Thesauros Mitoloji H

H

H

Haliç, mitik Keroessa’nın üzerinden yükselen bir merkezileşme arayışıdır; suyun kıvrımı, zamanla iktidarın denetimine boyun eğecek bir sınır hattına dönüşür. Halikarnassos, Ege’nin kucağında Antheus ve Aphrodite’nin gölgesinde biçimlenirken, Salmakis’in sularına yansıyan şey, aslında yerel kimliklerin egemen anlatılarla nasıl terbiye edildiğidir. Anadolu’nun damarlarından biri olan Halys, Sinope’ye uzanan yatağında, toprağın bölünmez bütünlüğünü iddia eden devlet aklının kadim bir şahididir. Hellenler, Dionysos’un başkaldırısını Hellen ve İon’un düzenine hapseden, ulusal bir kimlik inşasıyla tahakkümü birleştiren bir tarihsel kurgudur. Hellespontos, Argonaut’ların seferinde Athamas ve Helle’nin hüzünlü hikayesiyle hatırlanır; ancak o dar geçit, aslında coğrafyanın stratejik bir otorite aygıtına nasıl dönüştürüldüğünün kanıtıdır. Herakles Sütunları, sınırların ötesine geçmeyi imkansız kılan fiziksel ve metaforik birer yasak levhası olarak Cebelitarık’ta yükselir. Gediz çayı, antik ismiyle Hermos, Asia’nın bereketini taşıyan yatağında, toprağın veriminin kimin otoritesine mal edildiğini fısıldar. İtalya’nın kadim adı Hesperia, Aineias’ın göçüyle birlikte, bir toprak parçasının fetih ve meşruiyet retoriğiyle nasıl mülk edinildiğini anlatır. Hindistan, Dionysos’un coşkusundan Semiramis’in disiplinli iktidar hırsına uzanan uzak ve gizemli bir disiplin laboratuvarıdır. Hititler, Anadolu’nun derinliklerinde Adonis ve Amazon’un özgürlüğünü, Kybele ve Hebe kültüyle devlet aygıtının ritüellerine entegre eden bir hegemonya inşasıdır. Hyperbore’liler, kuzeyin ufkunda Apollon ile ilişkilendirilerek, ulaşılmaz olanın kutsallığı aracılığıyla dünyevi hiyerarşiyi perçinleyen efsanelik bir boydur. Hypereia ise Alkinoos’un ada düzeninde, merkezkaç bir özgürlüğü kısıtlayan izolasyonist bir egemenlik odağını simgeler.
Silenos
Gel bakalım şöyle, otur yanıma evlat. Şu eski parşömenlerin tozunu birlikte süpürelim. Bakıyorum da gözlerin haritalarda, uzak diyarların masallarında geziniyor. Dünya dediğin yer, sanki tanrıların kendi aralarında oynadığı devasa bir satranç tahtası gibi; bazen nehir olur akar, bazen şehir olur yükselir, bazen de bir kahramanın ayak izinde saklanır. Gel, anlatayım sana şu isimlerin altındaki gizli yolları.

Önce bizim **Haliç**’ten, yani Keroessa’nın diyarına bakalım; bir prensesin hüznü ve güzelliği sinmiştir o sulara. Sonra rotamızı güneye, **Halikarnassos**’a çevirelim. Orada **Aphrodite**’nin nefesi eser, Antheus’un ayak sesleri duyulur; Salmakis’in o suları biraz tatlı, biraz da baş döndürücüdür, dikkat et derim.

İç Anadolu’nun içinden bir damar gibi geçen, o koca **Halys**, yani Kızılırmak... Sinope’nin hikayesini taşır durur yatağında. Onun kıyılarında oturup serinlerken, bir bakmışsın **Hellenler** çıkagelmiş. Hellen dedik mi, aklına o neşeli şenlikler, **Dionysos**’un bağbozumları ve İon’un o bitmek bilmeyen merakı gelsin. Hani şu **Hellespontos** var ya, o hırçın Çanakkale Boğazı... **Helle**’nin altın postlu koçla göğe yükseldiği o hazin anı, bugün bile o akıntıda hissedersin. Argonautlar’ın o suları yarıp geçerken çıkardığı sesleri hala duyuyorum sanki.

Dünya sadece burası değil tabii. **Hermos** kıvrılarak akar, **Asia**’nın bereketini Ege’ye taşır. İnsanlar hep batıya, o "Akşam Ülkesi" dedikleri **Hesperia**’ya –yani bizim şimdiki İtalya’mıza– merak duymuşlardır; **Aineias** gibi kahramanlar oraların yolunu gözlemiştir hep. Sonra çok uzaklara, **Hindistan**’a kadar gideriz. **Dionysos**’un zafer alayları ve Semiramis’in efsaneleri o uzak toprakların tozuna karışmıştır.

Toprak dedik de, Anadolu’nun kadim halklarını, o güçlü **Hititleri** unutmak olmaz. **Kybele**’nin gürleyen savaş arabası, Amazonların ayak sesleri ve **Adonis**’in bitmeyen gençliği hep bu toprakların bereketli bağrından yükselir.

Bazen de gökyüzü sakinlerinin bile tam yerini söyleyemediği o gizemli yerlere gideriz. **Hyperbore’liler**... **Apollon**’un en sevdiği, kuzeyin en soğuk ama en huzurlu köşesinde yaşarlar. Bir de masalların içine saklanmış **Hypereia** adası var; Alkinoos’un krallığında kim bilir hangi eski denizci soluklanmıştır?

İşte böyle evlat... Dünya, üzerindeki bu isimlerden ibaret değil; her biri, unutulmuş bir kahkahaya, yaşanmış bir sevdaya ya da bir tanrıça inatlaşmasına çıkar. Hadi, şimdi şu kupayı dolduralım da, sen bana hangisinin masalını daha çok merak ettiğini söyle. Hangi rotadan başlayalım?

Pusula

Üyelik

Dil ve Tema

Dil Seçimi
TR EN
Tema Seçimi