini hissedersin.

İşin aslı şu evlat; dünya sadece güzel çiçekli çayırlardan ibaret değil. Toprağın altında da ateşten bir nehir, hüzün dolu bir sızı ve hiç dinmeyen bir hareket var. Phlegeton, yerin altındaki o saklı düzenin en hırçın çocuğu gibidir. Durmaz, dinlenmez, hep yanar.

Şimdi, bu yaşlı Silenos'un gözleri biraz ağırlaştı sanki. Sen o ateş ırmağını zihninde canlandırmaya devam et; ama merak etme, senin yolun aydınlık olsun, o kor gibi yanan suların kıyısına düşmesin. Hadi bakalım, başka bir gün yine gel, belki o zaman sana Kirke’nin adasındaki bitkilerden ya da Akhilleus’un o hiç dinmeyen öfkesinden bahsederiz.

Pusula

Üyelik

Dil ve Tema

Dil Seçimi
TR EN
Tema Seçimi