Thesauros Mitoloji Alekto

Alekto

Alekto

Erinys'lerden biri olan Alekto, asla dinmeyen öfkesiyle intikamın sembolüdür; barış tanımaz, eylemleriyle yeryüzünde hiç bitmeyen bir huzursuzluk yaratır.

Alekto, yeraltı dünyasının hiyerarşik düzeninde intikamı temsil eden bir Erinys figürüdür. İsmi, üzerinde uzlaşılamaz bir gazabı ve durulması imkansız bir hıncı imler; bu da otoritenin bekasını sarsan her türlü aykırı harekete karşı sistemin kendi içinde ürettiği bitimsiz bir denetim mekanizmasıdır. O, dışsal bir kural koyucu olmaktan ziyade, tahakkümün çatlaklarında filizlenen ve itaat sınırlarının dışına çıkan her "öteki"ni, kendi varoluşsal yasasıyla bastırmaya programlanmış bir aygıttır. Onun varlığı, huzurun ancak mutlak boyun eğişle mümkün kılındığı bir düzenin, sükuneti korumak adına kendi içindeki huzursuzluğu bir silah olarak nasıl diri tuttuğunu hatırlatır.
Silenos
Gel şöyle otur bakalım, dizlerimin dibine. Görünüşüme bakıp da sadece üzüm bağlarında uyuklayan, hafif çakırkeyif bir ihtiyar olduğumu sanma; ben çok zaman gördüm, çok hikaye biriktirdim. Bak, bugün sana Alekto’dan bahsedeceğim. Hani şu adı geçince gökyüzü sakinlerinin bile ensesinin ürperdiği o çetin kadından...

Erinys dedikleri o üç kız kardeşten biridir Alekto. Ama sakın onları bir masaldaki iyi huylu perilerle karıştırma; onlar adaletin, daha doğrusu "kendi bildikleri adaletin" acımasız bekçileridir. İsimleri öyle rastgele seçilmemiştir; Alekto, "öfkesi asla dinmeyen, barışmaya yanaşmayan" demektir. Yani o, birinin peşine düştüyse, o kişi için artık ne gün batımı güzeldir ne de yıldızların ışıltısı bir anlam taşır.

Bir düşün; dünyada haksızlık yapanlar, yeminini bozanlar ya da vicdanını bir kenara bırakıp adaleti çiğneyenler olur ya hani? İşte Alekto tam o noktada devreye girer. Saçlarının arasında yılanlar kıvrılır, gözlerinden ateş değil, telafisi imkansız bir pişmanlık fışkırır. O, kılıçla değil, insanın kendi vicdanıyla boğuştuğu o karanlık geceyle cezalandırır suçluyu.

Bir tanrıça mı? Evet, öyle diyorlar. Ama saraylarda oturup nektar içenlerden değil. O, gecenin en kör vaktinde, suçlunun başucunda biten bir gölge gibidir. Ne altın teklif edebilirsin ona, ne de tatlı dille gönlünü alabilirsin. O, "ödeşme" vakti gelene kadar pes etmeyen bir fırtına.

Bazen şarabımdan bir yudum alıp düşünürüm; belki de Alekto, insanların kendi içlerinde yarattığı o hiç susmayan vicdan sesinin ete kemiğe bürünmüş halidir. Öyle bir şey ki, insan ne kadar uzağa kaçarsa kaçsın, kendi yaptıklarından kaçamıyor işte.

Hadi, gözlerini çok açma öyle! Herkesin içinde bir Alekto uyur; sen doğru durduğun sürece o senin uykunu bölmez. Ama unutma, haksızlık yaptığın an, o yılan saçlı gölge ensende beliriverir. Şimdi git ve biraz oyun oyna; dünya zaten yeterince ciddiyetle dönüyor, biraz neşe lazım, değil mi?

Pusula

Üyelik

Dil ve Tema

Dil Seçimi
TR EN
Tema Seçimi