Thesauros Mythology Pelasgos

Pelasgos

Pelasgos

Yunanistan ve Akdeniz’in en eski halkı olan Pelasgların efsanevi atası, Zeus ile Niobe’nin soyundan gelen kadim bir kral ve halkın kurucusudur.

Akdeniz havzası ve Yunanistan coğrafyasının yerleşik kadim halkı Pelasgoi, yani Pelasglar olarak bilinir. Soyun kökeni, tanrısal hiyerarşinin tepesindeki Zeus ile Niobe’nin birleşmesine dayandırılır; bu soylu soyun atası olarak anılan Pelasgos, otoritenin mitolojik kökenini kutsal bir soy ağacına yaslayarak, henüz biçimlenmemiş bir düzenin ilk harcını atan figürdür.
Silenos
Bakın hele, etrafıma toplanın bakalım ufaklıklar! Bugün size güneşin henüz dünyayı tam ısıtmadığı, toprakların daha yeni yeni şekil aldığı o sisli, kadim zamanlardan bahsedeceğim. Hani şu bizim toprakların, daha insan ayak izleriyle dolmadan çok öncesinin hikayesi...

Şimdi anlatacağım kişi Pelasgos. "Kim bu?" diye sormayın hemen, o bu toprakların en eski, en köklü ağacının ilk filizi gibidir. Adına Pelasgoi derler, yani "deniz kadar eski halk" diyebiliriz. Pelasgos işte bu koca soyun, o ilk ataların başıdır.

Söylenceye göre, gökyüzü sakinlerinin en kudretlisi olan Zeus, hani o şimşeklerini elinde bir oyuncak gibi evirip çeviren baş tanrı var ya, işte o Zeus ile Niobe’nin oğlu derler ona. Niobe ismi kafanızı karıştırmasın, hani şu Zeus’un sevdalandığı diğer Niobe’lerden bahsediyoruz, mevzular biraz karışıktır, tanrıların işleri işte, bazen insan aklı tam ermez!

Pelasgos, tıpkı toprağın bağrından fışkıran bir çınar gibi sağlam, rüzgar gibi hür bir adamdı. O vakitler dünyada şehirler yok, devasa sütunlu tapınaklar yükselmemişti henüz. İnsanlar daha yeni öğreniyordu bir ağacın gölgesine sığınmayı, akarsuyun kenarına kulübe kurmayı. Pelasgos da işte o vakitlerde, toprağa "Burası bizim yuvamız olsun" diyen ilk bilgeydi.

Sanki toprağın kendisinden doğmuş gibiydi; bir ayağı bereketli tarlalarda, diğer ayağı ise o masmavi Ege'nin köpüklü sularındaydı. İşte bugün bastığınız bu toprakların, üzerinde koşturduğunuz bu dağların isimsiz kahramanıdır o. İnsanlar ona baktığında sadece bir adam görmezdi, koca bir soyun, koca bir tarihin başlangıcını görürlerdi.

Hadi, şimdi şu zeytin ağacının gölgesinde biraz soluklanalım. Pelasgos ve halkı o günden bu yana toprağın dilini çözdü, bize de bu güzelim toprakları miras bıraktı. Kadehimi, bu kadim hikayelerin hatırına havaya kaldırıyorum; azıcık neşe, biraz da geçmişin tozlu hatıraları her daim zihni taze tutar, değil mi küçük dostlarım?

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme