Thesauros Mythology Marsyas

Marsyas

Marsyas

Tanrıça Athena'nın atıp attığı iki borulu kavalı bulup, müzik yeteneğiyle Apollon'a meydan okuyan ancak bu cüretinden ötürü derisinin yüzülen efsanevi müzisyen.

Marsyas, antik çağda iki borulu kavalın icadcısı olarak bilinen efsanevi bir müzisyendir. Tanrıça Athena'nın yüzünü çirkinleştirdiği için atıp adadığı bu kavalı yerde bulup alan Marsyas, o kadar güzel müzik çıkarmaya başlamış ki, kendisine hiçbir sazın eşit olmadığını iddia etmiş ve hatta güçlü Apollon'a kaval ile lir yarışmasına çıkmayı göze almıştır. Apollon'un şartı açıktır: kaybeden cezalandırılacaktır. Birinci müsabakada karar çıkmasa da, ikincisinde Apollon Marsyas'ı kavalını ters tutup çalması için zorlayarak onu yenilgiye uğratmıştır. Korkunç bir cezalandırmayla, Marsyas bir ağaca bağlanıp derisinin yüzülmesi sonucu ölmüştür. Efsaneye göre sonradan pişman olan Apollon, onu bir ırmak haline dönüştürmüş ve bugün Anadolu'nun korkunç dağlık bölgesinde akan Çine çayı bu ırmağın izdüşümüdür.
Silenos
Bir zamanlar, Anadolu’nun uçsuz bucaksız, kayalık yollarında, tam da Gökbel denilen o gizemli yerde, bir müzisyen yaşarmış. Burası öyle bir yer ki, etrafına baksan sanki başka bir gezegene düşmüşsün sanırsın; her yer simsiyah, dev kayalarla dolu. Ama bu korkutucu taşların arasında, incecik bir su şırıltısı duyulur. İşte o su, aslında Marsyas adındaki o yetenekli gencin hikayesini fısıldar.

Marsyas, ormanda gezerken yerde pırıl pırıl bir kaval bulmuş. Bu kaval aslında Athena adındaki gökyüzü dostumuzunmuş. Athena bir gün bu kavalı çalarken sudaki yansımasına bakmış ve kavalın yüzünü şekilden şekile soktuğunu görünce, "Aman, ne kadar komik görünüyorum!" diyerek onu fırlatıp atmış. Yerde yatan o kaval, aslında büyüleyici sesler çıkarmak için bekliyormuş. Marsyas onu eline almış, üflemiş ve çıkan sesle adeta büyülenmiş. O kadar güzel çalmış ki, "Dünyadaki en iyi müzisyen benim!" diye düşünmeye başlamış.

İşte tam o sırada, lir denilen telli sazı çalan Apollon çıkagelmiş. Apollon, "Madem bu kadar iddialısın, gel yarışalım!" demiş. Yarışmanın kuralı ise biraz sertmiş: Kazanan, kaybedene istediğini yapacakmış. Yarışmayı izleyen Bozdağ'ın ruhu, "Hadi bakalım, kim daha güzel çalacak?" demiş.

Marsyas kavalını öttürmüş, etraftaki kuşlar susup onu dinlemiş. Ama Apollon kurnazmış. Yarışmanın bir noktasında, "Hadi bakalım, kavalını ters tutup çal da göreyim!" demiş. Kavalın yapısı gereği ses çıkmamış tabii, ama Apollon liriyle her türlü sesi çıkarmaya devam etmiş. Yarışmayı Apollon kazanmış. Ama bu zafer, biraz acımasızca olmuş. Marsyas ne yazık ki bu büyük hırsın kurbanı olmuş.

Apollon yaptığına sonradan pişman olmuş olsa da, olan olmuş. Marsyas’ın o hüzünlü ve güzel sesini unutmamak için onu, o Gökbel’deki şırıl şırıl akan ırmağa dönüştürmüş. Bugün ne zaman o ırmağın kıyısına gitsen, ağaçların arasından gelen o rüzgar sesini dinle; sanki Marsyas, kavalını hala çalıyormuş gibi hissedeceksin. Bazen bir bardak üzüm suyu yudumlarken bu hikayeyi anımsa, çünkü müzik her zaman bir nehir gibi akar gider, tıpkı Marsyas’ın o bitmek bilmeyen şarkısı gibi.
In Art Marsyas
Marsyas Bm
Marsyas Bm
Erbach Painter 1418 3 Apollon And Marsyas With Eros And Satyrs And Maenads - Athlete Between Two Youths
Erbach Painter 1418 3 Apollon And Marsyas With Eros And Satyrs And Maenads - Athlete Between Two Youths
Erbach Painter 1418 3 Apollon And Marsyas With Eros And Satyrs And Maenads - Athlete Between Two Youths
Erbach Painter 1418 3 Apollon And Marsyas With Eros And Satyrs And Maenads - Athlete Between Two Youths
Erbach Painter 1418 3 Apollon And Marsyas With Eros And Satyrs And Maenads - Athlete Between Two Youths
Erbach Painter 1418 3 Apollon And Marsyas With Eros And Satyrs And Maenads - Athlete Between Two Youths

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme