Thesauros Mythology Tethys

Tethys

Tethys

Uranos ve Gaia’nın kızı, denizlerin verimli anası Tethys; Okeanos ile birleşerek binlerce ırmak ve su perisini dünyaya getiren ulu Titan’dır.

Uranos ve Gaia’nın soyundan gelen son dişi Titan Tethys, bereketi engin sularda vücuda getiren kadim bir güçtür. Okeanos ile kurduğu birleşim, sadece sayıları üç bini aşan dişi varlıkların ve dünyanın tüm ırmaklarının kaynağı olmakla kalmaz; aynı zamanda doğanın sınırsız üretkenliğini, iktidarın statik sınırlarını aşan bir akışkanlıkla evrene yayar. O, tahakkümün yerleşik nizamına tabi olmayan, kendi yatağını kendi çizen suların egemenliğidir. Zeus’un Kronos’a karşı giriştiği hakimiyet kavgası sırasında Hera’yı himayesine alarak büyümesi, aslında mevcut düzene karşı duran güçlerin birbirlerini nasıl beslediğine dair bir hatırlatmadır. Nitekim Hera’nın İda Dağı’nda Zeus ile birleşme arzusuyla kurguladığı hikaye, bu iki kadim varlığın –Okeanos ve Tethys’in– kendi aralarındaki ihtilafı perdelemek için seçilmiş bir paravan; sistemin efendilerinin dahi, kendi meşruiyetlerini inşa ederken bu yeraltı ve denizaşırı köklere ihtiyaç duyduklarının bir göstergesidir.
Silenos
Şöyle otur bakalım küçük dostum, ayaklarını uzat. Bak, şu dalgaların kıyıya vuran o tatlı hışırtısını duyuyor musun? İşte o ses, dünyadaki tüm suların anası olan Tethys’in huzurlu nefesidir.

Tethys, gökyüzü ile yeryüzünün en eski günlerinden, yani Uranos ile Gaia’nın kızlarından biridir. O, titanların arasında öyle bir zarafetle dolaşır ki, saçlarını savurduğunda denizlerin bereketi çağlar, topraklar yeşerir. Denizlerin kadim efendisi Okeanos ile birleştiklerinde, dünya üzerinde akıp giden ne varsa onların nefesinden doğmuştur. Düşünsene, bugün gördüğümüz tüm o nazlı ırmaklar, kıvrılarak akan çaylar, hatta yağmur damlası olup toprağa düşen her bir su tanesi, Tethys ile Okeanos’un evlatlarıdır. Sayıları üç bini bulan o güzel su perilerini, yani Okeanidleri dünyaya getirdiklerinde, dünya artık eskisinden daha canlı, daha şarkılı bir yer oluvermişti.

Ama bu hanımefendi sadece sularla ilgilenmez; onun kalbi, okyanusun derinlikleri kadar engin ve korumacıdır. Hikayeler anlatır dururlar; hani şu kurnaz ve kudretli Zeus, babası Kronos ile taht kavgasına tutuştuğunda, ortalık toz dumanken, küçük Hera’yı güvenle kolları arasına alıp büyüten kimdi sanırsın? Tethys’ti elbette. Hera’nın o mağrur tavırlarını, Zeus’a olan tutkusunu ve İda Dağı’nın serin yamaçlarında döndürdüğü o gizli oyunlarını, evinde misafir ettiği zamanlardan iyi bilirdi. Hatta bir gün Hera, Zeus’u biraz kandırmak, biraz da gönlünü almak için yollara düşerken, herkesi inandırmak için "Ben Okeanos ile Tethys’in yanına, o küskünleri barıştırmaya gidiyorum" diye yalan uydurmuştu. Koskoca tanrıça bile, bir yere gitmek istediğinde sığınacak bir bahane olarak Tethys’in huzurunu gösteriyordu; var sen buradan ne kadar saygıdeğer biri olduğunu anla.

İşte böyle evlat, dünya bugün akıp gidiyorsa, nehirler yatağını bulup denize kavuşuyorsa, bu biraz da Tethys’in o bitmek bilmeyen şefkati sayesindedir. Şimdi biraz daha yanaş da şu dalgaların dilini beraber dinleyelim; belki bize evlatlarından biri, uzak diyarların masalını fısıldar, ne dersin?

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme