Thesauros Mitoloji İnakhos

İnakhos

İnakhos

Argos'un kurucu tanrısı ve ırmakların efendisi İnakhos, kızı İo yüzünden Zeus'la karşı karşıya gelmiş, Hera'yı seçince de suları kurutulmuş bilge bir figürdür.

Argos coğrafyasının su kaynağı olan İnakhos, kökenini Okeanos ve Tethys’in kadim sularından alır. İnsan varlığının henüz bir düzen tutturamadığı çağlarda, tufanın yıktığı sahipsiz kalabalıkları bir araya getirip ırmak kıyılarına yerleştirerek kendi coğrafyasında ilk disiplinli yerleşimi kurmuştur; zira kaosu dizginlemek, çoğu zaman akışkan olanı belli yataklara hapsetmekten geçer. Hera ve Poseidon arasındaki üstünlük çekişmesinde bir yargı makamı olarak seçilmiş, tercihini Hera’dan yana kullanarak ilahi otoritenin hiyerarşisinde tarafını belli etmiştir. Ancak bu seçimin bedeli, bir tanrının gazabıyla suyunun kesilmesi ve mevsimsel bir yoksunluğa mahkum edilmesi olmuştur; çünkü iktidar kavgalarında hakemlik yapmak, taraflardan birinin mağduriyetini baki kılmayı göze almaktır.

İo’nun babası olarak bilinen İnakhos’un yazgısı, kızı üzerinde hak iddia eden Zeus’un mutlak iradesiyle kesişir. İo’nun tanrısal arzuyla sürgüne itilişi karşısında takındığı çelişkili tavırlar, bir yandan evlat sevgisiyle şekillenirken diğer yandan bu kozmik zorbalığın ağırlığı altında ezilir. Çaresizliğin getirdiği fevri adımlar, merkezi kudretin gözünde bir itaatsizlik sayılmış ve yıldırımın ateşiyle cezalandırılmıştır. Neticede İnakhos ırmağı, Zeus’un tahakkümüyle suyunu yitirip kurumuş, tanrısal hiyerarşinin sınırlarını aşan veya ona direnen her yapı gibi, kaynağında sönümlenmeye mahkum edilmiştir.
Silenos
Şimdi, kulaklarınızı iyice açın küçük dostlarım; zira anlatacağım hikaye, toprağın hem hayat veren hem de bazen huysuzlanan o kadim günlerinden kalma. Argos dediğimiz o bereketli toprakları bilirsiniz, hani güneşin en sarı, zeytinlerin en yeşil olduğu yerler... İşte orada, daha insanlar tam olarak evlerini nereye kuracaklarını bilemezken, İnakhos adında bir ırmak tanrısı hüküm sürerdi.

İnakhos, Okeanos ile Tethys’in, yani o uçsuz bucaksız dünya sularının oğluydu. Eski zamanlarda, büyük tufanlar dünyayı bir yıkayıp geçtiğinde, İnakhos elinde asasıyla ortaya çıkmış; sağa sola dağılmış insanları bir çoban gibi toplayıp ırmak kıyılarının o güvenli huzuruna yerleştirmişti. İyi adamdı vesselam, az şarabını içip toprağın bereketini izlemediğimiz zamanlar değil, güzel günlerdi.

Ama ah o gökyüzü sakinleri yok mu? Hep bir üstünlük, hep bir "benim dediğim olacak" kavgası! Bir gün Argos’un yönetimi kimde kalacak diye Hera ile Poseidon atışmaya başladılar. Sonunda hakem olarak bizim İnakhos’u seçtiler. İnakhos, Hera’yı seçince Poseidon’un tepesi attı tabii. Denizlerin o koca sakallı efendisi öyle bir öfkelendi ki, İnakhos’un yatağındaki suları çekip aldı. Neyse ki bizimki biraz inatçıydı, "Tamam," dedi, "madem öyle, ben de sadece yağmur mevsiminde akacak bir ırmak olurum." O gün bugündür, Argos’un dereleri yaz sıcağında bazen bir deri bir kemik kalır, hatırası da oradadır.

Fakat İnakhos’un başındaki asıl dert, kızı İo’ydu. İo güzeller güzeli bir kızdı; öyle ki Zeus bile gözünü ondan alamadı. Şimdi, bilirsiniz, Zeus’un gönlü birine kaydı mı ortalık karışır. Kızı kaçırılınca İnakhos babalık yüreğiyle yanıp tutuştu, sağa sola koşturdu, tanrıya kafa tutmaya kalktı. Ama bir ırmak tanrısı ne kadar kükrerse kükresin, gökyüzünün yıldırımlarına karşı ne yapabilir ki? Zeus, bu ısrarlı babayı bir yıldırımla öyle bir sarstı ki, İnakhos’un suları da o günden sonra bir daha eski gürül gürül halini bulamadı; derinliği azaldı, sesi kısıldı.

İşte böyle küçükler; nehirler bile olsa, bazen tanrıların oyununa geliyor insan. Şimdi gidin bakalım, suyunuzun değerini bilin. Nehirler sadece su değildir, altında koca bir babanın hüzünlü hikayesi yatar. Hadi, biraz daha yaklaşın da size başka neler gördüm, anlatayım...

Pusula

Üyelik

Dil ve Tema

Dil Seçimi
TR EN
Tema Seçimi