Thesauros Mythology Thyades

Thyades

Thyades

Dionysos’un çılgın takipçileri, ormanlarda coşkuyla dans edip tanrının kutsal esrikliğini yaşayan kutsal kadınlar topluluğu.

Dionysos’un çağrısına uyan kadınlar, şehir surlarının belirlediği hiyerarşik düzeni terk ederek dağ yamaçlarında kendilerine has bir ontoloji inşa ederler. İktidarın yasalarla sabitlediği ritmi reddeden bu topluluk, devletin denetimindeki kamusal alanı dışlayarak, yabanın içinde kendi tahakkümsüz düzensizliklerini kurar. Akılcı yönetimin birey üzerindeki disiplinini sarsan bu başıboş hareket, otoritenin "düzen" olarak tanımladığı her şeyi bir yıkım estetiğine dönüştürür; zira onların varlığı, efendi-kul ilişkisinin dışına taşan ve sınırları tanımayan saf bir karşı duruştur.
Silenos
Şöyle yakala elindekini, biraz daha yanaş ateşe evlat. Bak, gölgeler dans ediyor ya hani; işte o gölgelerin arasından süzülüp gelen, nehirlerin uğultusunda, dağların derin sessizliğinde saklanan gizli bir güruhtan bahsedeceğim sana. Thyades... Duydun mu hiç bu ismi? Bir zamanlar ormanın derinliklerinde, okyanusun ötesinde yankılanan o çılgın kahkahaların sahipleri onlar.

Thyades denilince akla öyle evinde oturup yün eğiren hanımlar gelmesin. Onlar, Dionysos’un çağrısını duyan, ruhları gökyüzü sakinlerinin en asi enerjisiyle dolup taşan kadınlardır. Hani bazen içinizde durdurulamaz bir neşe, bir koşma isteği olur ya; işte o duygunun vücut bulmuş, doğa anayla bütünleşmiş halidir Thyades.

Dionysos, o üzüm salkımlarının efendisi, elindeki asayı yere vurduğunda dünya değişmeye başlar. Thyades de işte o an sahneye çıkar. Onlar için şehirlerin taş duvarları, kuralların soğukluğu birer hapishanedir. Dionysos’un çağrısı kulaklarına ulaştığı an, üzerlerindeki ağır kıyafetleri bırakır, ceylan postlarına bürünürler. Ay ışığı onların rehberidir; ormanlar, vadiler, sarp yamaçlar... Hepsi birer oyun alanına dönüşür.

Elinizde bir asa hayal edin; ucunda çam kozalağı olan bir asa. Thyades işte o asayla gezer. Dağlarda, vadilerde öyle bir dans ederler ki, yer yerinden oynar sanırsın. Ama bu bir savaş değil, bu bir özgürleşme ritüelidir. Onlar doğanın o vahşi, o dizginlenemez tarafını temsil ederler. Tanrıların bile bazen hayranlıkla, biraz da çekinerek izlediği o enerjiyi taşırlar içlerinde.

Bazen insanlar sorar, "Neden bu kadar uzaklara, o karanlık dağlara giderler?" diye. Bilmezler ki, insan kendi içine, en derin köşelerine ancak şehrin gürültüsünden uzaklaştığında, doğanın o kadim ritmine kendini bıraktığında ulaşabilir. Thyades işte o ritmi bulanlardır. Şarap kadehinin kenarındaki o ince sızıntı gibi, yaşamın damarlarında dolanan neşeyi ve tutkuyu ararlar.

Elbette, her masalın bir uyarısı olur. Thyades ile karşılaşanlar şaşkına döner, çünkü onlar dünyevi kaygıları çoktan bir kenara bırakmışlardır. Eğer bir gün ormanda, ağaçların arasından gelen o ritmik vuruşları, bir kadının kahkahasının kuş seslerine karıştığını duyarsan, sakın korkma. Sadece dur ve izle. Çünkü o an, gökyüzü sakinlerinin yeryüzündeki gölgesiyle burun burunasındır.

Unutma evlat, bazen en bilgece olan şey, dünyanın tüm yükünü bir kenara bırakıp, tıpkı Thyades gibi o çılgın dansa, o yaşam coşkusuna bir anlığına da olsa katılabilmektir. Hayat, sadece kurallardan ibaret değil; biraz da dağ başındaki o baş döndürücü rüzgardan pay almaktır. Hadi şimdi, şu ateşi biraz daha körükle de anlatacaklarım bitmesin.

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme