Thesauros Mitoloji İphis

İphis

İphis

İphis; hem yiğit bir savaşçı hem de İsis’in mucizesiyle cinsiyet değiştirip aşkına kavuşan, sınırları ve kaderin çizgilerini aşan mitolojik bir figürdür.

İphis ismi, hem eril hem de dişil tınıları bünyesinde barındıran ikili bir kimliğe sahiptir. Bir cephede, Thebai’ye karşı düzenlenen Yediler seferinde saf tutan bir savaşçı olarak Anakserete efsanesinde karşımıza çıkar. Diğer cephede ise Girit topraklarında, ataerkil düzenin "oğul" dayatmasının kurbanı olmamak için bir yanılsamayla biçimlenmiş bir ömür sürer.

Babasının hükmü, yaşamın başlangıcında bir eleme mekanizması kurmuş; kız doğan çocuğun varlığı, ancak bir erkek kimliğine hapsedildiğinde meşruiyet kazanabilmiştir. İphis, bu kısıtlayıcı otoritenin gölgesinde, sahte bir erkeklik performansı sergileyerek büyümüş ve toplumsal bir sözleşme olan nişanlanma aşamasına gelmiştir. Ancak kadim hiyerarşinin bekası, ancak tanrısal bir müdahaleyle, İsis’in bedene yaptığı köklü bir "düzeltme" müdahalesiyle sağlanabilmiştir. Evlilik kurumunun ve toplumsal rollerin devamlılığı adına bedensel bir dönüşümün dayatıldığı bu süreçte, bireyin kendi hakikati değil, düzenin gerektirdiği biyolojik ve sosyal statü galip gelmiştir.
Silenos
Girit’in o zeytin kokulu, güneşli tepelerinde bir zamanlar tuhaf mı tuhaf bir işler dönmüştü. İnsanlar bazen kaderin elinden kurtulmak için ne yollara başvuruyor, görüyor musunuz? Hikayemiz, çok ama çok isteyen bir babayla, kurnaz ve merhametli bir annenin evinde başlıyor. Baba öyle inatçıymış ki, "Eğer bir kızım olursa, onu buralarda tutmam, dağın ardına bırakırım!" diye tutturmuş.

Tabii anne, minik İphis’i kucağına aldığında gözyaşlarına boğulmuş ama yüreği o küçücük canı kaderin insafına terk etmeye elvermemiş. Şöyle bir düşünmüş, hem erkek hem de kız ismi olan bir isim bulmuş: İphis. İphis büyüdükçe, babasının gözünde dünyanın en yiğit delikanlısı olmuş. Ama gel gör ki hayat, insanın ayağına öyle düğümler atıyor ki bazen! İphis, genç ve güzel bir kıza gönlünü kaptırmış, düğün günleri belirlenmiş, ziyafetler hayal edilmiş. İphis’in annesi ise tir tir titriyor; "Tanrım," diyor, "bu sır nasıl saklanır, bu düğüm nasıl çözülür?"

Çaresiz kadın, Girit’in o eski, bilge tanrıçası İsis’e gitmiş. İsis, gökyüzü sakinlerinin en anlayışlılarından biridir; insan kalbinin çırpınışını en iyi o bilir. Annenin gözyaşları, tanrıçanın merhametiyle birleşince ortaya o eski masallardaki gibi bir mucize çıkmış. İsis, İphis’in üzerindeki o gizemli örtüyü kaldırmış ve onu tam da babasının istediği o yiğit erkeğe dönüştürmüş. Böylece evdeki huzur bozulmamış, gençler birbirine kavuşmuş ve Girit’in o güzel masalı mutlu bir sona bağlanmış.

Ha, unutmadan söyleyeyim; bir de şu bizim meşhur "Thebai’ye Karşı Yediler" seferi var. Orada da bir İphis daha görürsünüz, ama o başka bir adamın, başka bir kılıcın hikayesidir. İsimler bazen yolları karıştırır, değil mi? Ama unutmayın, İphis ismi geçince, akla hep o Giritli gencin mucizesi gelir. Şimdi bir yudum taze üzüm suyu içip dinlenme vakti, çünkü güneş batarken gökyüzü sakinleri oyunlarına devam eder. Söyleyin bakalım, siz olsanız böyle bir sırrı nasıl saklardınız?

Pusula

Üyelik

Dil ve Tema

Dil Seçimi
TR EN
Tema Seçimi