Thesauros Mitoloji Neikos

Neikos

Neikos

Eris’in kızı Neikos; kavgayı, tartışmayı ve insanlar arasındaki o bitmek bilmeyen çekişmeleri temsil eden karanlık bir çatışma figürüdür.

Eris’in karanlık rahminden dünyaya saçılan, çatışmanın ve toplumsal gerilimin cisimleşmiş hali olarak karşımıza çıkan Neikos; huzursuzluğun ve uzlaşmazlığın kadim temsilcisidir. İsim, kelime anlamıyla doğrudan kavgaya ve nizama başkaldıran kaosa işaret eder. Ancak bu huzursuzluk, sadece tesadüfi bir gürültü değil, insanları belli kalıplara hapseden hiyerarşik yapıların çatlaklarından sızan bir başkaldırıdır; zira tahakkümün olduğu her yerde, iktidarın zorla dayattığı o suni dinginliği parçalamaya hazır bir Neikos mutlaka vardır.
Silenos
Gel şöyle otur bakalım küçük dostum, ateşin kıyısı her zaman daha sıcaktır. Gözlerindeki o merak pırıltısı, insanın içindeki bitmek bilmeyen keşfetme arzusunun en güzel kanıtı. Bugün sana anlatacağım şey, aslında her gün çevremizde dönen ama pek azımızın ismini koyabildiği o hırçın rüzgar hakkında: Neikos.

Her şey, o huzursuzluk tanrıçası Eris’in gölgesinden doğan o tuhaf kıvılcımla başladı. Hani bazen ağzının tadı kaçar, neşeli bir oyunun ortasında aniden bir huzursuzluk peyda olur ya; işte Neikos tam olarak o andır. Adı üzerinde, "kavga" ve "çatışma" demektir onun özü. Hani bazen gökyüzü sakinlerinin bile kendi aralarında dudak büktüğü, o gereksiz tartışmalar vardır ya, işte Neikos’un parmakları hep o işlerin arasındadır.

Eris, nifakın ve karmaşanın efendisi olunca, çocukları da pek öyle sakin yaradılışlı olmuyorlar. Neikos, anlaşmazlığın vücut bulmuş hali gibidir. İnsanlar ya da tanrılar, bir masanın başında oturup bir meseleyi tatlı dille çözmek yerine, kaşlarını çatıp seslerini yükseltmeye başladıklarında, aslında Neikos o odanın köşesine sinmiş, sinsi bir gülümsemeyle izliyordur sizi.

Düşün bir; bir elma paylaşılırken iki kişi aynı anda elini uzatırsa, işte orada Neikos belirir. Biri "bu benim" der, öteki "hayır, önce ben gördüm" diye ayak diretir. O an akan şarabın tadı kaçar, neşeli sohbetler yerini soğuk bakışlara bırakır. Neikos, insanların birbirini duymayı bıraktığı o eşikte beslenir. O, sadece kaba kuvvetin değil, inatlaşmanın ve kendi bildiğini okumanın da efendisidir.

Sakın korkma ama tetikte ol. Çünkü Neikos dediğin, aslında bizlerin kendi içindeki o huysuz ve inatçı parçadır. Bir gün biriyle ters düşersen, o an dur ve düşün; "Acaba Neikos kulağıma ne fısıldıyor?" diye. Bazen bir adım geri çekilmek, koca bir kavgayı daha başlamadan sönümlendirir. Tanrıların saraylarında bile bu tür çatışmalar hep yaşanır, bazen gök gürültüsü diye duyduğumuz seslerin altında aslında bu tür huzursuzluklar yatar.

Neikos, çatışmanın çekim gücüdür. İnsanları birbirine düşürerek aslında ne kadar kırılgan olduğumuzu hatırlatmak ister sanki. Ama unutma, bilgece bir gülümseme ve bir parça anlayış, o huysuz Neikos’un tüm oyununu bozmaya yeter de artar bile. Haydi, şimdi o somurtkan suratını bırak da biraz doğanın sesini dinle; zira kavga etmek, güneşin batışını izlemekten çok daha sıkıcı bir iştir.

Pusula

Üyelik

Dil ve Tema

Dil Seçimi
TR EN
Tema Seçimi