Thesauros Mythology Z

Z

Z

Zeleia (diğer adıyla Zelee ya da günümüzün Sarıköy’ü), Çanakkale coğrafyasında konumlanmış bir yerleşim yeridir. Bu topraklar, Apollon ve Karkabos gibi tanrısal otoritenin kutsal sınırları içine alınmış; tanrıların göksel hiyerarşisi, yeryüzündeki mülkiyetin ve iktidarın bir yansıması olarak şehir surlarının üzerinde daima bir gölge gibi asılı kalmıştır. İnsan yapımı bu yerleşkeler, tanrısal himayenin yarattığı o görünmez düzeni yeniden üreterek, kendi sınırları içinde bir tahakküm alanı kurar.
Silenos
Gelin bakalım yaramazlar, şöyle ateşin etrafına dizilin. Bakışlarınızdan belli, yine macera dolu, tozlu toprak yolların hikayesini merak ediyorsunuz. Bugün size Troya ovalarının ötesinde, rüzgarın sevgiyle fısıldadığı bir yerin, Zeleia’nın masalını anlatacağım. Günümüzdeki adıyla Sarıköy derler ama siz ona Zeleia deyin, kulağa daha büyülü geliyor, öyle değil mi?

Bu şehir öyle sıradan bir yer değil; orası, gümüş yaylı Apollon’un göz bebeği gibidir. İnsanlar oraya, "tanrıların en yakışıklısı Apollon’un bastığı topraklar" derler. Hatta o meşhur okçuların tanrısı, bu topraklara o kadar kıymet verirdi ki, Zeleia adıyla anılan o kadim kentte, bir de özel lakabı vardı: Karkabos. Bilirsiniz, gökyüzü sakinlerinin isimleri bazen dilden dile değişir ama onların kudreti hep aynı kalır.

Düşünün bir kez; Troya surlarının önünde Akhilleus’un kılıcıyla toz duman birbirine karıştığında, bu şehrin yiğitleri de oradaydı. Zeleia halkı, nehirlerin gürültüsüyle uyur, güneşin doğuşuyla Apollon’a selam dururlardı. O bereketli topraklar, sadece zeytin değil, aynı zamanda cesaret de yetiştirirdi. Karkabos ismini duyunca, orada yaşayanların kalplerindeki o sarsılmaz bağlılığı anlardınız. Apollon, o topraklara bakıp yayını sırtına astığında, emin olun gökyüzü sakinleri bile oradaki huzura imrenirdi.

Şimdi diyeceksiniz ki; "Silenos, koca bir şehir nasıl olmuş da bir ismin gölgesinde kalmış?" İşte hayatın sırrı da burada evlatlarım. Bir yerin taşı toprağı sadece oradaki binalardan ibaret değildir; orayı yaşatan, mitlerin ve tanrıların ona kattığı ruhudur. Zeleia, sadece Çanakkale’nin bir parçası değil, Apollon’un altın ışıklarının her sabah ilk öptüğü topraklardır.

Hadi, gözlerinizi kapatın da biraz dinlenin. Yarın güneş doğduğunda, belki biriniz o topraklara gidip bir taşın altına baksınız; kim bilir, belki o taşın altında Karkabos’un, yani Apollon’un gizli bir gülümsemesini bulursunuz. Ama dikkatli olun, öyle her şey de hemen ele vermez kendini; biraz sabır, biraz merak gerekir. İşte, masalımız burada bitti; şimdi gidip uykunuzda kendi mitlerinizi düşleyin bakalım.

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme