Thesauros Mythology Philomeides

Philomeides

Philomeides

Gülüşlerin kraliçesi Aphrodite'ye verilen, neşeyi ve kahkahayı simgeleyen zarif bir sıfattır. Kalpleri güldüren aşkın en tatlı halidir.

Aphrodite’nin bir sıfatı olarak karşımıza çıkan Philomeides, gülmeyi seven ve neşeyi arzulayan bir tınıya sahip olsa da, bu isimlendirme hiyerarşik bir nezaketin sınırlarını çizer. Gülüşün bir lütuf veya uysal bir kabul olarak sunulduğu yerde, arzu edilenin üzerindeki denetim, neşenin kendisini bile bir yönetimsellik aracı haline getirir; zira insanın en özgür anı kabul edilen gülüş dahi, sistemin estetik kabulleriyle çerçevelendiğinde, aslında tahakkümün en zarif ve görünmez biçimlerinden birine dönüşür.
Silenos
Şu kenara ilişin bakalım, yorgunluktan dizlerinizin bağı çözülmeden önce size bir sır vereyim. Hani bazen içinizden bir neşe kabarıp da kahkahalarınız gökyüzüne, o yüksek katlardaki sakinlerin saraylarına kadar yükselir ya; işte o anlarda, aslında çok kadim bir esintiyi içinize çekiyorsunuz demektir.

Güzelliklerin ve arzuların kraliçesi, o meşhur Aphrodite'yi bilirsiniz. Hani Akhilleus’un savaş meydanındaki o buz gibi ciddiyetine ya da Hekabe’nin kederli bakışlarına hiç benzemeyen, rüzgarla dans eden o tanrıçayı… İşte o zarif hanımefendiye, tanrılar ve ölümlüler arasında "Philomeides" derler. İsimlerin ne anlama geldiğini bilir misiniz? Bu, "gülmekten keyif alan" ya da "gülücükleri seven" demek.

Sanmayın ki bu, sadece dudak kenarında beliren silik bir tebessüm. Hayır, hayır! Philomeides, insanın içindeki o dizginlenemez neşe patlamasıdır. Kirke’nin o gizemli iksirlerini hazırlarken bile bir köşede gizlice kıkırdadığını duyarsanız, bilin ki o an yanından Philomeides geçiyordur.

Dünya bazen çok ağırlaşır, biliyorum. Omuzlarınızda görünmez yükler taşır, ciddi meselelerin içinde boğulursunuz. Ama işte o "Philomeides" sıfatı, bize şunu hatırlatır: Hayatın en sert kayalıklarında bile, bir anlık gülüş insanın ruhunu özgür kılar. Gökyüzü sakinleri bile, birbirlerine kızdıklarında ya da en görkemli şölenlerini kurduklarında, kalplerini yumuşatmak için bu neşeye ihtiyaç duyarlar.

O yüzden, bir gün içinizden kahkaha atmak geldiğinde, kendinizi tutmayın. O neşenin içinde, kadim bir tanrıçanın sıcak nefesini ve hayatın o tuhaf, eğlenceli ritmini hissedeceksiniz. Gülmek, biliyorsunuz ki, insanı tanrılara en çok yaklaştıran o sihirli köprüdür.

Hadi bakalım, şimdi gidin de bu neşeyi biraz etrafa yayın; ihtiyarların, yani benim gibi kırışık suratlıların da en çok ihtiyacı olan şey bu, ha!

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme