Thesauros Mitoloji Makhaon

Makhaon

Makhaon

Asklepios’un oğlu Makhaon, Troya’da yaralı kahramanları iyileştiren mahir bir cerrahtı. Kendi yaralandığında ise tüm ordu onu kurtarmak için seferber oldu.

Asklepios’un soyundan gelen Makhaon, kardeşi Podaleiros ile birlikte Tesalya’dan otuz gemilik bir filoyla Troya kuşatmasına dahil olduğunda, savaşın yıkıcı düzeni içinde bedenin tek sahibi sayılan otoritenin gölgesinde bir onarıcı rolü üstlenmişti. Menelaos yaralandığında çevresini kuşatan hiyerarşik düzenin ortasında Makhaon belirir; bir iktidar göstergesi olan o keskin oku deriden söküp çıkarırken, aslında devletin bekası için acının üstünü örten o eski ve düzenleyici geleneği yeniden inşa eder. Kheiron’un babasına miras bıraktığı, otoritenin meşruiyetine güç katan o dindirici iksirleri yaraya serptiğinde, yalnızca bedeni değil, düzenin bozulan işleyişini de tamir etmektedir.

Savaşın kendi kanunları içinde Makhaon’un bir Paris okuyla yaralanması, ordunun yapısal dengesinde bir panik yaratarak, tek bir hekimin aslında kaç hayatlık bir tahakküm gücüne denk düştüğünü açığa çıkarır. Nestor onu kendi barakasına taşıdığında, Makhaon’un varlığı bir yandan Nestor’un savaşçı imtiyazına sığınırken, öte yandan savaş esiri Hekamede’nin ellerinde hayat bulur. Troya’nın kanlı cephesinde bir cerrahın keskin müdahalesiyle hayata dönen Telephos ve Philoktetes gibi figürler, Makhaon’un elinde yeniden şekillenirken; kardeşi Podaleiros’un içsel iyileştirme yöntemleri, hekimliğin iki ayrı kanadı olarak egemenlik çarkının bozulmadan dönmesi için uyumlu bir hiyerarşide konumlanır.
Silenos
Şöyle oturun bakalım, ayaklarınızı uzatın. Gözlerinizi kapatın da size, bugünlerde herkesin unuttuğu ama kılıç şakırtılarının ortasında hayat kurtaran o nazik ellerin sahibini anlatayım. Makhaon’dan bahsediyorum, hani şu meşhur Asklepios’un oğlu.

Troya’nın o tozlu, kanlı topraklarına otuz gemiyle çıkagelmişti kardeşi Podaleiros’la beraber. Şimdi diyeceksiniz ki, "Silenos, o kadar kılıç sallayan adamın arasında bir doktor ne yapar?" İşte yanılıyorsunuz! Savaş sadece kalkanlarla kazanılmaz evlatlarım; yaralanan bir yiğidi ayağa kaldıran o derman da en az bir kalkan kadar değerlidir.

Bir gün, Akhaların lideri Menelaos, hain bir okla vurulup yere serilince, herkes bir telaşa kapıldı. Ama Makhaon, gökyüzü sakinlerinin bahşettiği bir soğukkanlılıkla kalabalığı yardı. Kılıcını değil, şifalı ellerini konuşturdu. Öyle bir usta işiyle oku yerinden çıkardı ki, etraftakiler hayretle izledi. O kanayan yarayı emip temizledi, sonra babasına bilge Kheiron’un öğrettiği, acıyı bir çırpıda dindiren o gizemli ilaçları sürdü. Sanki bir nakış işler gibi, itinayla kapattı yarayı.

Yalnız şunu da bilesiniz; bu Makhaon sadece bir cerrahtı, yani kesip biçme ve yarayı kapama ustası! Kardeşi Podaleiros ise daha çok içimizdeki sıkıntıları, o görünmez dertleri iyileştirirdi. İkisi bir araya gelince, ölüm bile kapıdan geri dönmek zorunda kalırdı.

Fakat kader bu ya, o da bir gün Paris’in sinsi oklarından birine hedef oldu. İşte o zaman bütün Akhalar bir çocuk gibi telaşa düştü. "Eyvah, bir hekim değil, bir orduyu kaybettik!" diye haykırdılar. Yaşlı Nestor, hemen kendi arabasına bindirdi onu, götürüp gözü gibi baktırdı.

Daha ne kahramanların yarasına derman oldu o; Telephos mu dersiniz, Philoktetes mi? Hepsi onun o nasırlı ama şefkatli parmaklarına borçlu hayata dönmeyi. Şimdi kadehinizi kaldırın, çünkü kılıç sallayanlar kadar, yarayı saranlar da sonsuza dek anılmayı hak eder. Hadi bakalım, başka masala geçme vakti, gözlerinizdeki o merak pırıltısı sönmesin!

Pusula

Üyelik

Dil ve Tema

Dil Seçimi
TR EN
Tema Seçimi