Thesauros Mythology Thyestes

Thyestes

Thyestes

Kardeşi Atreus’un korkunç intikamına kurban giden, kendi çocuklarının etiyle ziyafete zorlanan, talihsizliğiyle anılan Miken kralı ve trajik figür.

Miken tahtının meşruiyetini kan kırmızısı bir ziyafetle sarsan Thyestes, iktidarı elinde tutanların kendi gövdelerinden yeşerttiği bir ihanet sarmalının faili değil, kurbanıdır. Kardeşi Atreus’un hükmetme hırsının sınırlarını, kendi soyunun acısıyla belirleyen bu figür; hanedanların üzerine kurulu olduğu o kanlı tahakkümün, yani yönetenle yönetilen arasındaki o karanlık simetrinin kaçınılmaz bir yansımasıdır. Soyunu bir intikam aracına dönüştüren iktidar aygıtı karşısında, Aigisthos ile tamamlanan trajik döngüsü; babadan oğula devredilen egemenlik hırsının, aslında her daim kendi yıkımını da içinde taşıyan bir otorite yanılgısı olduğunu kanıtlar.
Silenos
Bak evlat, kulaklarını iyice aç da sana kralların saraylarında saklanan o karanlık ama bir o kadar da ders dolu hikayeyi anlatayım. Şöyle yanıma sokul, şarabın bittiği yerde masal başlar derler, biz de azıcık demlenmiş bir zihinle hatırlayalım şu Atreus ve Thyestes kardeşlerin bitmek bilmeyen kavgasını.

Biliyorsun, gökyüzü sakinleri bazen insanlara akıl fikir verir ama bazıları da hırslarına yenik düşüp kendi kuyusunu kendi kazar. İşte Thyestes ve kardeşi Atreus da tam böyleydi. Thyestes, hırsına o kadar kapılmıştı ki, kardeşinin tahtında gözü vardı. Bir krallık düşün, iki kardeşin paylaşamadığı bir altın koltuk... İnsan, hırsına yenik düşünce gözü hiçbir şeyi görmez oluyor evlat, tıpkı balı çalıp da arıların gazabını unutan bir ayı gibi.

Thyestes, o altın kuzu postunu ele geçirmek için elinden geleni yaptı. Atreus ise, tanrıların bile bazen şaşkınlıkla izlediği o korkunç planı devreye soktu. İntikam dediğin şey, bazen ödeyenin kalbini de küle çeviren bir ateştir. Atreus, kardeşini cezalandırmak için öyle bir yol seçti ki, bugün bile Olympos’un doruklarında yankılansa Zeus'un kaşlarını çattırır. Kendi öz yeğenlerini, kendi eliyle kardeşine bir şölen sofrasında sundu.

Düşünsene, Thyestes o sofraya oturup "nihayet barıştık" diye sevinirken, aslında kendi soyunun bir parçasını yediğini bilmiyordu. Ne acı, değil mi? Ama bu hırslı adamın serüveni burada bitmedi. Thyestes, bu felaketten sonra hayatta kaldı, hatta Aigisthos adında bir evlat sahibi oldu. Bu çocuk, babasının intikamını almak için yıllar sonra sahneye çıkacak olan o meşhur figürdür. Kısacası Thyestes, hırsın, ihanetin ve sonu gelmez bir kan davasının merkezindeki o yaşlı, talihsiz kraldır.

Şimdi söyle bakalım; bir altın koltuk için değer miydi bunca acıya, bunca karanlığa? İnsan, elindekinin kıymetini bilmeyip hep daha fazlasını isteyince, sonunda elindekini de kaybediyor. Atreus ve Thyestes’in hikayesi, bize kralların bile aslında ne kadar zavallı olabileceğini gösteren bir masal gibi. Şimdi uykun geldiyse git dinlen, zira yarın güneş doğduğunda, hırsın değil, doğruluğun ışığında uyanmak en güzeli olacak.

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme