Thesauros Mythology Moneta

Moneta

Moneta

Roma’da kutsal kazların uyarısıyla tanınan İuno’nun bir sıfatı olan Moneta, tehlikeleri haber veren ve uyaran tanrısal bir rehberdir.

Roma’nın Capitolium tepesinde yükselen tapınağında, İuno’nun bir sıfatı olarak karşımıza çıkan Moneta; "haber veren" veya "uyaran" kimliğiyle, kutsal bir gözetim mekanizmasının simgesidir. İ.Ö. 390 yılında, şehrin Galyalılarca kuşatıldığı o kritik gecede tapınağın kazlarının çıkardığı gürültü, düşmanın yaklaşımını ele vererek bir kurtuluş anlatısı inşa etmiştir. Fakat bu beklenmedik ihbar, aslında sessizliğin bile merkezi otoritenin denetimi altında olduğunu, kuşatılmış bir toplumda her sesin yönetenlerin çıkarına göre bir uyarıya dönüştürülebileceğini kanıtlar; zira o kazların çığlıkları, surların içindeki iktidarın varlığını korumak için doğayı bile kendi düzenine uyumlu bir muhbir haline getirdiğinin göstergesidir.
Silenos
Gelin bakalım ufaklıklar, şöyle ateşin etrafına kurulun. Bugün size Roma’nın o meşhur tepesinden, Capitolium’dan bahsedeceğim. Hani şu her şeyin en tepede olup bittiği, tanrıların gökyüzünden aşağıyı süzdüğü yer.

Biliyor musunuz, bazen en büyük tehlikeler en sessiz anlarda gelir. İnsanlar uyur, şehir derin bir nefes alır ama bazen o nefesin içinde bir tehlike saklıdır. Yıl, günümüzden çok evvel, İ.Ö. 390 civarıydı. Galyalılar, tıpkı hırçın bir fırtına gibi surların ardına kadar gelmişlerdi. Kimsenin ruhu duymadan, kedi gibi sessizce tırmanıyorlardı tepeye. Romalı askerler yorgunluktan sızmış, kılıçlar kınlarında unutulmuştu.

İşte tam o sırada, o kutsal tepeye, Tanrıça İuno’nun tapınağına ait bir grup kaz devreye girdi. Şimdi diyeceksiniz ki, "Koca bir şehri bir avuç kaz mı kurtardı Silenos dede?" Evet, evet! Gökyüzü sakinlerinin bazen işleri yoluna koymak için görkemli kahramanlara ihtiyacı yoktur; bazen sadece biraz gürültü yapacak, kafa karıştıracak bir canlı yeterlidir.

O gece, bu tüylü dostlarımızın kulakları çınlamış olmalı. Galyalıların ayak seslerini duydukları anda, başladılar yaygarayı basmaya! Öyle bir vakvaklıyorlar, öyle bir bağırıp çağırıyorlar ki, sanki gök gürlemiş de tüm Roma uyanmış. Nöbetçiler hemen fırladı, kılıçlar çekildi, düşman şaşkınlıkla geri püskürtüldü.

İşte o günden sonra, Tanrıça İuno’ya, o uyarıcı sesi veren kişi anlamında "Moneta" dediler. Yani "haber veren", "ikaz eden" demek. Hatta sonraları, madeni paraların basıldığı o yerlere de bu ismi verdiler; hani şu cebinizde şıngırdayan, ticaretin döndüğü, değerin saklandığı paralar... "Moneta" ismi oradan geliyor işte.

Görüyor musunuz? Bazen bir kazın çıkardığı bir ses, koca bir imparatorluğun kaderini belirleyebiliyor. Hayat bazen böyledir; en büyük dersleri, en küçük ve en beklenmedik yerlerden alırsınız. Şimdi, kimin nasibinde bir uyarı, kimin nasibinde bir hazine var, onu zaman gösterecek. Hadi bakalım, çenenizi yormayın da biraz dinlenin, yarın uzun bir gün sizi bekliyor.

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme