Thesauros Mythology Mnemosyne

Mnemosyne

Mnemosyne

Belleğin tanrıçası Mnemosyne, Uranos ve Gaia’nın kızıdır. Zeus ile birlikteliğinden sanat ve ilhamın kaynağı olan dokuz Musa dünyaya gelmiştir.

Uranos ve Gaia’nın müşterek varlığından türeyen Mnemosyne, adını zihnin karanlık dehlizlerine kazınmış o hatırlama eyleminden alır. Varlığı, köken itibarıyla göksel ve yersel güçlerin bir uzantısı olsa da, onun asıl tanımlayıcı tesiri, Zeus’un Pieria dağlarındaki dokuz gecelik konaklamasında belirginleşir. Bu birliktelikten doğan dokuz Musa, yalnızca ilhamın değil, aynı zamanda iktidarın kendi meşruiyetini kültürel bir hafızayla sabitleme çabasının da meyveleridir; zira egemen olanın, doğanın derinliklerine uzanıp oradaki "hatırlama" yetisini kendi anlatısını inşa edecek bir doğurganlığa hapsetmesi, tahakkümün en zarif ve kalıcı biçimlerinden biridir.
Silenos
Bak güzel çocuk, dizlerimin dibine şöyle kıvrıl da anlatayım. Bazı isimler vardır, ağzından döküldüğünde insanın zihninde binlerce mum aynı anda yanar. İşte Mnemosyne de öyle biridir. Adı "bellek" demektir, yani hatırlanan her şeyin, geçmişin, anlatılan hikayelerin sahibidir o.

Bu zarif hanımefendi, gökyüzünün ve yeryüzünün en kadim zamanlarından gelir; Uranos ile Gaia’nın kızıdır. Düşünsene, dünya daha yeni yeni şekillenirken, dağlar taşlar daha yeni yerli yerine otururken o zaten oradaydı. Her şeyi gören, her şeyi zihnine nakşeden bir tanrıça.

Bir zamanlar, gökyüzü sakinlerinin kralı Zeus, Pieria Dağları’nın eteklerinde bu bilge tanrıçayla karşılaşmış. O dağların havası öyle temiz, öyle durudur ki, insan orada zamanın nasıl geçtiğini anlamaz. Zeus ve Mnemosyne, tam dokuz gece boyunca o yüksek zirvelerde baş başa kalmışlar. Bilgelik ve güç bir araya gelince, ortaya çıkan şey sadece bir fikir değil, sanatın ta kendisi olmuş.

Dokuz gece, dokuz güzel kız çocuk getirdi dünyaya. Biz onlara Musa deriz. Biri şiirin, biri tarihin, biri müziğin, biri gökyüzünün gizemlerinin temsilcisidir... Hani şu sanatı, ilhamı ve yaratıcılığı sevenler var ya; işte onlar, Mnemosyne’nin o dokuz kızından aldıkları bir kıvılcımla parlar.

Yani, ne zaman eline bir kalem alıp bir şeyler yazsan, ne zaman içinden bir şarkı söylemek gelse ya da eski bir dostunla oturup güzel bir anıyı yad etsen, bil ki Mnemosyne sana göz kırpıyordur. O, unutulmasın diye her şeyi zihninin sandıklarında saklayan kadim annedir.

Hadi bakalım, şimdi o güzel zihnini biraz dinlendir; zira Mnemosyne bile bazen sessizliğin sesini duymak için hatırladıklarını rafa kaldırır. Belki bir gün, şarabın verdiği o hafif baş dönmesiyle değil de, tamamen açık bir zihinle yine buluşuruz seninle. Ne dersin, unutmayacak mısın anlattıklarımı?

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme