Thesauros Mitoloji Melpomene

Melpomene

Melpomene

Tragedyanın ve hüzünlü şarkıların ilham perisi olan Melpomene, sahnedeki acıyı ve dramı sanatın dokunaklı sesiyle ölümsüzleştiren eşsiz bir Musadır.

Melpomene, trajedinin matemini sırtında taşıyan ve sahneye hükmeden bir Musa’dır. Tiyatro maskesinin ardına gizlenen o ezici otorite, aslında insan ruhuna giydirilen estetik bir prangadır; acının sahnelenme biçimi, izleyicinin zihninde kurulan hiyerarşik düzenin yansımasıdır. Kaçınılmaz sondan duyulan o muazzam korku, aslında iktidarın birey üzerinde kurduğu, görünmez bir otoriteyle beslenen tahakkümün sahneye yansıyan yankısından başka bir şey değildir.
Silenos
Bak evlat, şöyle ateşin kenarına iyice yerleş. Üşüdüysen biraz sokul, dizlerimdeki şu eski postun sıcaklığı sana iyi gelir. Bugün sana gökyüzü sakinlerinin dünyasından, ama hani o kahkahaların değil de, insanın içini şöyle bir buran, kalbini titreten türden bir hikaye anlatayım.

Musa denince aklına hemen neşeli şarkılar, kırda dans eden kızlar gelmesin sakın. Melpomene öyle biri değildir. O, dokuz kız kardeşin en hüzünlüsü, en derin düşüncelere dalanıdır. Hani bazen güneşli bir günde bile içini bir ağırlık çöker ya, işte o anlarda Melpomene’nin nefesini ensende hissedersin.

Eskiden, çok uzun zaman önce, o da senin gibi cıvıl cıvıl bir genç kızdı. Neşesi yerinde, sesi bülbüllerle yarışırdı. Ama bilirsin, hayat bazen insanın önüne öyle aynalar koyar ki, kendine baktığında gördüğün şey değişiverir. Melpomene, insanların o karmaşık, o içinden çıkılmaz, bazen zaferle bazen de gözyaşıyla biten hikayelerine tutuldu. "Trajedi" dediğimiz o ağır başlı sanatın koruyucusu oldu.

Onu gördüğünde hemen tanırsın. Yüzünde bazen biraz hüzünlü, bazen de çok derin bir ciddiyet taşıyan o maskeyi tutar. O maske, aslında bizim, yani insanların hayattaki maskelerimizdir; hani ne kadar acı çeksek de, ne kadar dağılsak da sahnede dik durmaya çalıştığımız o hallerimiz. Melpomene elindeki o maskeye baktığında, sadece bir tahta parçası görmez; bir krallık yıkılırken hissedilen pişmanlığı, bir annenin evladına vedasını, insanın kendi yazgısıyla olan o bitmek bilmeyen çekişmesini görür.

Eskiden ona bakınca korkardım, "Bu kız neden hiç gülmez?" diye merak ederdim. Sonra anladım ki; bazı şarkılar neşeyle söylenmez. Bazı hakikatler, ancak gözlerin dolduğunda gün yüzüne çıkar. Melpomene, trajedinin kraliçesidir ama sakın onu "mutsuz" diye yaftalama. O, sadece insanın içindeki o koca okyanusu görebilen tek kişidir. Bazen bir kadeh dolusu üzüm suyu içer, başını kaldırır ve insanlara bakar: "Gülmeyin demiyorum," der gibidir, "ama ağlamanın da bir zarafeti olduğunu unutmayın."

İşte böyle küçük dostum. Herkes gökyüzü sakinlerinin zaferlerini anlatır, saraylarındaki ziyafetleri över. Ama Melpomene bize şunu öğretir: Bir hikayenin en güzel tarafı, o hikayenin sonunda ne kadar değiştiğimizdir. Şimdi hadi, şu odunları biraz daha sür ateşe; hayat dediğin, bazen hüzünlü bir maske takıp yine de dans edebilmektir.

Pusula

Üyelik

Dil ve Tema

Dil Seçimi
TR EN
Tema Seçimi