Thesauros Mythology Sphinks

Sphinks

Sphinks

Kadın yüzlü, aslan gövdeli bu canavar, Oidipus efsanesinde sorduğu çetin bilmecelerle nam salmış, Ekhidna ve Orthos'un ürkütücü kızı olan Sphinks'tir.

Oidipus anlatısının gölgesinde beliren, kadın çehresini ve göğüslerini aslanın pençesiyle, kuyruğunun vahşi kudretiyle birleştiren bu hibrit figür, tahakkümün sınırlarında bekler. Hesiodos’un *Theogonia*’sına yansıdığı üzere, Ekhidna ve Orthos’un birleşiminden türeyen bu varlık (Tab. 6), aslında otoritenin meşruluğunu sınayan kadim bir denetim mekanizmasıdır; bilme ve hükmetme arasındaki o gerilimli çizgide, iktidarın kendi bekasını korumak adına yarattığı, ancak yine kendi düzeniyle yok edilmesi gereken o karanlık bekçidir.
Silenos
Bak evlat, şöyle yaklaş hele. Ateşin çıtırtısı bazen en eski sırları fısıldar insana. Şimdi sana anlatacağım şey, öyle her önüne gelenin geçemediği, zekası keskin bir dişinin hikayesi: Sphinks.

Şu gökyüzü sakinlerinin dünyasında her şey birbirine bağlıdır, bilirsin. Sphinks de öyle tesadüfen türemiş bir yaratık değil. Hesiodos denen o yaşlı ozanın yazdıklarına bakarsan, kökeni biraz karanlık, biraz da vahşi. Ekhidna ile Orthos’un soyundan gelir; yani öyle bir aile ağacı var ki, içine düşsen bir daha çıkamazsın.

Görünüşü mü? İşte orası tam bir muamma. Uzaktan baksan, sanki bir sanatçı elinden çıkmış gibi büyüleyici bir kadın yüzü ve narin göğüsleri var. Ama sakın kanma! Bir adım daha yaklaştığında, o narin görünüşün yerini aslanın çevik ayakları ve uzun, kamçı gibi savrulan kuyruğu alır. Hem kadın kadar zeki, hem de bir aslan kadar yırtıcı... Tam bir tezatlık abidesi anlayacağın.

Efsanelerde adı en çok Oidipus’la yan yana anılır. Hani şu talihsiz adamla... Sphinks, Thebai şehrinin girişinde pusuya yatar ve yolunu kesen her faninin karşısına dikilirdi. Elinde kılıcıyla gelen babayiğitlere bakmazdı bile, o kılıçtan daha keskin bir silahı vardı: Bilmeceler.

"Sabah dört ayaklı, öğlen iki, akşam üç ayaklı yürüyen o yaratık nedir?" diye sorardı. Bilirsen, yolun açık olsun; bilemezsen, o aslan ayaklarının altında sonun gelirdi. Sphinks sadece bir canavar değil, aynı zamanda hayatın aslında ne kadar zorlu bir sınav olduğunu hatırlatan yaşlı bir öğretmen gibiydi.

İşte böyle küçük dostum. Bazıları ona korkunç bir felaket der, bazıları ise aklın önündeki dev bir engel. Şarabımdan bir yudum alırken şunu unutma: Hayat bazen sana öyle bir bilmece sorar ki, onu çözmek için ya cesaretin ya da aklınla barışık olman gerekir. Sphinks, o bilmecelerin bekçisi olarak hala o kadim topraklarda, güneşin altında uyukluyor mudur dersin? Belki de sadece doğru cevabı bekliyordur.

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme