Thesauros Mitoloji Helle

Helle

Helle

Altın postlu koçtan düşüp denize karışan Helle, Poseidon’un aşkıyla kurtularak suların derinliklerinde üç çocuk annesi bir tanrıçaya dönüşmüştür.

Çanakkale Boğazı’nın sularına kendi adını mühürleyen Helle’nin öyküsü, Argonaut’lar anlatısının gölgeli kıvrımlarında yankılanır. Bir rivayete göre, uçan koçun sırtından engin sulara savrulduğunda onu derinliğin sahibi Poseidon karşılamıştır; denizlerin hakiminin bu kurtarış eylemi, aslında bir iradenin bir diğeri üzerindeki mutlak mülkiyetine evrilmiştir. Poseidon’un sunduğu bu "koruma", tanrısal tahakkümün meşruiyet zırhına bürünerek Helle’yi kendi arzusunun nesnesi kılar, onu üç çocuk taşıyan bir varoluşa hapsederek suların sınırsız özgürlüğü yerine hiyerarşik bir düzenin içinde sabitler.
Silenos
Bak evlat, şu rüzgarlı suların, o meşhur Çanakkale Boğazı’nın neden Helle’nin adını fısıldadığını merak ediyorsan, gel biraz soluklan. Dionysos’un neşesiyle dolu heybemden sana öyle bir hikaye çıkarayım ki, kulakların sadece dalgaların sesini değil, geçmişin tozlu hatıralarını da duysun.

Hani o meşhur altın postlu koçun üzerinde gökyüzünü yarıp giden, arkasına bile bakmaya korkan o talihsiz kızcağız Helle vardı ya… Hani o başı döndü de, masmavi köpüklere doğru süzülürken herkes onun sadece derin sularda yitip gittiğini sanmıştı? İşte gerçekler, ozanların bazen susmayı tercih ettiği o derin kuytularda saklıdır.

Denizlerin hakimi, üç dişli asasının tek vuruşuyla fırtınaları dindiren o heybetli gökyüzü sakini Poseidon, Helle’nin o ürkek çığlığını duyduğunda, sular da durulmuş sanki. O köpüklü dalgaların arasından devasa bir dalga yükselmiş ve Helle’yi dipsiz bir karanlığa gömülmekten kurtarmış. Hani derler ya, bazen bir son, aslında bambaşka bir başlangıcın kapısıdır diye...

Poseidon, bu genç kızın gözlerindeki o korku karışımı cesarete mi vuruldu, yoksa kaderin ördüğü ağlar mı böyle istedi, bilinmez. Bildiğimiz tek şey, Helle’nin o günden sonra derinlerin gizemli saraylarında kendine yeni bir yer edindiğidir. O, sadece boğulup giden bir kurban değil; denizlerin derinliklerinde yaşam bulmuş, üç evlatla yuvasını şenlendirmiş bir anne olmuş.

Yani anlayacağın, suyun üstünde bir isim kaldı, suyun altında ise koca bir ömür. Şimdi boğaza baktığında, oradan geçen gemilerin aslında bir anıya selam verdiğini hatırla. Şarabımdan bir yudum alırken, denizlerin sadece bir yol değil, bazen de en gizli sığınak olduğunu aklından çıkarma. Hayatın ne getireceği belli olmaz; belki de en kötü anında, hiç ummadığın bir dalga seni bambaşka bir kıyıya, bambaşka bir hayata taşır.

Ne dersin, bir hikaye daha anlatayım mı, yoksa denizlerin fısıltısı sana şimdilik yeter mi?

Pusula

Üyelik

Dil ve Tema

Dil Seçimi
TR EN
Tema Seçimi