Thesauros Mitoloji Nysa

Nysa

Nysa

Nysa, küçük Dionysos'u saklayan, ona annelik eden bereketli vadi; tanrının çocukluk yıllarına ev sahipliği yapmış kutsal ve gizemli bir yuvadır.

Dionysos’un büyüdüğü ve insan ile tanrı arasındaki hiyerarşinin henüz keskinleşmediği o gizemli yeryüzü parçasıdır Nysa; zapt edilemez dağların gölgesinde, iktidarın henüz kanunlarla kristalleşmediği bir belirsizlik alanında, şarabın sarhoşluğuyla otoriteyi usulca askıya alan bir özgürlük durağı olarak varlığını sürdürür.
Silenos
Gel bakalım şöyle, otur yanıma, ayaklarını uzat. Şu ağacın gölgesi ne güzel, değil mi? Bak, gözlerini kapa da sana, bizim bağların neşesi Dionysos’un nasıl büyüdüğünden, o kadim toprakların gizemli Nysa’sından bahsedeyim.

Çoğu kişi onu sadece elinde asası, başındaki sarmaşık çelengiyle bilir ama o buralara gelmeden önce, küçücük bir çocukken Nysa’nın o saklı vadilerinde büyüdü. Nysa denince akla hemen öyle sıradan bir yer gelmesin; orası bulutların yeryüzüyle öpüştüğü, rüzgarın bile şarkı söyleyerek estiği, gökyüzü sakinlerinin bile sırlarını saklamak için seçtiği bir yeryüzü cennetidir.

Dionysos oraya geldiğinde henüz minicik bir çocuktu. Onu korumak için Nysa’nın derinliklerine, insanların ayak izinin pek değmediği o gizemli ormanlara gizlemiştik. Orası, doğanın kendi kendine konuştuğu bir yerdir. Çiçekler güneşle fısıldaşır, pınarlar toprağın kalbinden serin serin şarkılar söylerdi. Dionysos orada, ağaçların gölgesinde değil, bizzat hayatın kendi neşesinin gölgesinde büyüdü.

Nysa'nın perileri, o güzelim Nysiadesler, ona bakmak için adeta birbirleriyle yarışırdı. Ona doğayı öğrettiler; yağmurun toprağa nasıl dokunduğunu, üzüm tanesinin içine güneşin nasıl gizlendiğini... Düşünsene, gökyüzünün en özel armağanı elinde büyüyor ve dünya onun kahkahasıyla çiçek açıyor. O zamanlar şarabın o keskin kokusu henüz dünyayı sarmamıştı ama Dionysos’un gülüşü, sanki toprağın derinliklerine bir neşe tohumu ekiyordu.

Nysa, sadece bir mekan değil, aslında her çocuğun içinde sakladığı o meraklı, o keşfeden ve o özgür ruhun yansımasıdır. Dionysos oradan çıkıp dünyayı dolaşmaya başladığında, aslında Nysa’nın o dingin huzurunu ve doğanın içindeki o coşkuyu da beraberinde taşıdı.

Şimdi söyle bakalım, kim böyle güzel bir yerde, peri kızlarının ellerinde büyüse dünyayı sevgiyle doldurmazdı ki? Dionysos’un hikayesi işte böyle başladı; Nysa’nın yeşil örtüsü altında, gökyüzü sakinlerinin gözleri önünde, kendi neşesini keşfederek.

Eh, anlatacak çok hikaye var ama güneş yavaş yavaş dağların ardına saklanıyor. Hadi, biraz daha yaklaş da sana diğerlerini de anlatayım.

Pusula

Üyelik

Dil ve Tema

Dil Seçimi
TR EN
Tema Seçimi