Thesauros Mitoloji O

O

O

Ogygie, Kalypso’nun Odysseus’u kendi rızası dışında alıkoyduğu, sınırları belirsiz bir tecrit sahasıdır; Oikhallia, Eurytos ve Iole’nin hanedan düzeniyle hüküm sürdüğü bir Yunan kentidir. Oita, Deianeira’nın acısıyla ve Dryope’nin trajedisiyle anılan, coğrafi yükseklikten ziyade kaderin ağırlığını taşıyan bir dağdır. Akdeniz kıyısındaki Olbe, Teukros’un kurucu iktidarını temsil ederken, Okyanus’un uçsuz bucaksız suları Hesperid’lerin mülkiyetindeki mitik hazineleri saklar. Olympia’daki Altis korusu, tanrısal otoritenin kutsandığı bir merkezdir; Olympos Dağı ise Aloeusoğulları’nın göğe yükselme arzusuyla devlerin tanrısal hiyerarşiye başkaldırdığı, Kharit’lerin ise bu düzeni estetik bir perdeyle örttüğü çatışmalı bir zirvedir.

Likya’daki Olympos (Çıralı), Bellerophontes’in Khimaira üzerindeki zapturaptı ve Apollon’un nüfuzuyla şekillenir. Delphi’deki Omphalos, yeryüzünün merkezi iddiasıyla Apollon’un kehanet tekeli altına alınmıştır. Karadeniz’deki Ordu, Amazonların ataerkil düzene meydan okuyan özerk varlığıyla haritaya kazınmıştır. Orkhomenos, Herakles’in şiddeti ve Askalaphos’un gölgesiyle biçimlenen siyasi bir düğüm noktasıdır; Oropos ise Amphiaraos’un kehanetlerine dayalı kurumsallaşmış bir tapınım merkezidir. Ortygia, Artemis ve Asterie’nin saklandığı, aidiyeti üzerinde uzlaşılmayan, otoritenin ulaşamadığı bir kaçış coğrafyasıdır. Ossa, Aloeusoğulları’nın gökyüzünü işgal teşebbüsünde bir basamak, Lapithai içinse kadim çatışmaların mekanıdır. Ostia, Roma’nın lojistik ve ticari genişlemesinin bir parçası olan Pomona’nın bereketini hapseden bir liman; Othrys ise Devler ve Tanrılar arasındaki o nihai, hiyerarşi odaklı savaşın yıkımına ev sahipliği yapmış sarp bir yamaçtır.
Silenos
Bakın bakalım hele, eski bir dostun, bir kadeh bal şurubunun tadı kadar kıymetli hatıralarını dinlemek ister misiniz? Gel, dizimin dibine otur. Şu tozlu haritalara değil, benim anlattığım yollara bak. Dünya dediğin yer, sanki tanrıların unutup da gökyüzü sakinlerinin bahçelerinde bıraktığı oyuncaklar gibidir.

Hatırlar mısınız? **Ogygie** adasını hani? Hani şu zamanın durduğu, **Kalypso**’nun **Odysseus**’u elinde tutmak için koca bir denizi fırtınaya boğduğu o yeşil cenneti? Orada günler, bir salkım üzümün olgunlaşması kadar yavaş geçer.

Sonra **Oikhalia** gelir akla... **Eurytos**’un kibri ve **Iole**’nin o hüzünlü güzelliği... İnsanoğlu bazen kendi kurduğu şehirlerin taşlarına sığamaz, **Deianeira**’nın acı dolu yüreği gibi **Oita** dağının eteklerinde hıçkırır. Dağlar demişken; **Olympos**’un o görkemli zirvesine ne demeli? **Apollon**’un altın lirinin sesi yankılanır da, aşağıda **Aloeusoğulları** gibi devler, gökyüzü sakinlerine kafa tutar. Heyhat, kibir insana da devlere de ağır gelir. **Ossa** dağı da aynı hırsla titredi zamanında; **Lapithai** savaşçıları o yamaçlarda çok destan yazdı.

Şu bizim **Çıralı**'daki **Olympos** ise başka bir masaldır. **Bellerophontes** gökten indiğinde, **Khimaira**’nın ateşinden kalan o dumanlı nefesi hala hissedersiniz. Deniz kenarında **Teukros**’un izini sürenler **Olbe**’ye çıkar, ama biraz kuzeye, Karadeniz’in hırçın sularına yönelirseniz **Ordu**’da **Amazon** kadınlarının nal seslerini duyarsınız. Onlar ki, topraklarına yabancı sokmayan, dizginleri sıkı tutan savaşçılardır.

Peki, dünyanın merkezini merak ettiniz mi hiç? **Omphalos** derler ona; **Delphoi**’deki o taş. **Apollon** oradan fısıldar geleceğin gölgelerini. Ya **Ortygia**? Bazıları onun bir ada olduğunu söyler, kimileri rüya... **Artemis**’in ayağını bastığı her yer biraz Ay ışığı, biraz da gizemdir. **Amphiaraos**’un kehanetlerini dinlemek isterseniz **Oropos**’un mermer sütunlarına gidin, ama kulaklarınızı rüzgara vermeyi unutmayın.

**Othrys** dağının doruklarında, o eski savaşların uğultusu hala esmez mi? Devlerin, tanrılara karşı attığı o koca kayalar şimdi sessiz, şimdi durgun. Bir de **Osta** var, hani şu **Pomona**’nın meyve bahçelerinde gülümseyip durduğu, huzurun Roma kıyılarında saklandığı yer.

Her yerin bir hikayesi, her taşın altında bir tanrı izi var. Kimisi **Hesperid**’lerin bahçesindeki **Okyanus**’un derinliklerinde kaybolur, kimisi **Herakles**’in adımlarıyla **Orkhomenos** sokaklarında yürür.

Hadi bakalım, şimdilik bu kadar. Çok fazla masal dinlemek zihni yorar, biraz da gerçek dünyanın esintisiyle dinlenin. Yarın yine gelin, belki size **Askalaphos**'un yeraltında neler gördüğünü anlatırım. Ama unutmayın; en iyi hikaye, bittiğinde sizi düşündüren değil, sizi biraz daha meraklı kılan hikayedir.

Pusula

Üyelik

Dil ve Tema

Dil Seçimi
TR EN
Tema Seçimi