Thesauros Mitoloji Menoitios

Menoitios

Menoitios

Biri kibirli Titan soyundan gelen bir sürgün, diğeri ise Akhilleus’un can yoldaşı Patroklos’un babası olan iki farklı Menoitios hikayesi.

İapetos ve Klymene’nin soyundan gelen; Prometheus, Epimetheus ve Atlas ile aynı kandan Menoitios, Titan kuşağının hiyerarşiyi reddeden o huzursuz kibrini taşır. Kendi varlığını tanrısal buyrukların üzerinde konumlandırma cüreti, Zeus’un mutlak otoritesini sarsan bir tehdit olarak algılanmış; bu boyun eğmezlik, yıldırımların yakıcı kudretiyle cezalandırılarak Erebos’un dipsiz karanlığına sürgün edilmiştir. İktidar, kendi tebaasını ancak silerek, yokluğun sessizliğine mahkum ederek teskin edebilir.

Aktor ve Aigina’nın oğlu olan diğer Menoitios ise, yeryüzündeki soyağaçlarında hüküm süren düzenin bir parçasıdır. Aigina’nın Zeus’tan olan oğlu Aiakos ile kurulan üvey kardeşlik bağı, Akhilleus ve Patroklos arasındaki kadim dostluğun da kökenindeki hane hukukunu belirler. Oğlunun bir kazayla işlediği cinayet sonrası onu Peleus’un sarayına sürgüne gönderirken, aslında yeni bir otoritenin korumasına teslim eder. Bu yer değiştirme, çocukların iktidar yapıları içerisinde yontulup şekillenerek yetiştiği bir zorunluluk alanıdır; zira hiçbir birey, o büyük soy ağaçlarının gölgesinden tamamen azade, kendi özgün anarşisini kuracak boşluğu bulamaz.
Silenos
Bakın hele, kimler gelmiş! Gelin, şu yaşlı ihtiyarın yanına, gölgeye sığının bakalım. Bugün size aynı isimle anılan iki farklı adamdan, yani Menoitioslardan bahsedeceğim. İsimler bazen kafa karıştırır, tıpkı ormandaki patikalar gibi, değil mi? Ama beni dinleyin, düğümleri tek tek çözeriz.

Önce şu Titan olan Menoitios’a bakalım. Hani şu Prometheus ve Atlas gibi dev gibi isimlerin kardeşi olan... Kendisi biraz fazla "kendim ettim, kendim buldum" tiplerindendi. Gurur denen o sinsi zehir ruhunu sarınca, boyundan büyük işlere kalkıştı. Gökyüzü sakinlerinin başı Zeus, bu cüreti görünce hiç affeder mi? Yıldırımlarıyla öyle bir vurdu ki, zavallı Menoitios'u ışığın uğramadığı, o derin mi derin Erebos karanlığına postalayıverdi. Kibir, çocuğum, insanın ayağına dolanan en ağır prangadır; sakın unutmayın.

Ama durun, bir de öbür Menoitios var ki, onun hikayesi daha bir toprak kokar, daha bir insana benzer. Bu Menoitios, Aktor ile Aigina’nın oğludur. Hani şu Zeus’un sevdiği Aigina... Menoitios, meşhur Aiakos’un üvey kardeşi olur. Hani şu çok sevdiğimiz, yiğit Patroklos’un babası var ya, işte bu Menoitios o!

Bir gün, minik Patroklos talihsiz bir kaza yapıp bir arkadaşının ölümüne sebep olunca, babası Menoitios ne yaptı dersiniz? Onu korumak ve yetişmesi için doğruca Peleus’un sarayına, yani Akhilleus’un yanına gönderdi. Kaderin ağları işte burada örüldü: Akhilleus ile Patroklos, o koca sarayın bahçelerinde birlikte koştular, birlikte büyüdüler. Eğer Menoitios o zor kararı verip oğlunu göndermeseydi, bugün ozanların o dillere destan dostluk hikayelerini dinleyemezdik.

Ne dersiniz? Biri gökyüzünün öfkesine kurban gidip karanlığa gömüldü, diğeri ise oğluna bir yol çizip tarihin akışını değiştirdi. Hayat bazen bir kadeh dolusu tatlı şerbet gibidir, bazen de biraz acı ama öğretici... Şimdi dağılın bakalım, şuradaki zeytin ağacının gölgesi uzadı bile, biraz dinlenmem gerek. Yine gelin, anlatacak daha çok şey var!

Pusula

Üyelik

Dil ve Tema

Dil Seçimi
TR EN
Tema Seçimi