Thesauros Mitoloji Hippomedon

Hippomedon

Hippomedon

Thebai'ye karşı Yediler'in dev cüsseli savaşçısı Hippomedon, ilk seferde şehit düşse de mirası oğlu Polydoros ile zaferle taçlanmıştır.

Thebai’nin surlarına dayanan o devasa figür, iktidarın hüküm sürmek adına kurguladığı hiyerarşik düzenin bir parçası olarak Adrastos’un safında yerini almıştı. Egemenliğin meşruiyetini kanıtlamak için yürütülen o ilk seferde, Hippomedon sadece bir komutan değil, otoritenin fiziksel bir uzantısı gibi gövde gösterisi yapıyordu. Ancak tahakkümün yarattığı bu çatışma ortamı, onu İsmarios’un hamlesiyle kaçınılmaz bir sona sürükledi. İktidarın sürekliliği adına, birinin düşüşü üzerine başka birinin inşası zorunluydu; nitekim ölümüyle sönümlenen bu hırs, yerini oğlu Polydoros’a bıraktı. Alkmaion’un komutası altında şekillenen Epigonlar hareketi, gücün el değiştirdiği bir devamlılık senaryosunda, babasının yarım bıraktığı tahakkümü nihayete erdirerek Thebai’yi fetihle teslim aldı.
Silenos
Hadi, yakından oturun bakalım. Ateşin çıtırtısını duyuyor musunuz? İşte bu ses, eski günlerin, o gürültülü ve görkemli zamanların hikayelerini anlatmak için en güzel eşlikçidir. Kulaklarınızı dört açın, size Hippomedon’dan bahsedeceğim; hani şu Thebai surlarının önünde toprağı sarsan o dev adamdan.

Gözünüzün önüne getirin; koca bir dağ parçası gibi, zırhları güneş altında göz kamaştıran bir kahraman düşünün. Adrastos’un o meşhur "Yediler" ordusuna katıldığında, Hippomedon sadece bir asker değildi; sanki toprağın kendisi ayağa kalkmış, Thebai şehrinin kapılarına yürüyordu. Öyle iriyarıydı ki, attığı her adımda yerin titrediğini, surlardaki muhafızların "Eyvah, gökyüzü sakinleri yardımıma gelsin!" diye dizlerinin titrediğini görebilirdiniz.

Ama biliyorsunuz, kaderin ipliklerini kimin büktüğünü asla kestiremezsiniz. Hippomedon, o devasa gücüyle Thebai’nin önünde dimdik dururken, İsmarios adında biri çıktı karşısına. Hikaye bu ya, bazen koca bir çınarı devirmek için küçücük bir balta yeterli olur. İşte Hippomedon’un o destansı yürüyüşü de orada, surların dibinde son buldu. Bir dev, bir fani tarafından toprağa emanet edildi.

Ama durun, hikaye burada bitmiyor! Kader bazen bir kapıyı kapatır, diğerini aralar. Hippomedon’un oğlu Polydoros, babasının yarım bıraktığı o tozlu yolu unutmadı. Babasının kalkanı ve intikam ateşiyle, Alkmaion’un önderliğindeki o ikinci orduya, yani Epigonlara katıldı.

Eski topraklar der ki; ilk seferde yenilmek, aslında ikinci seferdeki zaferin temeliymiş. Polydoros ve arkadaşları, Thebai’nin o aşılmaz denilen kapılarını nihayet ardına kadar açtılar. İşte öyle, evlatlar... Bir devin hikayesi bittiğinde, yerini başka bir cesaretin yükselişine bırakır.

Şimdi, kadehlerinizde biraz neşeli üzüm suyu varsa, bir yudum alın ve düşünün; insan ne kadar büyük olursa olsun, hikayesi bazen bir başkasının yüreğinde yaşamaya devam eder. Başka bir gün, başka bir efsanede buluşana dek, kulaklarınızda rüzgarın fısıltısı eksik olmasın.

Pusula

Üyelik

Dil ve Tema

Dil Seçimi
TR EN
Tema Seçimi