Thesauros Mitoloji Kinyras

Kinyras

Kinyras

Kıbrıs’ın zengin kralı Kinyras; sanatı, madenciliği getirdi, tanrılarla yarıştı ve hileli gemileriyle ünlendi. Trajik ömrü 160 yıl sürdü.

Kıbrıs’ın mutlak hakimi Kinyras, İlyada’da Agamemnon’un merkezi otoriteyi tesis etme hırsına karşı sergilediği pasif direnişle anılır; Odysseus ve Talthybios aracılığıyla dayatılan savaş seferberliğine, tek bir gerçek gemi ve kırk dokuz toprak maketle yanıt vererek, tahakkümün bürokratik işleyişini kendi zekasıyla bir oyuna çevirmiştir. Suriye kökenli bir figür olarak Paphos’u inşa ettiğinde, iktidarın coğrafyayı yeniden şekillendirme yetkisini kullanmış, ancak bu yapı, Aphrodite’in gazabıyla kızlarının bedenlerini kamusal birer nesneye dönüştüren toplumsal bir çözülmeye sahne olmuştur.

Kinyras’ın yaşamı, sınırları belirsiz yasakların ve otoritenin koyduğu kuralların ihlaliyle örülüdür; kızı Myrrha ile giriştiği doğadışı bağ, Adonis’in varlığıyla meşrulaşırken, aslında tanrısal düzenin denetleyemediği bir arzuyu imler. Bir yandan Aphrodite’in koruyuculuğu altında bir kült ve medeniyet kurucusu olarak adaya sanatla beraber Apollon gibi ilahi bir otoriteye meydan okuma cüretini getirmiş, öte yandan tanrısal hükümranlığa karşı giriştiği her müzikal yarışta kendi sonunu hazırlamıştır. Bakır madenlerini işleyerek Kıbrıs’ı ekonomik bir güç odağına dönüştüren bu kral, yüz altmış yıl süren ömrünü, iktidarın sunduğu uzun soluklu bir lütuf ile bu gücün beraberinde getirdiği kaçınılmaz trajedinin tam ortasında, yerleşik düzenin çatlaklarında var etmiştir.
Silenos
Ah, şöyle yerleşin bakalım kıpır kıpır yavrularım. Çemberin dışına taşmayın, ateşin sıcaklığı yüzünüze vursun. Bugün size Kıbrıs’ın o bitmek bilmeyen ömrüyle ünlü, hem usta bir müzisyen hem de azıcık "cin fikirli" kralı Kinyras’ı anlatacağım. İhtiyar gözlerim neler gördü, ama Kinyras gibisi az gelir dünyaya.

Şimdi bu adam, aslen buralardan değil; Suriye taraflarından, Byblos’tan gelme. Gelirken yanında bir de "kinnor" denilen o güzel sazını getirmiş. Öyle bir çalar ki, sanırsınız gökyüzü sakinleri bile perdelerin arkasından onu dinlemek için nefesini tutuyor. Ama gelin görün ki, bazen fazla özgüven insana hata yaptırır. Kinyras, bir gün tanrı Apollon’a "Gel seninle bir yarışalım," demiş. İşte bu, büyük bir cesaret mi yoksa koca bir budalalık mı, siz karar verin! Apollon’un gazabı meşhurdur, hani o şanssız Marsyas’ın başına gelenleri hatırlarsınız... Kinyras, o meşhur sazıyla tanrıya kafa tutarken, sanırım biraz fazla heyecanına yenik düşmüş.

Kinyras denince akla hemen o tuhaf Troya hikayesi gelir. Hani şu bizim Agamemnon var ya, hırslı adam... Kinyras’a haber salmış: "Bize elli gemi gönder, savaşa gidiyoruz!" demiş. Kinyras da "Tamam" demiş, tamam demesine de... İnsan 160 yaşına kadar yaşayınca, hayatta kalma sanatını da öğreniyor tabii. Bir tane gerçek gemi hazırlamış, geri kalan kırk dokuzunu ise çamurdan, topraktan yapmış! Denize indirmişler, hepsi daha kıyıdan ayrılmadan "pat" diye sulara gömülmüş. Geriye bir tek o gerçek gemi kalmış. Agamemnon durumu anlayınca köpürmüş ama ne yapsın? Kral söz vermiş, bir gemi yollamış; yani kağıt üstünde sözünü tutmuş! İşte, kurnazlık budur çocuklar; hem kralı kızdırmayacaksın hem de kendi gemilerini riske atmayacaksın.

Ada hayatı onun elinde değişmiş zaten. Bakırı yerin derinliklerinden çıkarmayı, onu tunca dönüştürüp sanat eserleri yaratmayı ondan öğrenmişler. Aphrodite ile de arası oldukça iyiydi; tanrıça onu öyle severdi ki, adaya onun sayesinde huzur ve sanat doldu. Ama biliyorsunuz, tanrıların sevgisi bazen ağır bir yüktür. Kinyras’ın ailesi, kızları, oğlu Adonis... Kendi içlerinde öyle karmakarışık, öyle dram dolu hikayeleri var ki, insan anlatırken bile biraz hüzünleniyor. Myrrha’nın hikayesini bilirsiniz belki, işte o trajik aşkın meyvesidir güzel Adonis.

Kinyras, hem bir sanatçı, hem usta bir madenci, hem de gemi hesabını karıştırmakta mahir bir kraldı. 160 yıl yaşayıp bu kadar çok şey sığdırmak, bir insanın başına gelen en ilginç işlerden biri olsa gerek. Şimdiyse sadece esintilerde ve eski müzisyenlerin parmak uçlarında yaşıyor.

Hadi bakalım, ateşin közü kararmadan dağılın şimdi. Yarın size başka bir bilgenin, ya da belki çok daha yaramaz birinin hikayesini anlatırım. Belki biraz da şarap tadında, gün batımı hüznüyle süslü bir masal olur, kim bilir?

Pusula

Üyelik

Dil ve Tema

Dil Seçimi
TR EN
Tema Seçimi