Thesauros Mythology Ophion

Ophion

Ophion

Dünyanın ilk hükümdarı olan Ophion, eşi Eurynome ile birlikte Titanlara hükmetmiş ancak Kronos ve Rheia tarafından Tartaros’un karanlığına atılmıştır.

Kadim Orfik anlatıların tozlu sayfalarında, dünyanın henüz şekillenmediği bir şafak vaktinde Ophion, Okeanos’un kızı Eurynome ile yan yana Titanlar üzerinde sarsılmaz bir otorite kurmuştu. Ancak iktidar, doğası gereği sürekli el değiştiren bir ağırlıktır; nitekim Kronos ve Rheia, bu kadim hiyerarşiyi devralan yeni irade olarak sahneye çıktılar. Düzenin bekası adına, kendilerinden evvelki tahakkümün temsilcileri olan Ophion ve Eurynome, yönetme yetkisini kaybetmenin nihai durağı olan karanlık Tartaros’un mahpusluğuna terk edildiler.
Silenos
Bakın hele, gözlerinizdeki o merak pırıltısını görebiliyorum. Hadi, gelin yamacıma; şu eski çınarın gölgesi hem serin hem de anlatılanlara kulak vermek için en güzel yerdir. Şöyle kurulun bakalım. Size bugün, dünya henüz kundaktayken, gökyüzü sakinlerinin bile henüz genç olduğu zamanlardan kalma kadim bir masal anlatayım.

Bundan çok, çok uzun zaman evvel... Hatta zamanın henüz bir takvimi bile yokken, Ophion diye biri vardı. Öyle bildiğiniz krallardan değil, daha ziyade dünyanın ilk sahibi, büyük bir yılan gibi kıvrılıp duran, her şeyi gözetleyen bir varlıktı. Yanında ise güzelliğiyle suları bile durultabilen, Okeanos’un kızı Eurynome vardı.

Şimdi hayal edin; o zamanlar henüz bir şato yok, taht yok. Sadece uçsuz bucaksız bir evren ve bu iki kadim ruhun yönetimi var. Dünyanın dizginleri onların ellerindeydi. Titanlar, yani o devasa ve güçlü varlıklar, Ophion ve Eurynome’nin sözünden çıkmazlardı. Adeta gökyüzü ile yeryüzü arasında bir dans içindeydiler. Bir tarafta Ophion’un o kadim bilgeliği, diğer tarafta Eurynome’nin zarafeti...

Ama bilirsiniz, güç dediğin şey biraz ateş gibidir; bazen tutanını yakar, bazen de başkalarının gözünü kamaştırır. Derken bir gün, şimdilerde adını sıkça duyduğunuz, hani o zamanı büküp yönetmeye çalışan Kronos ve eşi Rheia sahneye çıktılar. Bir zamanlar gökyüzünün efendisi olan Ophion ve zarif eşi, belki biraz yorgunluktan, belki de zamanın değişmez kanunundan olsa gerek, tahtlarını bu genç hırslı çiftin ellerine bırakmak zorunda kaldılar.

Peki ne mi oldu onlara? Ah, o hikaye biraz hüzünlüdür. Kronos ve Rheia, dünyayı kendi kurallarıyla yönetmek isteyince, Ophion ve Eurynome’yi derin mi derin, ışığın bile gitmeye çekindiği o karanlık yere, yani Tartaros’a gönderdiler. Orada, kilitli kapıların ardında, artık sadece yıldızların fısıltılarıyla yaşarlar.

Yani evlatlarım, dünya dediğimiz bu yuvarlak sahne, sizden önce de çok krallar gördü. Kimi bir dev yılan gibi evreni sarmaladı, kimi ise elinde bir orakla zamanı biçti. Ama günün sonunda ne mi kaldı? Sadece bizlerin böyle oturup, o eski günlerin hatırasını şen bir sohbete katmamız... Hadi, şimdi gözlerinizi kapatın da bir düşünün; Ophion hala orada, karanlığın sessizliğinde tüm dünyanın ilk günlerini hatırlıyor mudur dersiniz? Ne dersiniz?

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme