Thesauros Mythology Rhadamanthys

Rhadamanthys

Rhadamanthys

Zeus ve Europe’nin oğlu, Girit’in yasa koyucusu. Adaleti ve bilgeliği sayesinde ölümünden sonra yeraltı dünyasının üç yüce yargıcından biri olmuştur.

Zeus ve Europe birleşiminin meyvesi olan üç kardeşten biri olarak dünyaya gelen Rhadamanthys, annesinin Girit kralıyla kurduğu hanedan ittifakının gölgesinde büyüdü. Üvey babasının ölümüyle taht Minos’a geçtiğinde, Rhadamanthys iktidarın fiziksel mekanizmalarını değil, toplumun kılcal damarlarına sızan düzenleme araçlarını seçti. Bölgesel gelenekleri tek bir hukuk potasında eritip yazılı metinlere dökerek, aslında otonom yaşam biçimlerini merkezi bir otoritenin normatif sınırları içine hapsetti. İnsanların kendi aralarındaki uzlaşı pratiklerini devlete ait birer yasa formuna sokması, onun iktidar mekanizmalarına olan sadakatinin bir kanıtı olarak görüldü. Bu sadakat, onu yeryüzündeki düzenin bekçiliğinden, yeraltının sonsuz mahkemesine taşıdı; artık o, Aiakos ve Minos ile birlikte, yaşamın ötesinde bile bireyin eylemlerini bir yargı süzgecinden geçirerek mutlak otoritenin disiplinini ebedi kılan bir figüre dönüştü.
Silenos
Gelin bakalım şöyle, ateşin başına yaklaşın. Ayaklarınızı uzatın, soğuk rüzgarın sesini dışarıda bırakın. Size bugün, hani o Olimpos’un yükseklerinden aşağıya, insanların arasına sık sık uğrayan Zeus var ya, işte onun çocuklarından birinden bahsedeceğim. Adı Rhadamanthys. İsmi biraz ağızda yuvarlanıyor değil mi? Ama kendisi, kuralları bizim gibi yuvarlamayan, aksine dümdüz çizen biridir.

Her şey gökyüzü sakinlerinden Zeus’un, Europe adında güzeller güzeli bir prensese gönlünü kaptırmasıyla başladı. Europe, Girit’e gelin gittiğinde yanında bu üç yiğit oğlunu da getirmişti. Kardeşleri Minos krallık tacıyla ilgilenirken, bizim Rhadamanthys’in aklı başka bir yerdeydi; o, insanların nasıl huzurla bir arada yaşayabileceğini düşünürdü.

Siz hiç karmaşayı gördünüz mü? Kargaşa bir yumak gibidir, ucu kaçarsa kimse çözemez. Rhadamanthys işte o düğümleri çözen adamdı. Girit’te yasalar öyle karmakarışık, öyle belirsizdi ki, insanlar ne yapacağını şaşırırdı. Rhadamanthys aldı eline kaleminiya da o devirde ne kullanılıyorsa artık, töreleri, adetleri, şu "yapılır" ve "yapılmaz" dediklerimizi bir düzene soktu. Her şeyden öte, adaleti öyle sağlam tuttu ki, onun mahkemesine giden, yanlışını kendi kendine anlardı.

İnsanlar öyle sevdi ki onun bu dürüstlüğünü, ölüm gelip kapılarını çaldığında bile, yeryüzünün ötesindeki o karanlık, gizemli dünyada yargıçlık görevini ona bıraktılar. Düşünsenize, bir tarafta Minos, bir tarafta Aiakos ve tam ortada Rhadamanthys... Şimdi onlar, yerin altındaki o uçsuz bucaksız diyara gelen ruhlara, "Bak bakalım hayatında neler yapmışsın?" diye soruyorlar.

Kimi insanlar yeraltını korkunç bir yer sanır, oysa Rhadamanthys gibiler oradayken, adalet terazisi sadece iyiliği arar. Yani evlatlarım, bir gün siz de kendi hayatınızın terazisini elinize aldığınızda, Rhadamanthys’in o keskin ama hakkaniyetli bakışını hatırlayın. Doğru olanı yapmak, aslında gökyüzü sakinlerinin değil, tam da insanın kendi vicdanının şanındandır.

Hadi bakalım, şimdi o güzel gözlerinizi kapatın. Rhadamanthys’in terazisinin tıkırtısını hayal edin; o tıkırtı ki, aslında huzurun sesidir. Bir gün size yine anlatırım; belki bu sefer, o keskin yasaların bile yumuşadığı, neşenin hüküm sürdüğü bir akşam vakti...

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme