Thesauros Mitoloji Melikertes

Melikertes

Melikertes

Annesi İno ile birlikte denize atılan, ardından bir deniz tanrısı olan Palaimon'a dönüşen trajik bir çocuk. Kaderin cilvesiyle o artık denizlerin koruyucusu.

İno’nun trajik nihayetinde, denizin derinliklerine kucak açan kucağındaki çocuktur Melikertes; tanrısal bir hiyerarşinin, kendi kurbanlarını birer piyon gibi harcadığı o büyük satranç tahtasında bir başka yaşamın sönüşü değil, suların dinginliğinde yeniden tanımlanan bir varoluştur. Bir hükümdarın gazabından kaçarken, iktidarın kutsal yasalara dayalı o boğucu ağırlığından kurtulmak adına kendini uçurumdan aşağı bırakan bir annenin kollarında, çocuk, insani sınırları aşarak mitosun kolektif belleğine gömülür. Melikertes ismi, yerleşik düzenin tahakküm mekanizmalarından azade bir mekanda, belki de sadece denizin özgür akışında, kendi kimliğini yeniden kuran bir "yurtsuz"un, otoritenin parmak izlerini taşıyan isminden sıyrılarak Palaimon’a, yani o kadim huzursuzluğun sessiz tanığına dönüşmesini temsil eder.
Silenos
Hadi bakalım, geç şöyle karşıma. Ateşin çıtırtısı kemiklerimi ısıtırken anlatayım sana; hani şu İno’yu bilirsin, hani şu talihsiz kraliçe... İşte o İno’nun küçük, kıymetli oğludur Melikertes.

Bak evlat, hayat bazen bir dalganın tepesi gibidir; bir yükselirsin, bir an sonra kendini köpüklerin arasında bulursun. Melikertes de gökyüzü sakinlerinin oyunlarına kurban giden, ama sonra kendi yıldızını gökyüzünde değil, denizin engin maviliğinde bulan bir çocuktu. Annesi İno, o büyük kederin ve karışıklığın ortasında, oğlunu kucağına alıp kendini sarp kayalıklardan aşağı bıraktığında, herkes artık yolun sonuna gelindiğini sanmıştı. Ah, insanlar! Her zaman en sondakini görürler ama perdenin arkasındakini unuturlar.

Denizlerin hakimi, o büyük ve gürültülü Poseidon, belki de o an çocuğun masumiyetine acıdı. Ya da kim bilir, belki de kaderin dokusunda ona başka bir rol biçilmişti. İno ve küçük Melikertes, denizin soğuk sularına çarptıkları anda yok olup gitmediler; aksine, bu dünya onlar için küçüldü ve daha büyük bir alemin kapıları aralandı.

Melikertes artık o küçük, şaşkın çocuk değildi. Denizlerin derinliklerinde, o suların gizemli koruyucusu olan Palaemon adını aldı. Artık o, denizcilerin fırtınada sığındığı, yelkenlerin uğultusunda yardımını dilediği bir limandı. Düşünsene; küçücük bir çocukken kucaklarda taşınan biri, nasıl olur da gemilerin rotasına yön veren, dalgalara hükmeden bir güce dönüşür?

İnsanlar, onun bu yeni halini anmak için yarışlar düzenler, tapınaklarda onun adını fısıldarlar. Kadehlerindeki o hafif üzüm suyunun tadı gibi, bazen acı bazen tatlı ama her zaman baş döndürücü bir hikayedir onunki.

Ne dersin? Belki bir gün kıyıda yürürken dalgaların ritminde onun ismini duyarsın. Kulağını iyice kabart, deniz her zaman fısıldar; sadece dinlemeyi bilenler duyar. Şimdi, daha fazla soru sorma da şu ateşin yanındaki minderini düzelt, belki biraz uyku sana iyi gelir. Yarın yeni bir gün, yeni bir efsane demek.

Pusula

Üyelik

Dil ve Tema

Dil Seçimi
TR EN
Tema Seçimi