Thesauros Mythology Pygme'ler

Pygme'ler

Pygme'ler

Hera'nın leyleğe dönüştürdüğü Oinoie yüzünden kuşlarla bitmek bilmeyen efsanevi bir savaşa tutuşan, İlyada'nın cüce halkı Pygme'lerin hazin hikayesi.

İlyada dizelerinde yankısını bulan Pygme soyu, beden ölçekleri itibarıyla "cüce" sıfatıyla sınırlandırılmış bir varoluşu temsil eder; coğrafi konumları antik anlatılarda Mısır’ın güneyi ile Hindistan arasında bir belirsizlikte salınır. Bu topluluğun leylek ve turna sürüleriyle giriştikleri o meşhur çatışma, aslında ilahi iradenin birey üzerindeki mutlak hükmüne karşı örülmüş mitolojik bir direnç öyküsüdür. Rivayete göre Oinoie adında, güzelliğiyle tanrısal otoriteyi hiçe sayan bir Pygme kadını, Hera’nın tahakkümüne boyun eğmediği için cezalandırılmıştır. Hera’nın, özgür iradesiyle kendi yaşamını kuran Oinoie’yi kaçırıp bir leyleğe dönüştürmesi, ilahi hiyerarşinin kendi iktidarını sorgulayanı nasıl "evcilleştirerek" ya da "yabancılaştırarak" sistemin bir enstrümanı haline getirdiğinin göstergesidir. Evladına kavuşma güdüsüyle kendi soyuna saldıran Oinoie-leylek, bu noktada düzenin dayattığı zorunlu bir düşmana dönüşür. Homeros, bu kadim çatışmayı Troya kuşatmasına uyarlayarak, iktidar oyunlarında küçük olanın ya da "öteki"nin, yukarıdan gelen yıkıcı bir gölge karşısında nasıl bir varoluşsal kuşatma altına alındığını betimler:

Troyalılar ilerledi, kuşların tiz çığlıklarıyla göğü yırtarak;
Tıpkı gökyüzünde saf tutan turna sürüleri gibi,
Fırtınadan ve kışın amansız sağanağından kaçıp,
Okeanos’un derin akıntılarına doğru yükselirken,
Yollarının üzerindeki Pygme cücelerine
Ölümü, yıkımı ve kaçınılmaz bir yok oluşu taşırlar.
Silenos
Gelin bakalım, yakınıma oturun. Şöyle, toprağın serinliğini hissedin; bugün size dünyanın uzak köşelerinden, o devasa kuşların kanat sesleri arasında yaşayan küçük ama cesur dostlarımdan, Pygme halkından bahsedeceğim.

Eskiler, bu minik dostlarımızın Mısır’ın güneyinde ya da uzak Hindistan’ın kuytularında yaşadığını fısıldar. Boyları kısadır belki ama yürekleri, o meşhur Olympos dağının zirvesinden aşağı bakan tanrıların bile ilgisini çekecek kadar kocamandır. Peki, neden bu kadar çok düşmanları var dersiniz? Bir de üstelik neden gökyüzünün sakinleri olan leyleklerle ve turnalarla sürekli bir savaş halindeler?

Hikayenin kökü, Oinoie isminde, güzelliği dillere destan bir Pygme kızına dayanır. Oinoie biraz... nasıl desem, dik başlıydı. Gökyüzü sakinlerine, hele hele tanrıça Hera’ya pek de hürmet etmez, kendi bildiğini okurdu. Bir gün evlendi, dünyalar tatlısı bir evlat dünyaya getirdi. O gün Pygme halkı, şenlik içinde evlerine koşup hediyelerle kapılarını doldururken, gökyüzünde işler karıştı. Hera, bu cüretkar kızın kendisine karşı olan tavrını unutmamıştı. Birdenbire Oinoie’yi yakalayıp ona kanatlar takıverdi; onu güzel, zarif ama biraz da hüzünlü bir leyleğe dönüştürdü.

İşte o gün bugündür, Oinoie evladını, o minik Pygme çocuğunu geri alabilmek için sürüsüyle birlikte göklerden iner, halkının üzerine saldırır. Sizce de hüzünlü değil mi? Bir anne, sırf bir tanrıça ona kızdı diye kendi halkına düşman kesilmiş.

Homeros, o büyük ozan bile bu durumu görünce, Troyalılar ile Akhalar arasındaki o meşhur savaşı anlatırken bu miniklere selam göndermeden geçemedi. Hani kışın fırtınalı havasından, sağanak yağmurdan kaçan turnalar, Okeanos’un akıntılarına doğru büyük bir gürültüyle uçarlar ya... İşte Troyalıları da öyle hayal edin; birer turna sürüsü gibi çığlık çığlığa, gökyüzünü karartan bir kalabalıkla Pygme topraklarına inerken... Pygmeler için o gölge, sadece bir kuş sürüsünün gölgesi değil, bir ölüm ve yokluk habercisiydi.

Görüyor musunuz, dünya dediğiniz yer ne kadar garip? Bir yanda şarap kadehlerini tokuşturup keyif sürenler, diğer yanda gökyüzünden gelen kanat seslerine karşı mızraklarını savuran küçük yürekler. Ama üzülmeyin çocuklar, hayatın kendisi de biraz böyledir; bazen göklerden bir fırtına kopar, bazen de kendi küçük krallığınızda en büyük devlerle savaşırsınız.

Hadi, şimdi biraz susun da doğanın o sessiz müziğini dinleyin. Belki uzaklardan bir yerlerden, Oinoie'nin evladını arayan kanat çırpışlarını duyarsınız...

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme