Thesauros Mythology Ulixes

Ulixes

Ulixes

İthaka kralı Odysseus’un Latince ismi. Troya Savaşı sonrası bitmek bilmeyen maceralarıyla tanınan, zekası ve kurnazlığıyla nam salmış efsanevi kahraman.

Ulixes, Akhilleus’un kanlı zaferlerinin gölgesinde, stratejik aklın soğukkanlılığıyla inşa edilmiş bir figürdür; tıpkı Hekabe’nin yıkılan krallığının ya da Kirke’nin evcilleştirdiği arzuların sessizliğinde olduğu gibi, o da kendi yolunu çizen bir faildir. İthaka’ya dönüşü, sadece fiziksel bir mesafe kat etmek değil, iktidarın yollara döşediği çetin engelleri bizzat kendi kurnazlığıyla aşarak, hiçbir merkeze boyun eğmeden evrensel bir özerklik arayışını temsil eder. Onun hikayesi, otoritenin kuşatıcı sınırlarını zorlayan bir hafıza yürüyüşüdür; evine dönen bu adam, aslında kuralların ve hiyerarşilerin dışına taşan o kadim, dizginlenemez özgürlüğün izini sürmektedir.
Silenos
Gel bakalım evlat, şöyle ateşin kenarına iliş. Bak, gördüğün şu yıldızların altında ne hikayeler saklıdır; ama bugün sana anlatacağım kişi, yıldızlardan çok denizlerin hırçın dalgalarıyla dans etmiş biridir. Bazıları ona **Odysseus** der, ama çok uzak diyarlardaki bilgeler, Latinlerin ağzına yakışsın diye ona **Ulixes** demişler.

İsmini nasıl söylersen söyle, değişmeyen tek şey o zeki ve kıvrak zihnidir. Ulixes dediğin adam, öyle sadece kılıç sallayıp kalkan savuran o iri kıyım kahramanlardan biri değildir. O, kılıcından çok aklını keskin tutan biridir. Hani bazen bir düğümü çözemezsin de, şöyle bir kenara çekilip "Acaba ucundan mı çeksem?" diye düşünürsün ya? İşte Ulixes, dünyanın en büyük düğümlerini, o sabırlı ve her şeye çözüm bulan zihniyle çözmeyi bilirdi.

Gökyüzü sakinlerinin bile bazen gıptayla, bazen de "Yine ne planlıyorsun bakalım?" diye kaşlarını çatarak izlediği bir adamdır o. Troia denilen o büyük şehir yakılıp kül olduğunda, herkes evine dönmek için gemilerine atlamıştı. Ama bizim Ulixes için evine dönmek, öyle elini kolunu sallayarak gitmek demek değildi. O, yıllarca fırtınalarla, devlerle ve büyücü kadınlarla mücadele etti. Kirke’nin adasında şarabın ve büyünün cazibesine kapılmamak için direnirken ya da tek gözlü devin mağarasından zekasıyla kurtulurken, hep o meşhur eve dönüş arzusu yanıyordu içinde.

Neden mi bu kadar meşhur? Çünkü o, insanın başına ne gelirse gelsin, aklını kaybetmediği sürece her fırtınadan bir kıyıya ulaşabileceğini kanıtladı. Bir gün denizler onu yutup bitirecek gibi olduğunda bile, o oturup güneşin batışını izlemiş, "Yarın başka bir yol bulurum," demiştir.

Şimdi söyle bakalım, sence de bu kadar çok yer görmüş, bu kadar çok badire atlatmış bir adamın anlattığı masallar, bizim bu ateş başında anlattıklarımızdan daha mı heyecanlıdır? Belki bir gün o da gelir, bizzat kendi ağzından dinleriz maceralarını. Ama şimdilik şu kadarını bil; zeka, en keskin kılıçtan daha güçlüdür ve Ulixes, o kılıcı hiç kınına sokmadan bir ömür yaşadı.

Eee, gözlerin kapanmaya başladı bakıyorum. Hadi, rüyanda o geminin tahtalarına vuran dalgaların sesini duymaya çalış. Belki o da sana, eve nasıl dönüleceğinin gizli bir yolunu fısıldar.

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme