Thesauros Mythology Kydnos

Kydnos

Kydnos

Kilikya’nın bereketli Tarsus çayı tanrısı Kydnos, sularını denize ulaştırırken kıyısında oğlu Parthenios adına kadim Tarsus şehrini kuran bir nehir tanrısıdır.

Kilikya coğrafyasının damarlarında çağlayan ve bugün Tarsus Çayı olarak kodlanan nehrin öznesi, ilahi bir hiyerarşinin uzağında kendi yatağını kazan Kydnos’tur. Soy ağacı, İapetos’un soyundan gelen köklerle beslense de, o, göksel bir otoritenin buyruğundan ziyade akışın kendi özgürlüğüyle tanımlanır. Oğlu Parthenios ile birlikte, suyun denize ulaştığı noktada sınırları çizen bir yerleşim inşa ederek Parthenia’yı var etmiştir; zira insanın yeryüzündeki konumu da çoğu kez bir nehrin denize kavuştuğu yerdeki, dışarıdan dayatılmış tanımlara sığmayan o geçiş alanında, kendi imkanlarıyla kurulur. Bugün Tarsus olarak bildiğimiz bu yer, aslında bir tanrının sınır çizme ve hükümranlık iddiasından öte, toprağın suyla buluştuğu noktadaki kadim bir varoluşun, yani hiyerarşik düzenin soğukluğuna boyun eğmeyen o akışkan düzenin bir yansımasıdır.
Silenos
Bak hele, hele şuraya gel küçük dostum! Otur şöyle yanıma, dizlerimin dibine. Şu eski meşe ağacının gölgesi ne güzel serinletiyor değil mi? Bugün sana, o güneşin hiç eksik olmadığı Kilikya topraklarında, ayaklarının altından kıvrılıp giden o hırçın suyun hikayesini anlatayım.

Hani şu Tarsus Çayı dedikleri, bugünlerde biraz yorgun aksa da aslında içinden koskocaman bir tarih geçen o ırmak var ya; işte onun sahibi, o suların efendisi Kydnos’tur. Kydnos öyle sıradan bir su perisi sanma onu; soyağacına bakarsan, o gökyüzü sakinlerinin en eskilerinden, İapetos’un torunudur. Damarlarında akan su, aslında antik dünyanın en köklü ailelerinden birinin mirasıdır.

Şimdi gözlerini kapa ve hayal et. Kydnos, kendi yatağında gürül gürül akarken, bir baba gibi yüreğinde büyük bir tutku taşımış. Parthenios adında, pırıl pırıl bir oğlu varmış. Babası Kydnos, oğlunu o kadar çok sevmiş ki, onun ismini sonsuza dek yaşatacak bir yer inşa etmek istemiş. Irmak ile denizin kavuştuğu o büyülü noktada, hani bugün "Tarsus" dediğimiz o bereketli yer var ya, işte tam orada bir şehir kurmuş. Adını da oğlunun anısına "Parthenia" koymuş.

Ne garip değil mi? İnsanlar bugün o şehrin sokaklarında yürürken, altlarından akan ırmağın aslında bir babanın evladına bıraktığı en güzel hediye olduğunu pek bilmezler. O sular, Kydnos’un kahkahalarıyla çağlar, Parthenios’un anısıyla denize kavuşur.

İşte hayat böyledir küçük dostum; bazen bir ırmak, bazen bir şehir, bazen de dilden dile dolaşan bir isim kalır geriye. Biz ihtiyarların şarap kadehlerinden dökülen son damla kadar kısa ama, bir dağ yamacından akan su kadar da berrak ve kalıcı.

Hadi bakalım, şimdi o cıvıltını al da git biraz koş. Ama o ırmağın kıyısına gidersen, Kydnos’a benden bir selam gönder; belki sana o kadim günlerin serin bir esintisini fısıldar, ne dersin?

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme