Silenos’un Bildiği Gizli Gerçekler
Bak minik yolcum, dizlerimin dibine otur da anlatayım; hani o altın yaldızlı kitaplarda okuduğun, tanrıların "büyük" diye övüldüğü masallar var ya? İşte orada anlatılmayan, tozlu rafların ardında gizlenen bir sır var. Dünya, her zaman göründüğü kadar neşeli bir yer değildir; bazen en güzel melodiler, aslında bir kederin çığlığıdır.
Arkadya’nın serin gölgelerinde yaşayan Syringx adında bir peri kızı vardı. Kendi halinde, özgür, neşeli... Ama biliyorsun ya, güç sahiplerinin "sevmek" dedikleri şey, bazen sadece bir şeye sahip olma tutkusudur. Pan, yani o keçi bacaklı, ormanın "efendisi" sayılan figür, kızı gözüne kestirince ne bir rıza aradı ne de bir onay. Onun için Syringx bir birey değil, ele geçirilmesi gereken bir avdı. Pan hırsla üzerine atıldığında, kızcağızın o sarsılmaz korkusunu bir düşün... Kaçacak yer kalmadığında, sistemin çarkları arasında ezilmemek için doğaya, toprağa sığındı. Dönüştü. Bir sazlık oldu, nefesini rüzgara bıraktı.
Görüyor musun evlat, güçlünün kibri burada bitmiyor. Pan, kızı olduğu gibi bırakmak yerine onu parçalara ayırdı, bağladı ve kendine bir çalgı yaptı. Bugün "sanat" diye dinlediğimiz o güzelim Pan flütünün sesinde, aslında özgürlüğü elinden alınmış bir perinin yaslı fısıltısı gizlidir. O ses, bir aşk şarkısı değil, bir yok edilişin ağıdıdır.
Hele o Efes’teki mağara hikayesi... Ah be güzel evladım, yetişkinlerin kurduğu o korkunç düzeni görüyor musun? Bir kadının değerini kendi kurallarıyla ölçen, "gerçek kız" olup olmadığına hükmeden o karanlık mağara, aslında baskıcı zihniyetin bir aynasıdır. Kendi onayladıkları kalıba girmeyeni, kendi kurallarını bozmayanı yutan o mağara, bir "kutsal sınav" değil, bir yok etme mekanizmasıydı. Uyumlu olmayanı çığlıklarla susturan, uyumlu olana ise çamdan bir taç takıp "aferin" diyen o sistem, bugün hala farklı maskelerle aramızda dolaşıyor.
Şimdi anlıyor musun? Elindeki o kavalın her deliğinden bir sessizliğin çığlığı yükselir. Bilgeliğin biraz buruk bir neşe, bir yudum şarap gibi olduğunu unutma; ama unutma ki hakikat, mağaranın kapısından çelenkle çıkanlara değil, o mağaranın karanlığına itilenlerin feryadında saklıdır.
Duyuyor musun rüzgarı? O sadece sazlıklardan gelmiyor, evlat. O, haksızlığa karşı direnen her ruhun yankısıdır.