Thesauros Mitoloji Oinomaos

Oinomaos

Oinomaos

Ares’in oğlu Oinomaos, kızının taliplerini araba yarışında öldüren acımasız bir kraldı; ancak Pelops’un kurduğu bir hileyle kendi sonunu hazırladı.

Ares’in soyundan gelen Elis kralı Oinomaos, kızı Hippodameia üzerinde kurduğu mutlak mülkiyet iddiasını, bir yarış sahasına dönüştürdüğü otorite mekanında sürdürürdü. Kendi koyduğu yasayı yine kendi kusursuz iktidarıyla denetleyen kral, kutsal bir ritüel olan kurbanı, rakibine tanıdığı sahte bir hareket alanına; yani bir yanılsamaya dönüştürürdü. Oinomaos’un ölümsüz atları, yalnızca bir hız unsuru değil, sistemin sorgulanamaz üstünlüğünün ve tahakkümün mekanikleşmiş bir uzantısıydı; yarışa dahil olan her bireyi, kapısının üzerine dizilen on iki kuru kafada olduğu gibi, iktidarın teşhir aracına indirgerdi. Bu kapalı döngü, Pelops’un devreye girmesiyle kırıldı: Hippodameia ve Pelops, sistemin en zayıf halkası olan, yetkiyi elinde tutan ancak otoriteye ortak olmayan arabacı Myrtilos’u manipüle ederek hiyerarşide çatlaklar oluşturdular. Kralın kendi kurallarıyla ördüğü bu düzen, nihayetinde Myrtilos’un saf dışı kalmasıyla bir çarpışmaya, Oinomaos’un ise bizzat kurduğu düzenin dizginlerine dolanarak kendi otoritesinin kurbanı olmasına evrildi.
Silenos
Şöyle yaslanın arkanıza, dizlerimi ovuştururken anlatacaklarımı iyi dinleyin bakalım. İnsan dediğin, bazen kendi hırsının esiri olur da, nasıl bir uçuruma sürüklendiğini göremez. Elis Kralı Oinomaos da tam böyle bir adamdı. Hani şu savaş tanrısı Ares’in oğlu olan, kılıcını kuşanıp önüne gelene kafa tutan o mağrur kral.

Oinomaos’un kızı Hippodameia o kadar güzeldi ki, onu görebilmek için yedi düvelden delikanlılar kapısına dayanmıştı. Ama gelin görün ki babasının gönlünde bir türlü kızını başkasına vermek yoktu. Kendi kendine bir oyun kurmuştu; hem de öyle tehlikeli bir oyun ki, kaybedenin sonu sadece bir yarış yenilgisi olmuyordu. "Benimle yarışacaksınız," derdi kral, "Eğer arabanız benimkini geçerse kızı alırsınız, yoksa..." O "yoksa" kısmını söylemeye dili varmazdı ama herkes bilirdi ki, o görkemli sarayının kapıları birer hatıra koleksiyonuna dönmüştü.

İşin hilesi şuradaydı: Kral yarış başladığında Zeus tapınağına gidip usulünce bir kurban sunardı. Rakibine "Hadi evladım, biraz avansın olsun," der gibi zaman tanırdı. Ancak kralın atları, gökyüzü sakinlerinin bahşettiği öyle hızlı yaratıklardı ki, Oinomaos bir kırbaç şaklattı mı, rüzgar bile arkasında kalırdı. Yarışın sonunda kral rakibine yetişir, onu yener ve... Eh, o meşum kafa koleksiyonuna bir yenisini daha eklerdi. On iki kafa! Koca bir sıra! Görenin tüyleri diken diken olurdu.

Derken bir gün, delikanlı Pelops çıkageldi. Hippodameia onu görür görmez, "İşte," dedi kendi kendine, "kaderim bu olsa gerek." Pelops da ona vurulmuştu ama Kral Oinomaos’un o korkunç sonunu da biliyordu. Bir çözüm bulmalıydı. İkisi el ele verip kralın arabacısı Myrtilos’un kapısını çaldılar. Myrtilos, neyle karşılaşacağını bilmeden, biraz altın biraz da tatlı sözle ikna oldu.

Yarış günü geldiğinde, Myrtilos arabanın tekerleklerini tutan o önemli pimleri yerinden çıkardı ya da balmumuyla gevşetti, hangisi derseniz deyin, hile yapılmıştı bir kere. Oinomaos yine büyük bir özgüvenle, atlarının hızına güvenerek yola koyuldu. Yarışın en hararetli yerinde, o meşhur altın gibi parlayan tekerlekler birden yerinden fırladı! Kral arabanın üzerinde bir o yana bir bu yana savruldu, dizginler ayaklarına dolandı. Kimi der ki, yerle bir olan toz bulutunun içinde kendi hatasıyla can verdi; kimisi de Pelops’un kılıcının işi bitirdiğini söyler.

Ne olursa olsun, bir babanın hırsı, kendi yarattığı o hız dolu yarışın tozunda eriyip gitti. Hippodameia ile Pelops ise düğünlerini yaptılar. Şimdi o eski sarayın kapılarına bakıyorum da, bazen hayatın ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu hatırlatıyor insana. Dikkat edin evlatlar; hırsın atlarına binen, eninde sonunda kendi dizginlerine takılıp düşer.

Hadi bakalım, şimdi biraz şarapla boğazımı ıslatayım, bu kadar kederli hikaye yeter. Sizin için başka nelerim var, bir düşünelim...

Pusula

Üyelik

Dil ve Tema

Dil Seçimi
TR EN
Tema Seçimi