Thesauros Mythology Rhodope

Rhodope

Rhodope

Artemis’e yeminli Rhodope, aşkına yenik düşünce bir pınara dönüştürüldü. Artık bu su, Efesli genç kızların bekaretini sınayan kutsal bir aynadır.

Efes topraklarının belleğinde yankılanan Rhodope, ömrünü tanrıça Artemis’in buyruğuna ve sarsılmaz bir bekaret yeminine vakfetmişti. Fakat bir av vaktinde karşılaştığı genç bir adamla ruhu, tanrısal yasaların öngördüğü o katı saflık sınırını aştı. Aphrodite’in, kendi varlık alanını dayatan arzusunu bu iki gencin üzerine salmasıyla birlikte, toplumsal düzenin ve kutsalın zorunlu kıldığı o rijit çizgi belirsizleşti. Dağ başında yaşanan mahrem birleşme, iktidarın kutsal kisvesi altında örülen disiplin mekanizmasını çatlatmıştı.

Bu itaatsizliğin bedeli, Artemis’in otoritesini yeniden tesis etmek adına Rhodope’nin bir pınara dönüştürülmesi oldu; ancak bu dönüşüm, tahakkümün su aracılığıyla sonsuza dek sürecek bir denetim aracına evrilmesiydi. Artık o mağara, bekaretlerini yemin tabletleriyle tescil ettiren genç kızların boyun eğme sınavına dönüştürülmüştü. Suyun yükselip yükselmemesi, aslında doğanın bir tepkisi değil, sistemin kendi dayattığı saflık ideolojisini onaylatma biçimiydi; derin olmayan o su, şüphe duyulan her bedeni boğarak veya görünür kılarak, iktidarın kendi kuralları çerçevesinde nasıl bir yargı merciine dönüştüğünü sessizce haykırıyordu.
Silenos
Bakın çocuklar, şöyle dizilin bakalım. Koca bir meşe ağacının gölgesine sığının, güneş tepede iyice ağırlaştı. Bugün size, Efes’in serin rüzgarları arasında dolaşan, biraz hüzünlü ama bir o kadar da merak uyandırıcı bir Rhodope masalı anlatacağım.

Eskiden, dağların yamaçlarında kendi halinde, yayıyla okunu kuşanan Rhodope adında bir kız yaşarmış. Güzelliği dillere destanmış ama o, gözlerini sadece gümüş okların efendisi Artemis’e çevirmiş. "Ben," demiş Rhodope, "ömrüm boyunca sadece dağların ıssız patikalarına, ağaçların fısıltısına ve Artemis’in kutsal yeminine sadık kalacağım." Öyle ciddi, öyle kararlı bir kızmış ki, görenler onun bir gün bile olsun bu yoldan sapmayacağına yemin ederlermiş.

Ama hayat bu, ya çocuklar... İnsanın kalbi bazen en sert kayalara bile çatlak açar. Bir gün dağlarda gezinirken, tıpkı kendisi gibi av peşinde koşan, genç ve cesur bir delikanlıyla karşılaşmış. İki genç, ormanın derinliklerinde yan yana ok atmışlar, birbirlerinin nefesini duymuşlar. İşte o an, gökyüzü sakinlerinin dünyasında işler biraz karışıvermiş. Aşkın o oyuncu tanrıçası Aphrodite, bu iki gencin tertemiz, sessiz duruşuna biraz içerlemiş olacak ki, kalplerine bir kıvılcım düşürmüş.

Siz siz olun, aşkın oyunbazlığına şaşırmayın; o, en sert yeminleri bile bir çiğ tanesi gibi buharlaştırabilir. Rhodope ve delikanlı, verdikleri sözleri bir anlığına unutup, o dağ mağarasının loş serinliğine sığınmışlar. Ama tanrıların gözü keskindir, hiçbir şey gizli kalmaz.

Artemis, yeminini bozan Rhodope’yi görünce hem kızmış hem de üzülmüş. Yemini, yeminmiş bir kere... Onu cezalandırmak mı, yoksa efsanesini ölümsüzleştirmek mi istemiş bilinmez ama Rhodope’yi olduğu yere, bir pınara dönüştürmüş. Artık o, dağlarda koşan bir avcı değil, kayaların arasından süzülüp giden berrak bir suymuş.

İşte işin en ilginç yanı da burada başlıyor. Rhodope’nin o mağarada akıp giden suyu, sadece bir su değil, sanki bir hakikat aynası olmuş. Yıllar geçmiş, Efes’in genç kızları bu pınarın başına gelip kendi sadakatlerini sınamaya başlamışlar. Boyunlarına içtenlikle yazdıkları yemin tabletlerini asar, suyun içine dalarlarmış. Eğer kalpleri yeminlerine sadıksa, su sadece ayaklarının altında nazlı nazlı akarmış. Ama eğer içlerinde bir tutarsızlık varsa, yalan bir ağırlık gibi çöker; su bir anda yükselir, o tableti örtermiş.

Doğa, kendi hatalarını bile bir ders kitabına dönüştürmeyi sever çocuklar. Şimdi, o suyun başında belki de Rhodope hala fısıldıyordur; "Sözünüzü tutun ki, ruhunuz su gibi berrak kalsın."

Nasıl, beğendiniz mi? Şimdi hadi, güneş tam çekilmeden yollarınıza gidin. Bir dahaki sefere size dağlardaki o gizemli yansımalardan başka masallar anlatırım. Ama unutmayın, verdiğiniz sözler her zaman sizin ağırlığınızdır, onları suyun yükselmesine sebep olacak kadar ağırlaştırmayın.

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme