Thesauros Mythology Lares

Lares

Lares

Etrüsk kökenli Lares; evleri, yolları ve aileleri koruyan bereket elçisi ruhlardır. Kısa giysili, neşeli delikanlılar olarak hanelerin bekçisidirler.

Etrüsk kökenli kadim varlıklar olan Lares, rivayete göre Lara ile Mercurius’un birleşmesinden vücuda gelmiştir. Yol ağızlarından ev içlerine kadar uzanan geniş bir hükümranlık sahasına yayılan bu cinler, mekanların sınırlarını bekleyen görünmez muhafızlardır. Her hanede, ataların dünyasından süzülüp gelen bir Lar, soyun sürekliliğini temsil eden sessiz bir otorite figürü olarak başköşeye yerleştirilir; kuşaktan kuşağa aktarılan bu heykel, mülkiyetin ve aile içindeki hiyerarşik düzenin kutsal bir nişanesi haline gelir. Özel alanları denetleyen bu yerel bekçilerin yanı sıra, bir de kamusal Larlar mevcuttur ki bunlar Roma’nın kolektif yaşam alanlarını gözeten, sistemin toplumsal düzenini tahkim eden birer gözlemci konumundadır. İkonografide; bir ellerinde bereket boynuzu tutan, kısa kıyafetleri içinde, tek ayak üzerinde dönerek dinamik bir denge sergileyen genç erkek figürleri olarak resmedilirler; bu duruş, efendisine sadık bir hizmetkarın çevikliğini ve iktidarın her an her yerde kendini var eden müdahale imkanını anımsatır.
Silenos
Bakın evlatlar, şuraya kıvrılın hele. Ateşin çıtırtısı bacaklarımı ısıtırken size, evlerinizin sessiz bekçilerinden, şu görünmez dostlarınızdan bahsedeyim. Hani bazen koridorda bir tıkırtı duyarsınız da "acaba?" dersiniz ya, işte onlar oralardadır.

Eskilerin hikayesine bakılırsa, Larlar biraz tuhaf bir başlangıca sahiptir. Derler ki, o kıvrak zekalı haberci Mercurius ile Lara adında bir perinin neşeli çocuklarıdır onlar. Hani şu gökyüzü sakinlerinin en hareketlisi, topuklarında kanat varmış gibi gezen Mercurius var ya, işte onun soyundan gelince, Larların yerinde duramaması da pek şaşırtıcı değil.

Bu Larlar öyle devasa, tapınaklarda bulutların üzerinde oturan tanrılara pek benzemezler. Onlar daha çok "ev insanı"dır, daha doğrusu ev ruhudur. Şöyle hayal edin; kısa kıyafetler içinde, sanki bir dansın tam orta yerinde, bir ayaklarının üzerinde dönüp duran, gözlerinden zeka fışkıran genç delikanlılar... Ellerinde de her daim o meşhur bereket boynuzu olur; sanki evin içine huzur, bereketi döksünler diye.

Evin içinde yaşayanlar, atalarının ruhlarını biraz da bu Larlarda bulurlar. Bir aile, o güzelim heykelciği kuşaktan kuşağa bir hazine gibi devreder. "Bu senin dedenin, bu da senin evinin bekçisi," diyerek emanet ederler. Sanki o küçük heykel evin hafızası gibidir; o evde gülünen kahkahaları, dökülen yaşları bilir, hepsini bir bir saklar.

Bir de sadece sizin evlerinizde değil, sokak başlarında, yol ağızlarında da nöbet tutarlar. Hani şu her gün geçtiğiniz, üzerinde konuştuğunuz o kalabalık meydanlar var ya, orada yaşayan herkesi koruyan "kamu Larları" vardır bir de. Sanki koca şehrin omuzlarında görünmez birer koruyucu pelerin gibidirler.

Yani dostlarım, eğer bir akşam vakti evinizin köşesinde bir kıpırtı hissederseniz, korkup kaçmayın. Belki de o, elindeki bereket boynuzunu biraz daha dik tutmak için o meşhur, tek ayak üzerindeki dönüşünü yapıyordur. Kim bilir? Evleriniz sizin kalenizse, Larlar da o kalenin neşeli muhafızlarıdır. Şimdi, hadi bakalım, bu bekçilerin hatırına huzurla uyuyun.

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme