Thesauros Mitoloji Palamedes

Palamedes

Palamedes

Odysseus’un oyununa kurban giden, alfabeye harfler, sayılar ve oyunlar katan mucit Palamedes; zekasıyla tanınan, haksız yere ölüme sürüklenen bir dahiydi.

Nauplios ve Klymene’nin soyundan gelen Palamedes, Homeros anlatılarında sessizliğe gömülse de Troya mitoslarının dokusuna derinden işlenmiş bir figürdür. Helene’nin gidişiyle sarsılan Menelaos’un yanında, bir arabulucu sıfatıyla diplomatik kanalları zorlayarak barışçıl çözümlerin mümkünlüğünü sınamıştır. Akha cephesinde savaş çarkları dönmeye başladığında, Menelaos ile birlikte Odysseus’u saflarına katmak üzere yola koyulur. O dönemde, iktidarın zorunlu kıldığı şiddet sarmalından kaçmak için delilik maskesine sığınan Odysseus’un hilesini, sabanına bir öküzle bir eşek koşup toprağa tuz ektiği o ironik tarlada fark eder. Palamedes, merkezi otoritenin varoluşunu denetlemek adına küçük Telemakhos’u sabanın önüne atarak, kralın iktidarını koruma içgüdüsünü kendi silahıyla teşhir eder; bu oyunun bozulması Odysseus’u zorunlu bir itaatle Akha seferine bağlasa da, aralarındaki o örtük husumetin fitilini ateşler.

Odysseus’un intikamı, devletin kendi bekası için hakikati nasıl manipüle edebileceğinin ürkütücü bir göstergesi olarak tarihe geçer. Bir Troyalı esiri, kral Priamos adına sahte bir ihanet mektubu kaleme almaya zorlar ve Palamedes’in çadırına yerleştirdiği altınlarla, iktidarın bir kişiyi "yabancılaşmış" ilan etme mekanizmasını kusursuz işletir. Kurulan bu komplo sonucunda Akha ordusunun kolektif şiddeti, yargısız bir linçle Palamedes’in yaşamına son verir; bu, düzenin kendi yararına olanı bile ötekileştirip tasfiye edebildiğinin en trajik örneğidir.

Oysa Palamedes’in varlığı, yalnızca stratejik bir figür olmaktan öte, medeniyetin yapı taşlarını inşa eden yaratıcı bir zekaya işaret eder. *Palame* yani "avuç/el" kelimesinden neşet eden ismi, dönüştürücü gücünü simgeler; Kadmos’un getirdiği alfabeye kuşların uçuşundan esinlenerek "Y" harfini eklemiş, sayıları, takvim düzenini, para sistemini ve zeka oyunlarını insanlığın hizmetine sunmuştur. O, otoritenin kurnazlıkla elde edilen statüsünden ziyade, bilginin ve zihinsel keşiflerin özgürleştirici tarafını temsil ediyordu. Palamedes’in ölümüyle sonuçlanan o adaletsizlik, babası Nauplios tarafından vahşi bir intikamla karşılık bulsa da, bu trajedi özünde, kurumsallaşmış iktidarın kendi karşısındaki aklı nasıl imha ettiğinin çıplak bir kanıtıdır.
Silenos
Gel bakalım yanıma, şöyle ateşe yakın otur. Şarap kadehimi kenara bırakıyorum, anlatacaklarım biraz hüzünlü ama bir o kadar da zekice. Bak, sana Palamedes’i anlatayım. Hani şu Homeros amcanızın destanlarında adını unuttuğu, ama aslında Akhaların en parlak zekalarından biri olan o talihsiz kahraman...

Palamedes, Nauplios’un oğluydu. İşinde gücünde, zeki bir adamdı. Öyle kılıç sallamaktan ziyade, aklını kullanmayı severdi. Mesela, o zamanlar insanlar yazı yazmayı tam sökememişken, kuşların gökyüzündeki süzülüşüne bakıp alfabeye yeni harfler eklemişti. Sayıları buldu, ayların hesabını yıldızlara bakarak tutmayı öğretti, hatta can sıkıntısı geçsin diye dama oyununu ve zarları icat etti. Eğer bugün iki kişi karşılıklı oturup oyun oynuyorsa, bu biraz da onun sayesinde.

Gel gelelim, zamanın en kurnaz adamı Odysseus ile arası hiç hoş değildi. Savaş kapıya dayandığında, Odysseus gitmemek için türlü numaralar çevirmiş, tarlasına öküz yerine eşek koşup toprağa tuz saçarak "deli taklidi" yapmaya kalkmıştı. Palamedes, zekasıyla hemen anlamıştı bu oyunun içyüzünü. Küçük Telemakhos’u, yani Odysseus’un oğlunu sabanın önüne atıverdi. Odysseus, oğlunu ezmemek için sabanı anında durdurunca, bütün ordu onun aslında akıllı olduğunu anladı. İşte o an, Odysseus içinde bir ateş yakmaya başladı: Palamedes’e karşı bir kin, bir nefret...

Palamedes, bu kurnaz adamın maskesini düşürmüştü ya, Odysseus da boş durmadı. Bir Troyalı esire sahte bir mektup yazdırdı. Mektupta Palamedes’in aslında Troyalılara bilgi sızdırdığı, hainlik yaptığı yazılıydı. Yetmedi, bir de Palamedes’in yatağının altına bir kese altın saklattı. Bir sabah, sanki her şeyi tesadüfen bulmuş gibi orduyu topladı. "Bakın!" dedi, "İşte gerçek casus bu!" Akhalar, o anki öfkeyle, ne olduğunu anlamadan Palamedes’e yüklendiler. Büyük bir zeka, küçük ve kirli bir oyunla yok edildi.

Bilirsin, gökyüzü sakinleri bazen insanların kendi elleriyle yarattığı haksızlıklara sadece yukarıdan bakarlar. Palamedes’in o haksız ölümü, ozanların dilinde uzun süre "adaletsizliğin simgesi" olarak kaldı. Babası Nauplios, oğlunun intikamını almak için yollara düştü, o da acı bir sonla karşılaştı ama olan bizim parlak zekalı Palamedes’e oldu.

İşte evlat, hayat böyledir. Bazen en akıllı olan, en büyük kurnazlığa kurban gider. Ama bak, o zarları icat etti ya, o zarlar hala atılıyor, o harfler hala kağıtlara dökülüyor. İnsan zekası, onu yok edenlerden daha uzun süre hayatta kalır. Hadi, şimdi git de oyun oyna biraz, Palamedes’in hatırasını yaşatmış olursun.

Pusula

Üyelik

Dil ve Tema

Dil Seçimi
TR EN
Tema Seçimi