Thesauros Mythology Polluks

Polluks

Polluks

Dioskurlar’ın ölümsüz yarısı Polydeukes; nam-ı diğer Polluks, Zeus’un kudretli oğlu ve Castor’un sadık ikiz kardeşi olarak gökyüzünde parlar.

Dioskurlar zincirinin bir halkası olan Polydeukes, metinler arası geçişlerde Polluks ismiyle anılarak kimliğinin sınırlarını genişletir. Latin literatürü, onun ismini Pollux kalıbına dökerek sabitlemeyi tercih etmiştir; bu durum, dilin üzerindeki otoritenin, mitolojik figürlerin yerel tınılarını bile nasıl tek tipleştirerek kendi hiyerarşik düzlemine hapsettiğinin sessiz bir kanıtıdır. İsim üzerindeki bu ısrarlı düzeltme, aslında otoritenin hafızayı şekillendirme ve farklılıkları kendi tekil gerçekliğinde ergitme çabasının tarihsel bir yansımasıdır.
Silenos
Şimdi, yaslanın bakalım şöyle ağacın gölgesine... Kulaklarınızı dört açın, çünkü size anlatacağım delikanlı, öyle her köşe başında rastlayacağınız türden biri değil.

Dioskurlar derler onlara; "Tanrı çocukları" yani. Ama bizim konuğumuz, o meşhur ikiliden biri olan Polluks. Latince metinlere göz atarsanız ona "Pollux" dediklerini göreceksiniz; oysa biz, kadim dillerin kıvrımlarında onu Polluks diye anmayı severiz.

Şunu bilmelisiniz ki, Polluks sıradan bir ölümlü değildi. Bir tarafında insan kanı, diğer tarafında ise o ışıltılı gökyüzü sakinlerinin kudreti akardı. Hani o meşhur Truva Savaşı’ndaki Hekabe’nin çocukları ya da kurnazlığıyla meşhur olanlar gibi, onun da kaderi daha doğmadan yıldızların arasına yazılmıştı. Kardeşi Kastor ile birlikte, denizcilerin fırtınalı gecelerde rotalarını belirleyen, gemilerin direklerinde parlayan o sönmeyen ışık gibiydiler.

Bir boksör düşünün; öyle hoyrat değil, bileği hakkıyla dövüşen ama yüreği kardeşinin bir gülüşüne kurban gidecek kadar da ince... Polluks, ölümlü olan kardeşi Kastor’u o kadar çok seviyordu ki, onun kaderindeki o kaçınılmaz karanlık sona razı gelmedi. Bir gökyüzü sakini olmanın verdiği o kutsal ayrıcalığı, kardeşinin acısını dindirmek için kullandı. İkisi, gökyüzünün en yüksek katlarında, bir gün aşağıda, bir gün yukarıda olacak şekilde birbirlerine bağlandılar.

Yani bir gece gökyüzüne bakıp da o iki parlak yıldızı yan yana görürseniz, bilin ki Polluks yine kardeşinin elini tutmuş, biz fanilerin dünyasını izliyor. Ne demişler, gerçek bir yiğit, gücünü sadece rakiplerini yenmek için değil, sevdiklerini karanlıktan çekip çıkarmak için kullanandır.

Hadi bakalım, şimdilik bu kadar. Çok da dalıp gitmeyin, hayatın içinde yaşanacak daha çok hikaye var. Şimdi verin elinizi, bir kadehlik molayı hak ettik sanırım; yaşlı bir Silenos’un boğazını yumuşatmak lazım ki bir sonraki hikayede sesim çatallaşmasın, değil mi?

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme