Thesauros Mitoloji Nannakos

Nannakos

Nannakos

Tufan öncesi Phrygia kralı Nannakos, yaklaşan felaketi görüp halkıyla gözyaşı döktü. Ölümüyle gelen tufan, kadim Anadolu efsanelerinde ölümsüzleşti.

Deukalion tufanından çok daha evvel, Phrygia tahtında hüküm süren Nannakos’un hikayesi, otoritenin kaçınılmaz sona karşı sergilediği çaresizliğin ve kitleleri kendi korkusu etrafında hizalama arzusunun bir yansımasıdır. Yaklaşan felaketi bir yönetici ayrıcalığıyla sezdiğini iddia eden Nannakos, sarayının ve halkının yazgısını kendi öngörüsüne endeksleyerek, toplumu sürekli bir yakarış ve yas ritüeline mecbur bırakmıştır. Onun gözyaşları, sadece bir kederin dışavurumu değil, iktidarın kendi ömrüyle sınırladığı bir toplumsal düzenin, mutlak sonun karşısında duyduğu kaygının ve halkını bir gölge gibi takip eden baskı rejiminin damlalarıdır; bu yüzden "Nannakos'un gözyaşları" deyimi, aslında iktidarın hükmüyle daralan bir nefesin, sonun habercisi haline gelmesidir.

Başka bir anlatı ise Nannakos’un üç yüzyıllık ömrünü, bir halkın varoluşuna tahakküm eden bir paratonere dönüştürür. İlahi bir hükümle, ölümü halkının yok oluşuna bağlanan bir tiran figürü olarak, kendi biyolojik sınırlarını bir topluluğun kaderiyle mühürlemiştir. Nannakos’un son nefesi, beklenen tufanın tetikleyicisi olurken; halkın döktüğü yaşlar da yalnızca bir kralın ardından değil, onunla eş tutulan bir yok oluşun korkusuyla dökülmüştür. Bu kadim anlatılar, Tufan mitosunun merkezinin Anadolu toprakları olduğunu doğrularken, aynı zamanda tek bir figürün otoritesinin, kitleleri nasıl kaçınılmaz bir felaket döngüsüne ve kolektif bir çaresizliğe mahkum edebileceğini de açığa vurur.
Silenos
Gel bakalım evlat, şöyle ateşin kenarına iliş. Ayaklarını uzat, yorgunluğun gitsin. Phrygia topraklarının tozunu yutmuş, çok eski, çok kederli ama bir o kadar da bilge bir kralın hikayesini anlatayım sana. Adı Nannakos’tu. Öyle bir adam düşün ki, henüz gökyüzü sakinleri yeryüzünü büyük bir suyla arındırmaya karar vermeden çok önce, o yaklaşan felaketi yüreğinin derinliklerinde hissetmiş.

Nannakos, Phrygia’nın kralıydı. Tacı parlak, tahtı görkemliydi ama gözleri... Ah, o gözler hep nemliydi. Sanki bir tanrıça ona fısıldamış da, o da duyduklarını unutamıyormuş gibi. Gökyüzü sakinlerinin kararını sezinlemişti bir kere; koca bir tufan geleceğini, her şeyin sular altında kalacağını biliyordu. İnsan bu, evlat; bazen yaklaşan fırtınayı görmezden gelir, bazen de Nannakos gibi ömrünü o fırtınayı durdurmaya adar.

Kral, halkını topladı, tapınakların kapılarını ardına kadar açtı. Günlerce, gecelerce yakardılar. Nannakos’un gözlerinden akan yaşlar, tapınağın mermerlerini bile aşındırmıştı. Öyle çok ağlıyordu ki, o günlerden bugüne bilge kişiler "Nannakos’un gözyaşları" derler, sonu gelmeyecekmiş gibi üzülenlere. Ama kader dediğin, bazen ucu sivri bir mızrak gibidir; ne kadar kaçarsan kaç, eninde sonunda sana dokunur.

Bir de şu söylenti var; bu kral öyle yaşlanmış, öyle tecrübe biriktirmişti ki tam üç yüz koca yıl devirmişti. Gökyüzü sakinlerinin kehaneti ise pek çetindi: "Nannakos öldüğü gün, halkı da onunla birlikte bu dünyadan silinecek." Düşünsene, koskoca bir krallığın kaderi tek bir adamın nefesine bağlı!

O hüzünlü gün gelip çattığında, Nannakos son nefesini verirken halkı da hıçkırıklara boğuldu. Topluca ağlamaya başladılar, tıpkı kralları gibi. Ve tam o an, gökyüzü karardı, denizler kabardı ve o meşhur tufan geldi. Ne krallıktan eser kaldı, ne de o gözü yaşlı halktan.

Şimdi neden anlattım bunu sana? Çünkü bizler, yani bu topraklarda kök salmış olanlar, felaketleri bile kendimizden, kendi acılarımızdan biliriz. Anadolu, evlat, sadece taş ve topraktan ibaret değildir; o, tanrıların öfkesini de, insanların bitmek bilmeyen umutlarını da belleğinde tutan devasa bir masal kitabıdır. Bugün biz bu masalı hatırlıyorsak, Nannakos’un döktüğü o gözyaşları sayesinde hatırlıyoruz.

Hadi, şimdi biraz daha ateşin közüne bak. Hayat bazen acıdır, evet, ama unutma; her tufandan sonra mutlaka bir gökkuşağı belirir. Biz yaşlılar biraz kederli konuşuruz, bakma sen bana, gönlünü ferah tut. Yarın güneş yine doğacak.

Pusula

Üyelik

Dil ve Tema

Dil Seçimi
TR EN
Tema Seçimi