Thesauros Mythology Phrygios

Phrygios

Phrygios

Miletos kralı Phrygios, bir Artemis şenliğinde Myuslu kıza aşık olarak iki şehir arasındaki kanlı savaşı bitiren barış elçisi olmuştur.

Phrygialı kimliğiyle anılan Phrygios, Miletos tahtını Antheus namıyla bilinen Phobios’tan devralan bir hükümdardır. İktidarın sürekliliğini temsil eden bu geçiş sürecinde, Artemis şenlikleri sırasında Myus zorbasının kızıyla karşılaşması, kişisel arzunun siyasal zorunluluklarla kesiştiği bir uğrağa dönüşür. Miletos ile Myus arasındaki gerilimli tahakküm ilişkisi, bu tutkulu birliktelik sayesinde yerini bir uzlaşıya bırakır; böylece şehirler arası rekabet, merkezi otoritenin kendi sınırlarını genişletmek için tercih ettiği diplomatik bir sönümlenmeye mahkum olur.
Silenos
Bak güzel çocuğum, şuraya kıvrıl da dinle. Eskiden, zamanın şimdiki kadar hızlı akmadığı, insanların tanrıların gözü önünde kararlar aldığı vakitlerde, Miletos diye görkemli bir şehir vardı. Bu şehrin başında da Phrygios adında biri otururdu. Adı üstünde, Phrygialıların soyundan gelmiş, bilgeliğiyle değilse de krallığıyla nam salmış bir adamdı.

Phrygios, tahtı önceki kral Antheus’tan devraldığında, Miletos biraz yorgun, biraz da komşu şehirlerle sürtüşmekten bitap düşmüş bir yerdi. Ama bil bakalım ne oldu? Her şey, Artemis adına düzenlenen o şenlikte değişti. Miletos’un sokakları meşalelerle aydınlanmış, tanrıçanın onuruna danslar ediliyor, gökyüzü sakinlerinin kutsamaları için sunular yapılıyordu. İşte o kalabalığın arasında, Phrygios’un gözleri Myus şehrinin zorbasının kızına çarptı.

Şimdi diyeceksin ki, "Silenos, bir zorbanın kızıyla krallığın ne işi olur?" Ah evet, bazen aşk öyle bir düğüm atar ki, koskoca ordular bile o düğümü çözmeye kıyamaz. O vakitler Myus ve Miletos, tıpkı birbirini sevmeyen iki horoz gibi sürekli didişirdi. Herkes, "Bu savaş bitmez, kan dökülür, surlar yıkılır" diyordu. Ama Phrygios, o genç kızı görünce kılıcını kınına sokmaya karar verdi.

Aşk, bazen en keskin kılıçtan daha hızlı keser savaşı, bilir misin? Phrygios, kızın babasıyla oturup konuştu. Belki biraz şarap ikram etti, belki de kaderin oyununa boyun eğdiler, kim bilir? Sonunda, birbirine düşman bu iki şehir, kızın ve kralın aşkıyla barışa kapı araladı. Savaş bitti, insanlar huzura erdi.

Yani demem o ki çocuk, bazen bir kralın gururundan vazgeçmesi, koca bir krallığın kurtuluşu olur. Phrygios, bir bakışta sadece kalbini değil, tüm şehrin geleceğini de kazanmış oldu. Kadehini hayatın bu beklenmedik dönemeçlerine kaldır; çünkü en büyük kahramanlık, savaşmak değil, sevmek uğruna barışı seçebilmektir.

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme