Thesauros Mitoloji Empusa

Empusa

Empusa

Hekate'nin yarattığı, güzel kadın kılığına girip tunç ayağıyla avını bekleyen, insan etiyle beslenen korkunç ve şekil değiştiren karanlık bir canavar.

Hekate’nin gölgesinde biçimlenen Empusa, tanrısal otoritenin tekinsiz bir uzantısı olarak, sınır boylarında pusuya yatar. Egemenin korku üzerinden tahkim ettiği nizamı, kılıktan kılığa girerek tesis eder; zira her dönüşüm, bir başkasının zayıflığına sızma yetisini de beraberinde getirir. İnsan etiyle beslenen bu suret, tunçtan bacağıyla istikrarın soğuk sertliğini temsil ederken, avına ulaşmak için büründüğü büyüleyici kadın imgesi, tahakkümün arzu ve aldatmacayla nasıl iç içe geçtiğinin sessiz bir kanıtıdır. Özellikle savunmasız görülenlerin alanına sızması, iktidarın denetim mekanizmalarının en mahrem boşlukları bile nasıl işgal edebildiğinin bir yansımasıdır.
Silenos
Eline bir kadeh, yanına da biraz meyve al da otur şöyle, evlat. Bak, anlatacağım şey biraz tüyleri diken diken eder ama korkunun da kendine has bir tadı vardır, tıpkı ekşi bir üzüm gibi.

Karanlık çöktüğünde ve gökyüzü sakinleri perdelerini çekip yıldızları sahneye çıkardığında, yollar tekin olmaktan çıkar. İşte o saatlerde Hekate’nin gölgesinden süzülüp gelen bir varlık vardır: Empusa.

O, Hekate’nin geceye bıraktığı bir imtihan gibidir; sanki karanlığın kendisine bir yüz verilmiş gibidir. Uzaktan baktığında onu dünyanın en güzel kadını sanabilirsin. Öyle bir endam, öyle bir gülüş ki; insanın aklını başından alıverir. Fakat dikkat et, zira güzellik bazen en derin uçurumların üzerindeki süslü bir örtüdür.

Empusa’nın bir oyunbazlığı vardır; sürekli kılıktan kılığa girer. Bazen bir köpek olur, bazen bir sığır, bazen de yolda yorgun düşmüş bir yolcunun yardım bekleyen sureti... Ancak her ne kadar güzelleşse de, gerçeği saklayamaz. Bir ayağı, güneşin altında parıldayan soğuk ve sert bir tunçtan ibarettir. O tunç ayağı yere değdiğinde çıkan sesi duyarsan, sakın ardına bakma; çünkü o ses, ormanda yürüyen bir geyiğin tıkırtısı değil, bir avcının adım sesidir.

Hekate onu neden yarattı dersin? Belki de insanların kalplerindeki o bitmek bilmeyen merakı ve biraz da tedbirsizliği sınamak için. Empusa sadece geceyi sever; ay ışığının vurduğu kuytu köşelerde, yalnız gezginlerin, hele ki savunmasız ruhların peşindedir. Onun sofrası pek meşhur değildir; masasında biz ölümlülerin sevdiği ekmekler ya da güzel kokulu otlar bulunmaz. O, canlıların hayatından beslenir.

Bu yüzden evlat, eğer gece vakti ıssız bir yolda, tek bir ayağını sanki toprağa sürtüyormuş gibi aksayarak atan veya çok güzel olduğu halde gözlerinde hiç ışık parlamayan biriyle karşılaşırsan; ne ona gülümse, ne de ona yardım etmeye çalış. Hızlıca yoluna devam et ve kalbini ferah tut. Unutma ki, gece ne kadar uzun olursa olsun, her hikayenin bir sabahı, her gölgenin de arkasına saklandığı bir güneş vardır.

Şimdi, gözlerini kapa ve bir sonraki hikayeye kadar o güzel tunç ayağın sesini değil, kendi nefesinin sesini dinle. Korkma, ben buradayım.

Pusula

Üyelik

Dil ve Tema

Dil Seçimi
TR EN
Tema Seçimi