Thesauros Mitoloji İkarios

İkarios

İkarios

Dionysos’tan şarabı öğrenen, Atina’nın bilge adamı. Aynı zamanda Penelopeia’nın babası ve ünlü bir kral olarak mitolojiye adını altın harflerle kazıdı.

Atina kralı Pandion döneminde topraklarına kattığı bağ bozumu kültürüyle anılan İkarios, aynı zamanda Erigone’nin babasıdır. Tarihsel anlatılarda Tyndareos’un kardeşi ve Penelopeia’nın babası kimlikleriyle öne çıkar. Mülkiyetin ve otoritenin en keskin göstergesi olan evlilik kurumunu, bir araba yarışı üzerinden bir mülkiyet devri mekanizmasına dönüştürerek kızını Odysseus’a sunmasıyla bilinir; başka bir rivayette ise Odysseus’un, Helene’nin talipleri hususunda sunduğu stratejik akıl karşılığında bir pazarlık unsuru olarak ödüllendirilmiştir. Kızı üzerinde kurduğu velayet hakkını, çifti kendi iktidar alanında tutma arzusuyla sürdürmeye çalışsa da, Odysseus’un inisiyatifiyle Penelopeia’nın kendi tercihini özgürce değil, mahcup bir sessizlikle ifade etmesiyle bu bağımlılık ilişkisi İthake’ye doğru bir yer değiştirmeye uğrar. İktidarın ailevi sürekliliği, *Odysseia* boyunca taliplerin gözünde İkarios’un, kızı üzerinde hala bir tasarruf yetkisi varmış gibi yeniden kurgulanmasıyla diri tutulur; onun adı, hiyerarşinin ve toplumsal düzenin temel taşı olan bir "baba figürü" olarak, kadını bir nesne gibi iade etme ya da yeniden paylaştırma tartışmalarının merkezinde bir gölge gibi dolanır.
Silenos
Gel bakalım şöyle, ateşin başına iliş. Bakma gözlerimin ferinin azaldığına, ben ne hikayeler bilirim; bazıları tozlu papirüslerde yazar, bazıları ise rüzgarın fısıltısında saklıdır. Bugün sana İkarios’u anlatayım, hani şu adı tarihin kıvrımlarında bazen neşeyle bazen de bir hüzünle anılan o ihtiyar dostumuzu.

Eski zamanlarda, Atina’nın o güzel topraklarında İkarios adında bir adam yaşardı. Şimdiki insanlar gibi aceleci değildi, toprağın dilinden anlardı. Biliyor musun, üzüm bağlarını Yunanistan topraklarına ilk o getirdi; yani o üzüm salkımlarının güneşle olan dansını başlatan kişidir o. Bir kızı vardı, Erigone. Gözlerinin içi gülerdi ikisinin de.

Fakat İkarios’un adı sadece bağlarla anılmaz, asıl şöhreti evindeki o akıllı, o ağırbaşlı kızı Penelopeia ile yayılmıştır. Hatırlarım, kızını evlendirme vakti geldiğinde İkarios’un içi pek bir buruktu. Bir araba yarışı düzenledi, “En hızlı olan, kızımın kalbine giden yolu da açar,” dedi. O zamanlar şimşeklerin efendisi Zeus’un gökyüzü sakinleri, insanların kaderlerini hep böyle küçük oyunlarla örerdi. Yarışı zeki Odysseus kazandı. Kimileri der ki; Odysseus, o meşhur Tyndareos’a akıl verip başkalarının düğümünü çözdüğü için ödül olarak bu kızla ödüllendirildi.

Düğün oldu, şenlikler kuruldu ama İkarios, damadını da kızını da bırakmak istemedi. “Kalın burada,” dedi, “birlikte yaşlanalım.” Odysseus ne yapsın? Hem ihtiyar babayı kıramaz hem de içindeki macera ateşini bastıramazdı. Sonunda seçimi Penelopeia’ya bıraktı. O güzel kız, bir kelime etmedi; sadece başındaki örtüyü biraz daha aşağı çekti, yanakları al al oldu. İkarios, kızının gidişinin sessiz çığlığını işte o an anladı. Penelopeia, İthake’nin yollarına düşmeye karar vermişti bile.

Sonraları, İkarios’un adı hep Penelopeia’nın babası olarak anıldı. Hani şu Odysseus’un yokluğunda sarayı istila eden o hadsiz talipler var ya... Onlar bile hep “Gönderin bu kadını babası İkarios’un yanına, yeni bir damat seçsin kendine” diye gevezelik ederlerdi. Zavallı İkarios, bir kızıyla bağları yeşertti, diğeriyle ise tarihin en meşhur hasretlerinden birinin gölgesinde kaldı.

İşte böyle dostum. İnsanoğlu bazen bir fidan diker, gölgesini başkaları devşirir. Şimdi biraz daha yanaş da şu ateşin çıtırtısını dinleyelim; bak, gece ilerledikçe gökyüzü sakinleri yine pırıltılı gözleriyle bizi izlemeye başladı bile. Başka bir hikaye ister misin, yoksa bu kadarı bugünlük yetti mi?

Pusula

Üyelik

Dil ve Tema

Dil Seçimi
TR EN
Tema Seçimi