Thesauros Mythology Labrandos

Labrandos

Labrandos

Karia’nın koruyucusu Kuretlerden biri olan Labrandos, arkadaşlarıyla bölgeye gelip Labranda şehrini kurmuş ve ismini bu kadim topraklara miras bırakmıştır.

Labrandos, Kuretalar olarak adlandırılan kadim muhafızlar zümresinin bir üyesidir. Panamoros ve Palaksos ile birlikte Karia topraklarına ayak bastığında, bölgenin üzerine çöken isimsizliği kendi tasarrufuyla biçimlendirmiş, kurduğu şehre kendi adını vererek coğrafyayı bir mülkiyet nişanıyla mühürlemiştir. Günümüzde Selimiye’nin kuzeyine düşen Türbe mevkiinde kalıntıları bulunan Labranda, bir zamanlar toprağın otoriteyle tescillendiği bu yerleşim, tarihin sessiz tanıklığında kurucularının silinmez izlerini taşımaya devam etmektedir.
Silenos
Şöyle yerleşin bakalım, dizlerimin dibine… Ayaklarınızı uzatın, dinlenin. Karia’nın o güneşten kavrulmuş ama içinde nice sırlar saklayan topraklarını bilir misiniz? Bugün size anlatacağım kahramanlar, öyle her gün rastlayacağınız türden değil; onlar Kuretalardı. Hani şu efsanelerde, bir çocuk ağlamasın diye kalkanlarını birbirine vurup ses çıkaran, gürültücü ama yürekli yoldaşlar.

Labrandos, Panamoros ve Palaksos… Üç kafadar, üç yoldaş. Bu isimler kulağa biraz ağır gelebilir, biliyorum ama hepsi de gökyüzü sakinlerinin yeryüzündeki gölgeleri gibiydiler. O vakitler dünya bugünkü kadar kalabalık değil, ağaçlar daha bilge, rüzgarlar daha konuşkandı. Bu üç arkadaş, uzun ve tozlu yolları aşıp, bugün bizlerin Karia dediği o bereketli topraklara vardılar.

Geldikleri yer, bugünlerde Selimiye tarafında, "Türbe" denen o küçük kasabanın azıcık kuzeyinde kalır. Oraya ayak bastıklarında, toprak sanki onları beklemiş gibi gülümsedi. Labrandos, elindeki asayı toprağa dikip etrafına baktığında, buranın sadece bir durak değil, bir yurt olacağını anlamıştı. Öyle bir yer ki, gökyüzü sakinleri bile oradan geçerken selam vermeden edemezdi.

İşte Labranda ismi, tam da o gün, Labrandos’un adıyla toprağa kazındı. Taşlar bile o gün bugündür bu ismi fısıldar; rüzgar eserken dikkatli dinlerseniz hala "Labrandos, Panamoros, Palaksos" diye uğuldadıklarını duyarsınız.

Şimdi diyeceksiniz ki; "Yaşlı Silenos, nedir bu üçlüyü yollara düşüren?" Belki biraz macera, belki bir tanrının fısıltısı, belki de sadece güzel bir ağaç gölgesinde oturup hayatın tadını çıkarma arzusu… İnsan bazen sadece yeni bir yere adını bırakmak, oraya kendi hikayesini mühürlemek için gider.

Hadi, gözlerinizi kapatın. Bir an için o eski Karia rüzgarının teninizi okşadığını hissedin. Belki siz de bir gün, kendi hikayenizi anlatacağınız o yere varırsınız. Ama unutmayın; asıl mesele vardığınız yer değil, yol boyunca kimlerle, nasıl yürüdüğünüzdür. Şimdi, kadehlerinizde hafif bir tatlılık varsa bir yudum alın, hikaye daha yeni başlıyor.

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme